Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/3346 E.  ,  2026/357 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/829 Esas, 2024/61 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/527 E., 2021/89 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri ek karar ise davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ..

. Komutanlığı ile 18.07.2014 tarihinde IP tabanlı görüntü sistemi alım işi sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye bağlı olarak da davalı şirket ile 15.10.2014 tarihli tedarik sözleşmesi aktedildiğini, sözleşmeye göre 2512 adet kamera için birim lisans bedelinin 109,00 USD ve toplamda sözleşme bedelinin 273.808,00 USD olacağının kararlaştırıldığını, ancak müvekkilinin dava dışı ... Komutanlığı ile olan sözleşmesinin 10.08.2016 tarihinde idare tarafından tek taraflı ve haksız olarak feshedildiğini, fesih tarihine kadar davalı tarafından toplam 117 adet kameranın yazılım çalışmasının yapıldığını, davalı ile imzalanan sözleşmeden kaynaklanan edimlerin ifasının imkansız hale geldiğini, sözleşmenin konusunun ortadan kalktığını, bu nedenle davalıya yapılan fazla ödemenin iadesinin talep zarureti doğduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 20.05.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 178.912,60 USD'nin 25.05.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile dava dışı İdare arasındaki sözleşmenin 10.08.2016 tarihinde feshedildiğini, bir an için bu halin sonraki imkansızlık teşkil ettiği düşünülse bile davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 136. maddesinden istifade edebilemesi için kusurunun olmaması gerektiğini, bu durumda ispat yükünün davacıda olduğunu, dava dışı İdarenin sözleşmeyi, teslim edilen malzemenin uygun bulunmaması ve ihtar edilen süre içerisinde yüklenici davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin dayanağı olan dava dışı İdare ile imzalanan sözleşmenin idare tarafından feshedilmesi nedeniyle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği, sözleşme konusu bedelin kamera başına yazılım lisansı olarak belirlendiği, davacı tarafından davalıya 191.665,60 USD ödendiği halde davalı tarafından 117 adet kamera yazılımı teslim edildiğinden 117 adet karşılığı hak ettiği bedelin 12.753,00 USD olduğu, bu bedelin mahsubu sonrasında davacının, davalıya fazladan ödediği 178.912,60 USD'yi talep edebileceği, davalı tarafın sözleşmenin haksız feshi nedeniyle zarar vs. dava haklarını saklı tutması nedeniyle takas mahsubun söz konusu olamayacağı, davacının, sözleşme bedelinı yabancı ülke parası ile kararlaştırılmış olmasına ve TBK'nın 99. ve 100. maddelerine göre aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteme hakkı bulunmasına rağmen seçimlik hakkını dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı olarak kullandığı, seçimlik hak kullanıldığından ıslah ile bundan dönülemeyeceği, dava dilekçesinde yabancı paranın TL karşılığının dava konusu edildiği, bu nedenle dava tarihindeki USD kuru üzerinden USD alacağın Türk Lirası karşılığı olan 632.456,05 TL'nin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 632.456,05 TL'nin 31.05.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2024 tarihli ek kararı ile; davalı vekiline 21.04.2024 tarihinde tebliğ edilen muhtıraya rağmen süresinde temyiz harçları ve giderleri yatırılmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 344. maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, işbu ek karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında fazla ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Bölge Adliye Mahkemesince, verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine, temyiz harç ve giderleri için çıkartılan muhtıra gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Ancak, dosyadaki belgelere göre davalı vekiline temyiz harç ve giderini yatırması için muhtıranın 21.04.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 16.04.2024 tarihinde temyiz nispi harcı ve gider avansını süresi içinde mahkeme veznesine yatırdığı anlaşılmıştır. Buna göre, davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

2.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 15.05.2024 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog