7. Hukuk Dairesi 2025/2323 E. , 2025/5614 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 11 17... parsel sayılı taşınmazdaki yaklaşık 800 m² alan üzerinde bulunan 2 katlı müstakil binanın 45 yıldır malik sıfatıyla davasız ve aralıksız olarak müvekkilleri tarafından kullanıldığını, öncesinde murisleri ... tarafından kullanıldığını ve murisin 1975 yılında ölümü ile taşınmazın bu yerinin müvekkilleri tarafından kullanıldığını, ancak bu yerin kayıt maliki olarak görülen ...’ın ölmesiyle bu kişinin mirasçılarının dava konusu yeri kendi üzerlerine intikalini sağladıktan sonra davalılara 28.11.2016 tarihinde satmış olduklarını, satış işleminin muvazaalı olduğunu, müvekkillerinin haklarının muvazaalı işlem sebebiyle ortadan kaldırıldığını ileri sürerek adı geçen taşınmazdaki davalılar adına kayıtlı payın iptali ile bu yerin gerçek maliki olan muris ...’in miras paylarına oranla müvekkilleri adlarına tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. YARGILAMA SÜRECİ
1.İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2017/172 Esas, 2019/324 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 17.11.2021 tarihli ve 2020/909 Esas, 2021/2771 Karar sayılı kararındaki “...dosyadaki tanık anlatımları ve belediyeye verilen muvafakat yazısında davacıya taşınmazın zilyetliğini devreden kişinin emlak işleri yapan ... olduğu, ...'ın kayıt maliki adına hareket edip etmediği hususunda bir araştırmanın yapılmadığı, eldeki davanın niteliği gereği taşınmazın TMK'nın 713. maddesinde belirtilen olağanüstü zamanaşımı hükümleri doğrultusunda tescil şartlarının oluşup oluşmadığının da yeterince araştırılmadığı, davacının taşınmazda zilyet bulunduğunu, kayıtsız şartsız malik sıfatıyla kullandığını, davalıların taşınmazı danışıklı olarak kötüniyetli edindiğini ispatlamak için tanık deliline dayandığı, altı adet tanık bildirdiği, ancak mahkemece davacı yana tanıklarından üç tanesini seçip dinletmesi için kısıtlama getirildiği, akabinde de iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle ret kararının verildiği, tanık sayısının ispata yeter olmadığı..." gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli ve 2022/5 Esas, 2023/299 Karar sayılı kararındaki "...tanık anlatımları ve belediyeye verilen muvafakat yazısında davacıya taşınmazın zilyetliğini devreden kişinin emlak işleri yapın ... olduğu, istinaf kararı uyarınca ...'ın kayıt maliki adına hareket edip etmediği araştırılmış ancak ... tarafından... Belediye Reisliğine başlığı ile verilen yazı içeriğinde bahsedilen ...r Noterliğinin 2134 sayılı vekaletnameye ulaşılamamış olup dinlenen tanık beyanları ile de ...'ın kayıt maliki ...adına hareket edip etmediği sabit olmadığından ve davalıların taşınmazı ...mirasçılarından muvazaalı olarak satın aldığı hususunun ispatlanamadığından, davalıların iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğu, dosya içerisinde mevcut belgeler ve tapu kayıtlarından anlaşıldığı üzere davacıların davalarını ispatlayamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 16.01.2025 tarihli ve 2023/2252 Esas, 2025/87 Karar sayılı kararındaki "...dosyadaki tanık anlatımları ve belediyeye verilen muvafakat yazısında davacıya taşınmazın zilyetliğini devreden kişinin emlak işleri yapan ... olduğu, davacı tarafça bildirilen tüm tanıklarının dinlenildiği, taraflara soru sorma hakkı verildiği tanıklarca davalıların dava konusu yeri muvazaa ile satın aldıklarına dair bir görgü ve bilgi sunmadıklarının görüldüğü, davacı tarafça ispata yeter delil sunulmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1.11 17... parsel sayılı taşınmazın önce murisleri sonra kendileri tarafından 50 yıldır kullanılmakta olduğunu,
2.İddialarının tanık beyanları ile dosya içerisinde bulunan birtakım belgelerle ispatlandığını,
3.Davalılara yapılan satış işleminin muvazaalı olup olmadığının araştırılmadığını,
4.Araştırmanın eksik olarak yürütüldüğünü,
5.Kararın davalının söylemlerine göre kurulduğunu,
6.Zamanaşımına dayalı mülkiyet kazanımı şartlarının oluştuğunu
7.Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, olağanüstü zamanaşımına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dava konusu taşınmazda ölü ... dışında paydaşlar bulunmakta olup bu davada paydaşlar arasında hukuki veya fiili taksim olduğu iddia edilmemiş ve bu doğrultuda herhangi bir delil de ileri sürülmemiştir. Taşınmazda her bir paydaşa ait olan pay, o paydaşa taşınmazın her yerinde mülkiyet veya tasarruf yetkisi vermektedir. O hâlde, davacı tarafın da taşınmazın tamamını kullandığına yönelik bir iddiası ve buna dair maddi tespiti bulunmadığına göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 hükmüne dayalı olarak taşınmazın bir bölümünün adına tescilini talep etmesi mümkün değildir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 hükmü gereğidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.