Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

1.BEYANLAR:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 2018/2019 üretim yılı için yulaf üretim sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 13,2 maddesinde belirtilen borç senedinin avans niteliğinde olduğu çiftçinin yapacağı giderleri teminat amaçlı olarak alındığının açıkça hükme alındığını, sözleşmede yapılacak olan masraflar denilmekle ileride yapılacak masraflar için senedin alındığının açık açık hükme alındığını, sözleşme gereği ürünlerdeki mücbir zarar sebebi ile müvekkilinden herhangi bir ödemenin alınmayacağının açıkça hükme bağlandığını, ancak müvekkilli aleyhine Yunak İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 22.01.2019 tanzim ve 07.11.2022 vade tarihli, 84.000,00 TL bedelli senet dayanak gösterilerek takip başlatıldığını, sözleşme gereği yapılacak masrafların avansları için alınan senedin kötüniyetli olarak icra takibine konu edildiğini, ayrıca üretim sözleşmesi gereği basiretli tacir olan davalının sözleşme uyarınca üretim sözleşmesinde belirtilen ürünler için sigorta yaptırması gerektiğini, bu sebeple herhangi bir sigorta yapılıp yapılmadığının, sigorta şayet yapıldı ise ödeme alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini beyan ederek Yunak İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetli şekilde icra takibi başlatan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yunak İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ...Esas ve ...Karar sayılı kararda ...tarafından Yunak İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının incelendiğini, davacının borcun kısmen ödendiğini iddia ederek, takibin iptali talebinde bulunduğunu, mahkemece, davacının yetki itirazının reddedildiğini, borca itirazının ise yeterli delille desteklenmediğinin tespit edildiğini, ayrıca, mahkemenin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, borçlunun borca itiraz etmesi durumunda sınırlı bir inceleme yapılmasını ve borcun ödendiğinin resmî belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirttiğini, sunulan belgelerin Kanunun aradığı nitelikte olmadığına hükmedildiğini, ayrıca davacının faiz oranına yönelik itirazını değerlendirerek, bu oranın makul olduğuna karar verildiğini, mahkemenin davanın reddine ve davacının asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedildiğini, mahkemece verilen kararın kesin olduğunu, davacının, borçlu olmadığını gösteren herhangi bir yazılı delil sunmadığını, bu durumda, söz konusu senedin, kambiyo senedi vasfını taşıyıp bağımsız borç ikrarını içerdiğini, kaldı ki, senetlerin doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunun, doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluğun senetlerin geçerliliğine etkili olmayacağının kıymetli evrak hukukunun temel ilkelerinden olduğunu,, davacının takip dayanağı senedin, imzalanan 29.03.2020 tarihli yulaf üretim sözleşmesine dayalı teminat senedi olduğunu iddia ettiğini, ancak, söz konusu sözleşmede, senedi somutlaştıracak hiçbir ifadeye yer verilmediği gibi keşide tarihi ve vade tarihi gibi ayırt edici unsurların yer almadığını, aynı zamanda teminat senedi olduğuna dair bilgiye de yer verilmediğini, bu nedenle senedin teminat senedi olma vasfının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, kötüniyetli olan davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.KALDIRMA ÖNCESİ MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR:

Mahkememizin 28/06/2024 tarih ...esas ve ...karar sayılı kararında özetle: "Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının;

Davalı tarafça davacı aleyhine Yunak İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip dosyası kapsamında davacının davalıya borcu bulunup bulunmadığı, tarafların İİK 72/4 ve 5. Fıkra hükümleri kapsamında tazminat hakkının bulunup bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde belirtildiği üzere takibe dayanak bononun taraflar arasındaki sözleşmeyi istinaden teminat senedi olarak verildiğine dair bir belge sunulamamıştır.

Davacı vekilince "yemin" deliline dayanılmışsa da karşı tarafa konusu suç oluşturan şekilde yemin teklifinde bulunulmasının hukuken geçerli olmayacağı değerlendirilerek bu hususta işlem yapılmamıştır. Neticeten davacı tarafça iddia kanıtlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ayrıca davalının tazminat talebi bakımından takip durmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine, davalının tazminat talebinin takip durmamış olduğundan reddine karar verilmiştir.

3.KALDIRMA KARARI VE GEREKÇESİ:

Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 24/04/2025 tarihli ...esas ve ...karar sayılı ilamı ile " Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda davalı tarafından davacı aleyhine Yunak İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile 28/09/2023 tarihinde 22/01/2019 tanzim, 07/11/2022 vade tarihli 84.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 93.875,76 TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibinde bulunulduğu, taraflar arasında ''2018/2019 Yılı Yulaf Üretim Sözleşmesi'' başlıklı sözleşme bulunduğu, sözleşmenin düzenlenme tarihinin bulunmadığı, davacının takibe konu bononun bu sözleşme gereğince teminat olarak verildiğini, mücbir sebep nedeniyle oluşan zarar nedeniyle kendisinden herhangi bir ödeme alınmayacağının sözleşmede belirtildiğini, davalının sözleşme uyarınca üretim sözleşmesinde belirtilen ürünler için sigorta yaptırması gerektiğini iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalının ise takibe konu senedin kambiyo senedi vasfını taşıdığını ve bağımsız borç ikrarını içerdiğini, taraflar arasındaki sözleşmede senedi somutlaştıracak hiçbir ifadeye yer verilmediğini, keşide tarihi ve vade tarihi gibi ayırt edici unsurların yer almadığını, teminat senedi olduğuna dair bir bilgiye de yer verilmediğini, senedin teminat senedi olma vasfının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği ve cevap dilekçesi ekinde taraflar arasındaki sözleşme suretini sunduğu anlaşılmıştır. Öncelikle dava değeri 93.875,76 TL olup, davacı tarafından başlangıçta 427,60 TL peşin harç, sonrasında ise 706,18 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.133,78 TL harç yatırılmıştır. Dava değerine göre davacının yatırması gereken peşin harç 1.603,16 TL'dir. Bu sebeple eksik 469,38 TL harç davacıya tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi yerinde olmamıştır. Kabule göre de; taraflar arasındaki sözleşmenin 13.2 maddesinde '' Şirket tarafından verilen ayni avanslar, borç senedi karşılığında verilir'' düzenlemesi bulunmakta olup, sözleşme eki olarak 5.maddede '' Ayni Avans Toplamını Karşılayacak Senet (ayni avans verildiği takdirde) ibaresi yer almaktadır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince takibe dayanak bononun taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden teminat senedi olarak verildiğine dair bir belge sunulamadığı kabul edilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmede şirket tarafından verilen ayni avansların borç senedi karşılığında verileceğinin yazılı olması, sözleşme eki olarak ayni avans toplamını karşılayacak senet alındığının belirtilmesi, davalının da sözleşmeyi sunması, davalının davacı ile aralarında başka bir ticari ilişki olduğunu da savunmaması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde dava ve takibe konu bononun taraflar arasındaki ''2018/2019 Yılı Yulaf Üretim Sözleşmesi'' başlıklı sözleşme kapsamında teminat amaçlı olarak verildiğinin kabulü gerekmektedir. Bu sebeple taraf delillerinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre değerlendirilerek bononun teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenlerle davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.

Bilirkişi ...2.10.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir;Davalı ...Ticaret A.Ş. tarafından davacıya Yunak İcra Dairesi ...Esas dosyasında 18.09.2023 tarihinde 22.01.2019 tanzim tarihli, 07.11.2022 vade tarihli 84.000,00 TL miktarlı senetten kaynaklı takip başlatıldığını, davalının Ticari defter kayıtlarında taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden 84.000,00 TL miktarlı Senetten dolayı davacının 54.105,00 TL borçlu, 29.895,00 TL borçsuz olduğu kanaatine varılmıştır.

4.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusunun menfi tespit istemine ilişkin olduğu görülmüştür.

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (...: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Y.HGK; ...E, ...K, 10/06/2021 T.)

Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; taraflar arasında 2018/2019 Yılı Yulaf Üretim Sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafından teminat sağlanması amacıyla davalı lehine bono düzenlendiği, ticari defterlerin usule uygun olarak düzenlendiği, dava konusu kıymetli evrakın deftere kayıtlı olduğu, ilgili sözleşmede "şirket tarafından verilen ayni avanslar borç senedi karşılığı verilir hükmünün bulunduğu, davalı tarafın sözleşme ilişkisi kapsamında çeşitli tarihlerde davacıya tohum ve gübre gibi ayni avans niteliğinde edimlerde bulunduğu, bu edimlerin bilirkişi raporuyla yapılan incelemesine değerinin 54.105,00 TL olduğu, teminat olarak verilen senet yönünden davacının davalıya 29.895,00 TL borçsuz olduğu değerlendirilmiş belirtilen nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacının kötü niyet tazminatı talebi hususu değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu madde 72/5 gereğince, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Buna göre, kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması gerekmektedir. Somut olayda; davalı tarafından icra takibine girişilen kıymetli evrakın teminat senedi olduğu, icra takibinin kötü niyetli olmadığı değerlendirilmekle talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: Davanın KISMEN KABULÜ İLE;

1.Davacının davalıya Yunak İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası ve söz konusu dosyaya dayanak 84.000,00 TL bedelli 07/11/2022 vade ile 22/01/2019 keşide tarihli senet bakımından 29.895,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin 54.105,00 TL yönünden talebin REDDİNE,

-Şartları oluşmaması sebebiyle kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,

2.Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 2.042,13 TL karar ilam harcına karşılık davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 4.196,16 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 2.154,03 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 2.042,13 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafça ödenen 427,60 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 152,18 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davacı tarafça yapılan 3.680,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 1.309,69 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafça yapılan 30,00 TL masrafın kabul ret oranı nazara alınarak 19,32 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,

7.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 1.281,21 TL'sinin davalıdan; 2.318,79 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).

8.Mahkememizin önceki ...Esas sayılı dosyasından yazılan harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenilmesine,

9.Karardan sonra yapılacak masrafların % 35,59 oranında (kabul oranı) davalıya; % 64,41 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,

10.Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

11.Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 29.895,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

12.Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025

Katip Hakim

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog