9. Ceza Dairesi 2025/8144 E. , 2026/66 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın katılan mağdurenin yaşı konusunda kaçınılmaz hataya düştüğüne, eylemde rıza olduğuna ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdurenin kendisine yaşını küçük söylediğine, eylemi rıza ile gerçekleştirdiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın aşamalarda katılan mağdurenin yaşını büyük bildiği yönündeki savunması, İlk Derece Mahkemesince olaydan sekiz ay sonra yapılan katılan mağdurenin yaşının 14-15 en fazla 16 yaşlarında olabileceğine yönelik gözlem, katılan mağdurenin sanığa 15 yaşında olduğunu söylediğine dair beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında; olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp mevcut haliyle eylemin aynı Kanun'un 104. maddesinde yer alan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapıldığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üyeler ... ve ...'nun karşı oyu ile oy çokluğuyla BOZULMASINA, bozma nedenine göre atılı suçtan tutuklu bulunan sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmelerinin temini hususunun ivedi şekilde mahalline bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.01.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin uygulanmama gerekçesinin yeterli olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun ilgili madde uyarınca hata hükümlerinin uygulanması yönünde bozma görüşüne iştirak etmiyoruz.