9. Hukuk Dairesi 2025/9588 E. , 2026/25 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; inceleme konusu dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde temyizde duruşmaya tâbi davalar arasında belirtilmediğinden duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Bakanlığınca (Bakanlık) tarafından 07.01.2025 tarihli ve 446614 sayılı olumlu yetki tespiti yazısı düzenlenerek, müvekkiline 10.01.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, yetki tespiti yazısında, müvekkiline ait 2 birimin bağımsız birer işyeri olarak nitelendirildiğini ve işletme toplu iş sözleşmesi yetkisi bakımından değerlendirme yapıldığını ancak müvekkiline ait işyerlerinin birbirinden bağımsız işyerleri olmadığını, yetki tespitine konu birimler bakımından hukuki birlik, teknik bağlılık ve yönetimde birlik kriterlerinin mevcut olduğunu, yetki tespitinin işletme düzeyinde değil, işyeri düzeyinde yapılması gerektiğini, davalı Bakanlıkça işyerlerinde çalışan işçi ve sendika üye sayılarının hatalı tespit edildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Genel Müdürlüğünün 07.01.2025 tarihli ve 446614 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... (Sendika) vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin görevli makama kaydettirilip kaydettirilmediğinin araştırılması gerektiğini, dava dilekçesinde hiçbir somut hususun ileri sürülmediğini, delil ortaya konulamadığını, yetki tespitinde esas alınan kayıtların, davacının bildirimde bulunduğu Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) alındığını, bu nedenle davacının işçi sayısının eksik tespit edildiği, Şirket bünyesinde çalışan işçilerin tamamının dikkate alınmadığı şeklindeki iddialarının gerçeklikten uzak olduğunu, yetki tespitine konu iki işyerinin birbirinden bağımsız şekilde işlerini yürüttüğünü, bağlı yer olarak kabul edilemeyeceklerini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından SGK'ya yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, davacının davalı Sendikanın kurulu olduğu işkolunda iki işyerinin bulunduğu, bu iki işyerinde çalışan toplam 129 işçiden 55'inin davalı Sendikaya üyesi olduğunu tespit edildiğini, yetki tespitinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işveren tarafından itiraz dilekçesinin görevli makama kaydettirilirek süresi içinde davanın açıldığı, SGK'dan istenen kayıt ve belgelerinin incelenmesi sonucunda başvuru tarihi itibarıyla davacıya ait iki işyerinde 129 işçi çalıştığı başvuru tarihinde işletmede çalışan işçilerden 55'inin davalı Sendika üyesi olduğunun tespit edildiği, davalı Sendikanın yetki tespitine konu işletmede 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 41. maddesine göre gerekli çoğunluğu sağladığı, yetki tespitine konu işyerlerinden birinin hastane dışı laboratuvar hizmeti verdiği, diğerinin ise hastane dışı görüntüleme merkezi olduğu, yürütülen işlerin farklı olduğu, her iki birimin bağımsız birer işyeri niteliğini taşıdığı, keşif yapılmasının yargılamayı uzatmaya yönelik bir talep olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Şirketin ...'de bulunan davaya konu iki biriminin tek bir ihalenin yerine getirilmesi kapsamında faaliyet gösterdiğini ve bu birimlerin tek bir işyeri niteliğinde olduklarını, işyerinde çalışan işçi sayısının hatalı olduğunu, Mahkemece yerinde inceleme yapılamaksızın yetersiz rapora göre karar verildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.