7. Hukuk Dairesi 2025/2015 E. , 2025/5438 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Urla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının muris ...'in evlatlığı olduğunu, davalı tarafından murisin öldürüldüğünü, davalının bu eyleminin İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/135 Esas sayılı dosyası ile yürütülen yargılama neticesinde sabit olduğunu, davacının ...'in kardeşi olan ...'in mirasçısı olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesi gereğince davalının murisin mirasçısı olamayacağından davalının mirasçılık sıfatının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama sırasında davacının mirasçılık sıfatının iptali için İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/30 Esas sayılı davasının açıldığını, davacının aktif husumetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın davalının ...'in mirasından mahrum olduğunun tespiti talebine ilişkin olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 578/1 hükmü mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlerin, mirasçı olamayacakları gibi ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemeyeceklerinin düzenlendiği, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2010 tarihinde kesinleşen 2008/1 35... /660 Karar sayılı ilâmı ile ...'in kendisini evlat edinen ...'i öldürdüğünün sabit olduğundan ...'in ...'e mirasçı olamayacağının açık olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının kendisini evlat edinen ...'in mirasından yoksun olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı hakkında verilen mahkumiyet kararının Yargıtay denetiminden geçerek 20.12.2010 tarihinde kesinleştiği, davacının aktif husumet ehliyetinin de mevcut olduğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının mirasçılık sıfatının olmadığını, keza mirasçı olduğunu gösterir veraset ilâmının iptali için dava açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, Mahkemece bu husus dikkate alınmadan verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirastan yoksun olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.