T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı tarafın davacı idare müteahhiti olarak çalışma yaptığı işte kendi işçileri olarak çalışan -------- işçi alacağı sebebiyle davacı idare ile diğer davalılara karşı açtığı işçi haklarından doğan tazminat davasının --------- esas sayılı dava dosyası ile müşterek ve müteselsilen davacı idare aleyhine sonuçlandığını,-------- İcra Müdürlüğünün --------- sayılı takip dosyası ile yapılan icra takibi sırasında davacı idare tarafından 54.497,26 TL bedelin icra dosyasına ödendiğini, sözleşme hükümlerine göre asıl sorumluluğun işçisinin alacaklarını ödemeyen davalı firmalara ait olduğunu iddia etmiş ve davacı idare tarafından ödenen 54.497,26 TL bedelin ödeme tarihi olan 4.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmış, Yargıtay bozma ilamına uyulmak suretiyle sonuca gidilmiştir. Mahkememizin 13/04/2021 tarih, -------- Esas --------- sayılı kararı,--------- sayılı ilamıyla ".. kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti alacakları yönünden davalıların işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olduğu, yıllık izin tazminatından ise son işverenin sorumlu olduğu, müşterek ve müteselsil sorumluluğun olamayacağı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle tekrar bozulması gerekmiştir" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş olup mahkememizce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; ---------İş Mahkemesinin konu ile ilgili -------- Esas, ---------- Karar sayılı dosyası incelendiğinde; Davacı --------- tarafından, davalılar --------- ile davalı şirketler aleyhine tazminat davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 13.416,45 TL net kidem tazminatının, 3.332,00 TL net yıllık ücretli izin alacağının, 3.570,00 TL net ücret alacağının, 9.183,89 TL net fazla mesai ücret alacağının, 557,65 TL net genel tatil ücret alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili doğrultusunda karar verildiği, kararın temyiz aşamasından geçmek suretiyle kesinleştiği görülmüştür. ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı -------- tarafından, davacı -------- ve diğer davalılar aleyhine yukarıda incelenen iş mahkemesi kararına binaen yargılama gider alacağı, vekalet ücret alacağı ve faizler de dahil olmak üzere 45.186,45 TL bedelin tahsili için takipte bulunulduğu, yapılan takip sırasında borçlu---------- tarafından 54.497,26 TL dosya borcunun 04.12.2012 tarihi itibariyle icra dosyasına yatırıldığı ve takibin kapandığı saptanmıştır.
Davacı tarafça ibraz edilen ve davacı ile davalı şirketlerin taraf olduğu sözleşme incelendiğinde; -------- ve --------- Bölgedeki abonelerin okuma föyü ile sayaç endekslerinin tespit, fatura dağıtımı, bina ve sayaç etiketi takılması ve özel teknik şartname kapsamında belirtilen diğer işlerin yapılması hususunda olduğu ve sözleşmenin 9.maddesi gereğince de, işçilerle ilgili tüm ödemelerde davalı firmaların sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Dava; iş mahkemesince verilen karara binaen davalıların işçisi olarak çalışan dava dışı -------- yaptığı icra takibi sonucunda dosya borcunun davacı tarafından ödenmesinden kaynaklanan rücuen tazmin davasıdır. Takip dosyasına göre dosya borcu 4.12.2012 tarihinde 54.497,26 TL tutarında bir bedel ödenerek davacı tarafça kapatılmıştır.Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar uzmanı bilirkişisine tevdi edilmiş olup, kök ve ek raporda özetle; -------- tarafından hizmet alım ihalesine istinaden sayaç okuma işinin04/11/2004-22/06/2008 tarihleri arasında --------Ş. ve --------- Şirketi ortak girişimine, 03/07/2008-14/03/2010 tarihleri arasında ----------Ş. tarafından yapıldığı, işçi -------- 08/06/2001-10/11/2009 tarihleri arasında alt işverenlerin işçisi olarak asıl işveren -------- çalıştığının kabul edildiği, bu çalışmaların 08/06/2001-27/07/2004 tarihleri arasında -------- Şti'nin, 28/07/2004-19/02/2005 tarihleri arasında --------- Şti'nin, 19/02/2005-02/07/2008 tarihleri arasında---------Şti'nin, 03/07/2008-12/1 1/2009 tarihleri arasında ---------Ş'nin işçisi olarak geçtiği, dava dışı işçi ---------- bu tarihler arasındaki 8 yıl 5 ay 2 günlük çalışması için 13.416,45-TL kıdem tazminatı hesaplandığı, işçinin kullanmadığı yıllık izin alacağı için 3.332,000-TL yıllık izin alacağının hesaplandığı, 17/12/2004-12/11/2009 tarihleri arasında 13.119,84-TL fazla mesai alacağı hesaplandığı, 17/12/2004-12/11/2009 tarihleri arasındaki çalışmaları için 796,64-TL UBGT ücreti hesaplandığı, dava dışı işçinin ödenmeyen 2009/Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ait ücretleri için 3.570,00 TL ücret alacağının hesaplandığı, davacının yıllık ücretli izin alacağından iş akdinin feshi tarihinde son işvereni olan davalı ---------Ş. ve ücret alacağından ücret alacağının ait olduğu dönemde işveren olan davalı ---------Ş. Sorumlu olacağı, davalıların fazla çalışma alacağı ve UBGT alacaklarından sorumlu oldukları tutar kendi çalışma dönemlerine göre hesaplandığı, davalıların kıdem tazminatından ve mahkeme vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden, işlemiş faizden ve icra giderlerinden sorumlulukları işçinin çalıştırdıkları süreye göre hesaplandığı ve icra giderleri takibe konulan toplam alacak tutarı 45.186,45-TL ile icra takip dosyasına ödenen 54.497,26-TL tutar arasındaki farka göre belirlendiği, dava dışı işçinin asıl işveren ---------- bünyesinde 8 yıl 5 ay 2 gün olmak üzere toplam 3032 gün çalıştığı, davalı -------- Şti. işçisi olarak 19/02/2005-02/07/2008 tarihleri arasında 3 yıl 4 ay 14 gün olmak üzere 1214 gün, davalı ---------Ş. nin işçisi olarak 03/07/2008-12/11/2009 tarihleri arasında 1 yıl 4 ay 10 gün olmak üzere 490 gün çalıştığı, bu tespitlere göre davalı ---------Ş. nin davacı tarafından yapılan ödemenin 16.275,16-TL sinden sorumlu olduğu, davalı --------- Şti nin davacı tarafından yapılan ödemenin 21.360,22-TL sinden sorumlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. --------- kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.Somut olayda;
Davacı tarafından, dava dışı işçi ---------- tarafından açılan işçilik alacaklarına ilişkin dava sonucu verilen karar uyarınca başlatılan icra takibi kapsamında davacı kurum tarafından icra dosyasına 04/12/2012 tarihinde toplam 54.497,26 TL ödeme yapıldığı, davacı kurumun asıl işveren sıfatı nedeniyle bu ödemeyi gerçekleştirdiği, ancak işçinin davalı şirketlerin işçisi olarak alt işveren bünyesinde çalıştığı, bu nedenle işçilik alacaklarından öncelikle alt işveren konumundaki davalıların sorumlu olacağı, dosya kapsamındaki belgeler, Yargıtay bozma ilamı, iş mahkemesi kararı, icra dosyası, hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; yapılan ödemenin tamamının davalılardan tahsilinin hukuken mümkün bulunmadığı, davalıların sorumluluğunun işçinin çalışma süreleri ve alt işverenlik ilişkisi çerçevesinde paylaştırılması gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada çalışma sürelerine göre davalı ----------Ş.’nin 16.275,16 TL, davalı ---------Şti.’nin ise 21.360,22 TL tutarından sorumlu oldukları, bu haliyle davacının rücu talebinin belirtilen miktarlar yönünden haklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, asıl alacak miktarları yönünden ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1.21.360,22 TL'nin ödeme tarihi olan 04/12/2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı --------- Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
2.16.275,16 TL'nin ödeme tarihi olan 04/12/2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı---------Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
3.Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4.Alınması gerekli 2.552,43-TL harcın 1.459,12-TL'sinin davalı ----------- Şti.'nin sorumluluğunda olmak üzere davalılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5.Davacı tarafından sarfedilen toplam 6.289,60-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%68,56 kabul %31,44 ret oranında ) olmak üzere 2.465,21- TL'sinin davalı --------- Şti.'nin sorumluluğunda olmak üzere 4.312,39-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı ----------- tarafından sarfedilen toplam 550,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren 334,43-TL 'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına
7.Diğer davalı ----------Ş. tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9.Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 37.635,38-TL nispi vekalet ücretinin 21.360,22-TL'sinin davalı ---------- Şti.'nin sorumluluğunda olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dair kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026