T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA;
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında 08/11/2018 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin yatırdığı teminatın irat olarak kaydedildiğini, davalının alt taşeronu olan ..... Yapı ile arasında fiili ve hukuki devam eden uyuşmazlıkları sonuçlandırmadan müvekkili firmaya şablon sözleşme imzalatıp yer teslimi yapmaya çalıştığını, müvekkilinin yaklaşık 1 sene boyunca yeri teslim alamadığını, işe başlayamadığını, müvekkilinin yaklaşık 45 gün kayba uğradığını, hakkedişlerini alamadığını, davalının hakkedişleri ödemediğini, teminatı uhdesine almaya çalıştığını, davalının alt işvereninin konkordato ve iflas etmesi neticesinde borçlarına istinaden 3.kişilere verdiği çekleri işin devamı için davacı müvekkilinin ödemesini davalı firmanın istediğini, işe devam etmesi için şart koştuğunu, müvekkilinin işin usulüne uygun teslimi için bu hususları yerine getirmek zorunda kaldığını, davalının sözleşmenin tasfiyesi ve devri hükmü gereğince işin tasfiye olduğunu, idare nezdinde sözleşme feshedilmesi, teminatın irad kaydedilmesi, ihaleden yasaklanma gerçekleşmemiş olmasına rağmen iş tesliminin yapıldığını, ödemelerin yapıldığını iddia ettiğini, yapılan imalat bedelinin eksik hesaplandığını belirterek davanın kabulüne, sözleşmenin davalı firma tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitine, müvekkilinden haksız olarak alınan teminatın haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, müvekkillerinin alacağının tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına yapılan usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davaya konu uyuşmazlığa ilişkin taşınmazlarda 08/07/2024 günü saat 10.30'dan itibaren keşfen bilirkişi incelemesi yapılarak rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ......, İnşaat Mühendisi ......, Mimar ...... ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanı .....'ın 05/05/2025 tarihli kök raporunda özetle; Teknik Bakımdan, taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında sözleşmede idarenin düzenlediği hakkedişe taşeron tenzilatı uygulanarak ödeme yapılacağı belirlendiğini, bu doğrultuda dava dışı idarenin davalı adına düzenlediği tasfiye hakkedişlerine göre detaylı olarak yapılan hesaplama sonucunda kümülatif olarak toplam bedel 1.461.713,44-TL + 2.881.595,97-TL = 4.343.309,41-TL olarak hesaplandığını, davacı alacağının hesabı için davacıya yapılan toplam ödeme tutarının bu tutardan mahsubu gerektiğini, Mali Yönden, davacı ticari defterlerinde dava tarihinde davacının davalıdan 596.537,68-TL alacaklı gözüktüğünü, davalı ticari defter incelemelerine ilişkin alınan bilirkişi raporunda dava tarihinde davalının davacıdan 1.166.752,86-TL alacaklı gözüktüğünü, yanlar arasında 1.763.290,54-TL ihtilaf olduğunu, ihtilafın davalı ticari defterlerinde 31.12.2018 tarihinde davacıya ödeme olarak işlenen 1.000.000,00-TL ve davalı ticari defterlerinde davacı borcuna personel ücret ödemesi, icra ödemeleri, tedarikçi ödemeleri vb. şeklinde işlenen 763.290,54-TL den kaynaklandığını, söz konusu işlemlerin davalı ticari defterlerinden dayanakları ile incelenerek davalı alacağı olup takdirlerinde olduğunu, yapılan teknik incelemelerde davacının toplam hak ediş alacağının 4.343.309,41-TL olduğunun hesaplandığını, davacının bu hak edişlerden 3.662.276,31-TL'sinin faturasını davalıya kestiğini, davacının hak kazandığı ancak faturasını kesmediği 681.033,10-TL alacağına, ticari defterlerde gözüken 596.537,68-TL alacağı eklendiğinde dava tarihinde davacının davalıdan toplam 1.277.570,78-TL alacaklı olduğunun hesaplandığını, davacının bir diğer talebi olan davalıya verilen teminat mektuplarının ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile tahsiline ilişkin, taraflar arasındaki “Taşeron Sözleşmesi” Mad. 9 Avans, Kesinti ve Teminatlar maddesinde gerçekten de 1.000.000,00 TL'lik teminat mektubunun davalıya verildiğinin yazılı olduğunu, ancak teminat mektuplarının tahsil edilip edilmediğine ilişkin gerek yanların ticari defterlerinde gerekse de dosya münderecatından bir tespit yapılamadığını bildirmiştir.
Adana ATM'ye talimat yazılarak davalı ..... İnşaat Ticaret Anonim Şirketi'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi tarafından inceleme yapılarak rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM.....'nın 26/09/2024 tarihli raporunda özetle; Davalı.... İnşaat Ticaret A.Ş'nin sunmuş olduğu defter ve belgeler üzerinde yapılan sınırlı inceleme neticesinde, davalı ile davacı arasında hakediş faturaları üzerinde kodları yazılı olan Hizmet Sözleşmesine istinaden (AF-CEB-W B4-YAPIM-iİ5) ve (KFW-WB4-YAPIM-20) “Eğitim Yapıları Yeniden Yapım İnşaat Sözleşme Paketine” sözleşmesi olduğunu, sözleşmeye istinaden davacı ...... İlt. İnş. Haf. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından 2018 ve 2019 mali yılında düzenlenen ve tablolarda yevmiye kayıt no/tarihleri belirtilen toplam 3.839.276,31-TL tutarındaki hakkedişlerin tamamının kayıtlara alındığını, davalı, .....
Ticaret A.Ş.nin bahse konu dönemlere ait defter ve kayıtları incelendiğinde, davacıya 2018 ve 2019 mali yılında toplam 491.483,90-TL İşçilik Maliyet yansıtma, Sarf Malzeme ve Elektrik yansıtma bedeli adı altında faturalar düzenlediği ve ilgili muhasebe kayıtlarına yansıttığını, inşaat taahhüt işlerinden kaynaklanan VUK hükümlerince kesilmesi zorunlu olan Stopaj ve Damga vergileri gibi ödemeler ile bireysel isimler adı altında dekont mukabili SGK primi, bir çok taşeron firma ve şahsın SGK primlerini yansıtan dekontlar ile bankalardan yapılan ödemeler, verilen çekler vb, belgelerin muhasebe kayıtlarında göründüğünü, Eylül/2023 dava tarihi itibariyle muhasebe kayıtlarında davacının 1.166.752,86-TL borçlu olduğu defter kayıt belgeler üzerinden tespit edilmiş olup, bu tarihten sonra herhangi bir hesap hareketi olmadığını bildirmiştir.
Taraf itirazları irdelenmek suretiyle ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ..., İnşaat Mühendisi ....., Mimar .... ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ......'ın 20/08/2025 tarihli ek raporunda özetle; Teknik bakımdan, taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında sözleşmede idarenin düzenlediği hakkedişe taşeron tenzilatı uygulanarak ödeme yapılacağı belirlendiğini, bu doğrultuda dava dışı idarenin davalı adına düzenlediği tasfiye hakkedişlerine göre detaylı olarak yapılan hesaplama sonucunda kümülatif olarak toplam bedel 1.461.713,44-TL + 2.881.595,97-TL = 4.343.309,41-TL olarak hesaplandığını, davacı alacağının hesabı için davacıya yapılan toplam ödeme tutarının bu tutardan mahsubu gerektiğini, mali yönden, davacı ticari defterlerinde dava tarihinde davacının davalıdan 596.537,68-TL alacaklı gözüktüğünü, davalı ticari defter incelemelerine ilişkin alınan bilirkişi raporunda dava tarihinde davalının davacıdan 1.166.752,86-TL alacaklı gözüktüğünün tespit edildiğini, yanlar arasında 1.763.290,54-TL ihtilaf olduğunu, ihtilafın davalı ticari defterlerinde 31.12.2018 tarihinde davacıya ödeme olarak işlenen 1.000.000,00-TL ve davalı ticari defterlerinde davacı borcuna personel ücret ödemesi, icra ödemeleri, tedarikçi ödemeleri vb. şeklinde işlenen 763.290,54-TL den kaynaklandığını, yapılan teknik incelemelerde davacının toplam hak ediş alacağının 4.343.309,41-TL olduğunun hesaplandığını, davacının bu hak edişlerden 3.662.276,31-TL'sinin faturasını davalıya kestiğini, davacının hak kazandığı ancak faturasını kesmediği 681.033,10-TL alacağına, ticari defterlerde gözüken 596.537,68-TL alacağı eklendiğinde dava tarihinde davacının davalıdan toplam 1.277.570,78-TL alacaklı olduğunun hesaplandığını, ancak Mahkemece davalı vekili tarafından ek rapor kapsamında ibraz edilen 559.028,50-TL'lik ödeme dekontlarındaki işlemlerin davacı adına yapılan ödemeler olduğuna ve davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiğine kanaat edilmesi halinde; davacının davalıdan 1.277.570,78-TL - 559.028,50-TL=718.542,28-TL alacaklı olacağının hesaplandığını, davacının bir diğer talebi olan davalıya verilen teminat mektuplarının ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile tahsiline ilişkin, taraflar arasındaki “Taşeron Sözleşmesi” Mad. 9 Avans, Kesinti ve Teminatlar maddesinde gerçekten de 1.000.000,00-TL'lik teminat mektubunun davalıya verildiğinin yazılı olduğunu, ancak teminat mektuplarının tahsil edilip edilmediğine ilişkin gerek yanların ticari defterlerinde gerekse de dosya münderecatından bir tespit yapılamadığını bildirmişlerdir.
Davacı vekili 17/12/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile; Dava değerinin 1.277.570,78-TL'ye yükselttiğini beyanla tamamlama harcını da yatırmıştır.
Dava, taraflar arasında imzalandığı belirtilen eser sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespiti, sözleşme gereğince ödenmesi gereken hakediş bedellerinin ve teminatın tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlığın; taraflar arasında eser sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı, imzalanmış ise tarafların sözleşme gereğince edimlerini ifa edip etmediği, davacı tarafın hakediş bedeli alacağı olup olmadığı, hakediş bedeli alacağı mevcut ise miktarı, sözleşmenin feshedilip feshedilmediği, feshedilmiş ise feshin haklı olup olmadığı, teminatın iadesinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise dava, yasal süreler içinde açılmış olup zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.
Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir.
Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur.
Uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında eksik iş, eser sözleşmelerinde yapılıp teslim edilen eserde yapılması kararlaştırılan bazı iş ve işlemlerin yapılmamış ya da olması gereken işlerin yapılmamış olması şeklinde tanımlanmaktadır. Özel hüküm bulunmamakla birlikte Yargıtay içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde işin eksik ifası sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilmekte ve TBK 112. maddesi ( BK 96 ) gereğince borcun ifa edilmemesinin sonucu zararın istenebileceği kabul edilmektedir. Burada istenebilecek zarar da eksik işlerin giderim bedeli olup, olumlu zarar kapsamındadır.
Somut olayda, işveren sıfatıyla davalı Ilgaz Şirketi ile taşeron sıfatıyla davacı şirket arasında imzalanan 08/11/2018 tarihli Taşeron Sözleşmesinin "Sözleşmenin Konusu" başlıklı 3.maddesi "İşbu sözleşmenin konusu işveren uhdesinde yer alan İstanbul Valiliği İstanbul Proje Koordinasyon Birimi İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi Eğitim Yapıları Yeniden Yapım İnşaatı Sözleşme paketi kapsamında, işverenin idare ile imzalamış olduğu.... İlkokulu ve .... Ortaokulları işlerinin sözleşmesi ve ekleri işbu sözleşmenin konusunu teşkil etmekte olup, taşeron tarafından proje ve şartnamelere uygun olarak malzeme alımları da dahil olmak üzere anahtar teslim yapılmasıdır" şeklindedir.
Mahkememizce dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, mahallinde keşif icra edilmiş ve taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahallinde yapılan keşifte sözleşmeye konu binaların inşaatlarının tamamlanmış olduğu ve okulların kullanımda olduğu, yine bilirkişi heyeti tarafından yapılan iş bedeli ve hakediş bedellerinin hesaplandığı, buna göre, davacının toplam hakediş bedelinin 4.343.309,41 TL olduğu, davacının bu hakedişlerden 3.662.276,31 TL'sinin faturasını davalıya kestiği ve yanların ticari defterlerine kaydedildiği, davacının hak kazandığı ancak faturasını kesmediği 681.033,109 TL alacağına ticari defterlerinde görünen 596.537,68 TL alacağı eklendiğinde dava tarihinde davacının davalıdan toplam 1.277.570,78 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Bununla birlikte davalı vekili tarafından bir kısım ödeme dekontlarının ibraz edildiği ve dekontlardan 559.028,50 TL'lik ödemelerin davacı adına yapılan ödemeler olduğu kanaatine varılmakla bu tutar mahsup edilmekle davacının alacaklı olduğu bakiye tutarın 718.542,28 TL olduğu anlaşılmış olmakla sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespiti ve 718.542,28-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça teminatın iadesi talep edilmiş ise de, teminat mektuplarının 05/11/2018 tarihinde teslim edildiği ve işlem yapılmadığı bildirilmekle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K ÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
-Davalı tarafın zamanaşımı itirazının REDDİNE,
-Sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespiti ve 718.542,28-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Teminat mektuplarının iade edilmiş oldukları anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
1.Alınması gereken 49.083,63-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 17.077,52-TL ile tamamlama harcı 21.818,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 10.188,11-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir KAYDINA,
2.Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri olan 39.165,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 113.781,34-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 89.444,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5.Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ücreti, tebligat, posta masrafı ve keşif harcı 59.060,60-TL yargılama giderinden kabul oranı (%56,24) ret oranı (%43,76) dikkate alınarak hesaplanan 33.215,68-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6.Davalı tarafça sarf edilen tebligat ve müzekkere 6.229,00-TL yargılama giderinden kabul oranı (%56,24) ret oranı (%43,76) dikkate alınarak hesaplanan 2.725,81-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 877,35-TL'nin davalıdan, 682,65-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 11/02/2026 Başkan ....
(e-imzalıdır)
Üye.....
(e-imzalıdır)
Üye .....
(e-imzalıdır)
(e-imzalıdır)