T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, --- sigortalı ---------dava konusu olaya ilişkin nakliye rizikolarına karşı---- sözleşmesi ve ---- düzenlendiğini, sigortalı firma tarafından,------- pompası cinsi emtia,---- firmasından, ------ karşılığında satın alındığını, satışa konu emtianın ---- kadar olan karayolu nakliyesi, nakliyeci----- sorumluluğunda ----plakalı araç ile gerçekleştirildiğini, söz konusu aracın ------ bağlı ------ varışı sonrasında emtia depolanmak üzere teslim edildiğini, ekli hasar tutanağına istinaden emtianın depolanması sırasında ---- tarihinde, ---- ait olan ve sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın depo sahası içerisinde manevrası sırasında emtiaya çarpması sonucu hasarlandığının bildirildiğini, ---------D.İŞ nolu dosyada alınan bilirkişi raporuyla emtiadaki hasarların tamamının tespit edildiğini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalı ------ gereği sorumlu olup diğer davalı-------- davacı müvekkilin sigortacısına karşı antrepocu olması sebebiyle uhdesinde bulunan emtianın hasar görmesi sebebiyle sorumlu, Oluşan zarardan her iki davalı da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava konusu hasar sonrası yapılan ekspertiz ve bilirkişi çalışmalarına göre hasar miktarının ------- Söz konusu tutarın müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödenmiş olup akabinde rücu işlemlerine başlandığını, ----- teminat limitleri kapsamında ---- rücuen tahsil edildiğini, akabinde yine ------- sigortacısı -------rücuen tahsil edildiğini, 914.596,56 - 120.000,00 - 674.596,56 = 120.000,00-TL'lik rücu tutarı davalılardan talep ettiklerini, söz konusu hasarı sebebi ile; müvekkili şirket sigortalısına, 914.596,56-TL tazminat ödemesi yapıldığını, ödeme dekontuna istinaden anılan ödeme ile müvekkil şirketin, Türk Ticaret Kanunu m. 1472 (1) uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz ettiğini ve takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyan ile davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı-------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin olayda kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin, antrepo sahasında yalnızca depo hizmeti sunmakta olduğunu, taşıma işlemi ya da araç manevrası gibi fiillerde bulunmadığını, olayın gerçekleştiği tarih ve saatte, ------ ait aracın kendi şoförü tarafından yapılan geri manevra sırasında, güvenli şekilde depolandığı ve hiçbir müdahale ya da hareket halinde olmayan mallara zarar verildiğini,-------- içtihatlarında da belirtildiği üzere, üçüncü bir şahsın münhasır kusuru ile meydana gelen zarardan, zararın meydana geldiği yerin sahibi ya da kiracısı, kusuru bulunmadıkça sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin olayda herhangi bir kastı, kusuru ya da ihmalinden söz edilemeyeceği gibi, risk doğuran eylemin sahibi de olmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine yöneltilen taleplerin hukuka aykırı olduğunu, meydana gelen olayda tüm sorumluluğun diğer davalıya ait olduğunu, rücuen tazminat koşullarının oluşmadığını, davacı sigorta şirketin, sigortalısına tazminat ödemiş olsa dahi, Türk Ticaret Kanunu madde 1472 ve devamı uyarınca, rücuen tazminat talebinde bulunabilmesi için zarar verici olayın doğrudan tazmin borçlusuna atfedilebilir olması gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca, haksız fiilden doğan tazminat taleplerinin 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacı tarafın 2 yıllık süre içinde davasını açmadığını, bu nedenle dava usulen reddedilmesi gerektiğini beyanla; müvekkili -------yönünden davanın tamamen reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; dava zaman aşımı süresinin geçtiğini, dava konusu taşımaya ilişkin kaza tarihi --- olup akabinde icra takibi başlatıldığını, itirazın iptali davası ise -------- tarihinde açıldığını, taşımanın uluslararası karayolu ile yapılan taşıma olup CMR konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, CMR Konvansiyonu 32. Madde uyarınca bu davanın bir yıl içinde açılması gerektiğini, dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, dava konusu uluslararası karayolu ile yapılan bir taşıma olup CMR konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacının aktif dava ehliyetini ispatlaması gerektiğini, hasar miktarının yüksek olduğunu ispatlanması gerektiğini, kazanın sebebi depolama alanına yükleme ve istif hatası olduğunu, hasar fotoğrafları incelendiğinde emtianın depolama alanı dışında araçların manevra sahasına bırakıldığı ve hasarın bu şekilde meydana geldiğinin anlaşıldığını, CMR Konvansiyonu Md. 17/4-b uyarınca kötü ambalajdan, istifleme ve mal kalitesinden doğacak hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmadığını, CMR Konvansiyonu 17/ 4- C yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması, hallerinden doğacak zararlardan taşıyıcının sorumlu olmadığını, bu nedenle meydana gelen hasarda taşıyıcının hiçbir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, hasar taşıyıcının önlemesine imkan olmayan durumlardan ileri geliyorsa taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağını beyanla; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile, öncelikle davanın zamanaşımı hususundan reddine, husumet itirazının kabulüne, davacının haksız ve mesnetsiz davasının ve icra inkar tazminatı talebinin reddi ile, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahisili için açılan ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Dosya muhteviyatından ve dosya muhteviyatında bulunan--- tarihli tutanaktan, davalı ------ adresindeki antrepoya ait gümrüklü sahada, diğer davalı ----çalışanı şoför ------antrepo alanında herhangi bir manevra göreviyle görevlendirilmiş personelin talimatı olmaksızın sevk ve idaresindeki ---- plakalı çekiciye bağlı olan ----- arka kısmı ile ----- emtiaya çarpmak suretiyle zarar vermiş olduğu anlaşılmış, Sürücü -------- sevk ve idaresindeki aracı ile dikkat ve özen yükümlülüğüne uymayarak, manevra ve manevraları düzenleyen genel kurallara aykırı hareket ederek, dikkatsiz ve kontrolsüz manevrası esnasında sevk ve idaresindeki araca bağlı olan dorsenin arka köşe kısımları ile antrepo alanında bulunan dava konusu emtialara çarparak zarar verdiği kazada % 100 ( Yüzde Yüz ) oranında kusurlu olduğu, hasar fotoğraflarında gözüken hasarlar, emtianın teknik özellikleri, hasar ekspertiz raporunda ve -------D.İş Numaralı dosya için hazırlanan bilirkişi raporunda belirtilen onarım için değiştirilmesi gereken parçalar ve işçilikler ile onarım için bir çok parçadan oluşan emtianın Elektrik panosu ve gaz sistemi bileşenlerinin değişimi yapılarak onarılabilir olması ve emtianın ---- değeri dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda, ------ D.İş Numaralı dosya için hazırlanan bilirkişi raporunda ifade edilen ve hasar ekspertiz raporunda iştirak olunan toplam onarım bedeli olan --- karşılığı ----- makul olduğu,----- tazminat miktarının ---- olduğu, meydana gelen hasarın dava dışı ---- taşıması yapılan ve taşıma süreci tamamlanan ve depoda beklemekte olan emtiada, depo sahasında, davalı ---- ait taşıtın tek taraflı kaza ile sebebiyet verdiği kazada meydana geldiği, bu durumda, kazanın meydana gelmesinde depo görevlilerinin talimatlarını beklemeksizin her hangi bir önlem almaksızın manevra yapan sürüücü ---- fiili ika eden sıfatı ile, davalı ---- sıfatı ile sorumlu olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle;" Teknik olarak kök rapora yapılan itirazların incelenmesi sonucunda, kök raporda yapılan tespitlerde değişiklik yapılmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, Taşımacılık açısından da tek taraflı depoda duran mala verilen hasar bakımından davalı ---- sorumluluğu yönünde oluşan kanaat bakımından; KÖK rapor inceleme değerlendirme ve sonuçlarını değiştirecek yeni bir değerlendirme sonucu hasıl olmadığı, " şeklinde rapor sunulmuştur. TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak ---------- Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m.
52.de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Somut olayda davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına dava konusu taşıma sebebiyle meydana gelen zararını ödediği dolayısıyla sigortalısının haklarına halef olduğu, eldeki davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davacının sigortalısına ödediği tazminatın ---- kısmını davalı ----sigortacısı olan ---- kısmını ise davalı----- kalan kısmın tahsilini ise davalılardan talep etmektedir. Somut olayda dava konusu kazanın meydana gelmesinde meydana gelmesinde davalı ---- ait aracın sürücüsü olan ----- %100 kusuru ile meydana geldiği, zarar gören emtiaların onarımının ----olacağı anlaşılmıştır. Ancak sovtaj tenzili sonrasında ve yapılan ödemeleri tenzili sonrasında davacının ----- alacağının kaldığı anlaşılmıştır.Davalı ---- firmasına ait aracın manevra sırasında zarar gören emtianın bulunduğu antrepo alanında, antrepo görevlilerinden yönlendirme ve talimat almaksızın depoda bulunan mala çarparak zarar verdiğinin bilirkişi raporunda tespiti yapılan görüntü kayıtları, davalının şoförünün imzasının olduğu tutanak ile sabit ahle geldiği, davalı ---- alan ile ilgili alması gerekipte almadığı bir güvenlik önleminin bulunmadığı, kazada müterafik bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından davalı ---- yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı sigortalısına meydana gelen sarar nedeni ile ödeme yaptığı, zararın davalı -------ait araç sürücüsünün kusurlu hareketlerinden ileri geldiği, mahkememizce aldırılan kök ve ikinci raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu, sovtaj tenzili ve sigorta şirketlerinden alınan ödemelerin düşülmesi neticesinde kalan zarardan davalı ----- sorumlu olduğu kanaatine varıldığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ödeme tarihi olan ----- tarihi ile takip açılış tarihi olan ----- tarihinde işleyen faizi mahkememizce hesaplanarak takip öncesi işlemiş faiz olarak kabul edilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Eldeki davada alacağın niteliği itibariyle belirlenebilir olmayıp, tazminat kabilinden olduğu,miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir.
1.Davalı -------Yönünden davanın REDDİNE,
2.Davanın ---- KISMEN KABULÜ İLE, davalının -------takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 115.150,00 TL asıl alacak, 16.580,81 TL işlemiş faiz olmak üzere 131.730,81 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3.Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4.Karar harcı 8.998,53-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.657,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.340,54-TL harcın davalı ------- tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5.Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 1.657,99-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 2.273,39 -TL harcın davalı ------- alınarak davacıya verilmesine
6.Davacı tarafından yapılan 222,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 14.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.222,50-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 13.647,67-TL sinin davalı ------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,
9.Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 5.548,37-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----verilmesine,
10.Davalı ------- davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
11.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
12.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.454,50-TL.sinin davalı ------ tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 145,50-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; davacı vekili ile davalı---- yüzüne karşı diğer davalı ---- vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------------Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026