T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın ... adresindeki ... isimli şirkete ait ticari defterlerin çok yönlü uzun aramalara rağmen bulunamaması, kaybolması sebebiyle açıldığını, ilgili defterlerin kayıp olduğunun 06.11.2025 tarihinde öğrenilmekle, iş bu dava 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, söz konusu karar defterinin, şirket yetkilisi ve ortağı olan müvekkili...'un sorumluluğunda ve muhafazasında iken müvekkilinin olağanüstü ve kaçınılmaz kişisel rahatsızlıkları ve zorlukları neticesinde zayi olduğunu, şirketin tek yetkilisi ...'un ağır sağlık sorunları bulunduğunu, eşinin vefatı ile beraber tam 2 yıldır yaşının da olumsuz getirileri ile ciddi sağlık sorunları yaşadığını, hem yaşadığı ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele etmek durumunda kaldığını, hem de vefat eden eşinin ardından kalan 40'lı yaşlarındaki tam zihinsel engelli evladına bakmak zorunda kaldığını, son bir buçuk yıldır kendi hayatını evden dışarı çıkmayarak geçirdiğini, müvekkilinin bu süre zarfında süregelen diğer işlerinde anlaşamadığını, şirketin başında bulunmadığı bu dönemde 27 yıllık muhasebecisinin de işi bıraktığını, devamında işlerin takibiyle ilgili olarak şirket ortaklarından oğlu Hakan Yavuz ile şirket yönetimi ve kararları konusunda ciddi anlaşmazlıklar ve gerginlikler yaşadığını, yaşanan bu gerginliklerin çalışanlarına maaşların verilmesini, satış ve hizmetlerin devamı noktasında belli bir işleyiş düzeyini yakalasa da, ister istemez idari takipte sorunlara yol açtığını, müvekkilinin yaşadığı olağan üstü sağlık sorunları ve iş yerinde meydana gelen sorunlar nedeniyle muhasebecisi, oğlu ve diğer çalışanlarla birlikte dikkat zaafiyetinden kaynaklı olarak karar defterinin kaybolduğuna kanaat getirildiğini, asla kasten meydana gelmediğini, karar defterinin zayi olduğunun, müvekkili tarafından 06.11.2025 tarihinde kesin olarak tespit edildiğini, zayi belgesinin alınamamasının, müvekkili şirket aleyhine ileride olası vergi incelemelerinde ve ticari davalarda ispat yükümlülüğünü yerine getirememe riski doğuracağından, ...'ye ait 2025 yılı karar defterinin zayi olduğuna ilişkin tespitin yapılarak, şirkete zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava,
TTK'nun 82/7 maddesi gereğince defterlerin kaybolması nedeniyle zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 82/7 maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrar ise tacir zayaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmünü içermektedir.
TTK'nun 18/2 maddesinde ise; "Her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı beyanında defterlerin kaybolduğunu belirttiği, tacirin ticari defter ve belgeleri ile ilgili zayi belgesi verilmesini talep edebilmesi için saklamakla yükümlü olduğu defter ve belge olması gerekir. Bu nedenle öncelikle tacirin bu defterinin olup olmadığının ve saklama yükümlülüğünün yerine getirip getirmediğinin irdelenmesi zorunludur. Zira, tacirin 82/7 maddesinden yararlanabilmesi için öncelikle bu defterlerin var olduğunun ıspatlanması ve defterlerin korunması amacıyla gereken dikkati ve özeni göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelmiş olması gereklidir. Kanun hükmünün içeriği incelendiğinde, kaçınılmaz bir halin varlığının arandığı açıktır. Kaçınılmazlık, mutlak ve objektif bir kavramdır. Yani alınan tüm tedbirler, sahip olunan tüm imkana ve araca rağmen, mücbir sebep teşkil eden olayın defterlerin ziyaına neden olması engellenememelidir.
Davacının zayi talebi yönünden kanun koyucunun örnekleme yolu ile saymış olduğu haller gözetildiğinde; sadece "şirketin adresinde kaybolmuştur" şeklindeki soyut beyanı ve bu beyan doğrultusunda yaptığı kolluk başvurusunun defterlerin zayi olmasında doğal afet, hırsızlık, yangın, su baskını, olanağüstü hal gibi davacının iradesi dışında meydana gelen hallerin mevcut olmadığı, salt kaybolma halinin TTK'nın 82/7 maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, kanun koyucunun amacına da aykırı olduğu, bu şartlarda davacının TTK gereği saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler açısından, gerekli dikkat ve özeni göstermediği, basiretli bir tacir gibi davranmadığı kanaatine de varılmakla zayi talebi yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Aynı yönde ....)
Davanın REDDİNE,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)