7. Hukuk Dairesi 2025/1559 E. , 2025/5481 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ve dava dışı ... ...'ün kardeş olduklarını, dava konusu 1 35... parsel sayılı taşınmaza ilişkin anneleri ...'ın sağlığından düzenlenen.... Noterliğinin 22.06.2000 tarih ve ... yevmiye numaralı karşılıklı muvafakatnameyle ..., ..., ... ve ...'ın ortak imzasıyla özel parselasyon yapılarak her birinin kullanacağı alanın belirlendiğini, bu şekilde düzenlenen noter evrakındaki ekli krokiye göre "B" ile işaretlenen 1.250 m²'lik alanın davacı ...'ün olduğunu, ayrıca annesi ...'ın vefat etmesi nedeniyle "A" alanında kalan ve ...'a ait olan alandan ...'ün 1/3 miras payına düşen kısmın da davacı ...'e verilmesi gerektiğini, ancak bu alanların davalı tarafından davacıya kullandırılmadığını, bu kısımların boş olarak davacıya teslimi için davalıya çekilen ihtarnameye bir cevap verilmediğini belirterek davacının fiilen taksim edilen boş arsası üzerinde davalının müdahalesinin (el atmanın) önlenmesine, arsanın zilyetliğinin boş olarak davacıya teslimine, dava konusu 1 35... parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında imzalanan.... Noterliğinin 22.06.2000 tarih ve ... yevmiye numaralı taksim paylaşım planına göre taksimine, haritada "B" olarak işaretlenmiş boş arsanın ve annesi ...'ın miras payından davacıya gelen payın "B" olarak belirlenen alana eklenerek fiilen taksimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davanın, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 693/2 hükmü kapsamında taşınmazın kullanımının yer itibariyle hükmen belirlenmesi istemine ilişkin olduğu; davacı tarafın, 1 35... parsel sayılı taşınmazda taksim planına göre davacıya düşen kısma ve davacının murisi...'ye isabet eden kısma, el atmanın önlenmesi ile fiili taksimde annesine isabet eden alandan kendi miras payına isabet eden kısmın fiili taksim planı ile davacıya bırakılan kısma ilavesi suretiyle fiili taksimin düzenlenmesini talep ettiği; 1 35... parsel sayılı ev, dükkân ve ahır ve bahçe vasıflı ve 1 35... parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın 1/4 er hisse ile ... adına kayıtlı olduğu, .... Noterliğinde düzenlenen 22.06.2000 tarih ve ... yevmiye numaralı, eski 85 parsel ve 1009 parsel için düzenlenen muvafakatname ve ekindeki özel ifraz krokisinde "A" ile gösterilen kısım 4860,00 m²'nin ... ve ... 'a, "B" ile gösterilen kısım 1250,00 m²'nin... (...)e, "C" ile gösterilen kısım 1250,00 m²'nin ise ...'a ait olduğu,
1.Dava konusu 1 35... ve 2 parselin tamamı tel, çit ve galvanizli sac ile çevrilmiş olduğundan, davacının fiili taksimde kendisine bırakılan yeri kullanma imkanının davacı tarafından ortadan kaldırıldığı, bu nedenle bu yer fiili taksimde davacıya bırakılmış olduğundan, davalının bu yere bütün olarak el attığının kabul edilerek haksız elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerektiğine,
2.
Bilirkişi raporunun ekindeki krokide ve fiili taksim planında "A" harfi ile gösterilen kısımda davacının annesinden gelen miras payı bulunmakla birlikte, taşınmaz bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının payına karşılık fiili taksimde kendisine bırakılan yer bulunduğundan, ezcümle davacının payına karşılık çekişmesiz olarak kullanabileceği yer bulunduğundan davacının kroki ve taksim planında "A" harfi ile gösterilen alanda annesinden gelen miras payına ilişkin açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı bulunmadığı, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiğinden davacının bu yere ilişkin el atmasının önlenmesi isteminin reddine,
Davacının, fiili taksimde davalı ve annesine bırakılan yerde, annasinden gelen miras payı kadar olan kısmın fiili taksimde kendisine bırakılan kısma eklenmesine ilişkin talebinin 4721 sayılı Kanun'un 693/2 hükmü kapsamında kaldığı, davalının kullanımındaki "A" harfi ile gösterilen yerin davacıya bırakılan "B" harfi ile gösterilen yerin bitişiğinde davalıya ait ahır ve samanlık olarak kullanılan yapı bulunmakta olup 138,50m²lik kısmının davacıya bırakılan yere taşkın olduğu, davalının bu yeri kendisine bırakılan yer olması nedeniyle besicilik faaliyeti için kullanmakta olduğu, yapının besicilik faaliyeti için zaruret arz etmesi ve kaldırılmasının faaliyetin sekteye uğramasına ve davalı için aşırı külfet doğuracak olması nedeniyle, taşınmazda gerek C harfi ile gerekse A harfiyle gösterilen kısımdan davacının kullanımına bırakılan B harfi ile gösterilecek alana fiili kullanım tesisi için alan eklenmesinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle davacının 4721 sayılı Kanun'un 693/2 hükmü kapsamında kalan talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve 4721 sayılı Kanun'un 693/2 hükmü kapsamında taşınmazın kullanımının yer itibariyle hükmen belirlenmesini isteğine ilişkin olduğu; dava konusu taşınmazda yapılan 22/A maddesi çalışması sonucu oluşan yüzölçüm miktarına göre, taraflar arasında düzenlenen fiili taksime ilişkin kroki şeklen uygulandığında davacının kullanımına bırakılan alana davalının müdahalesinin bulunduğu gözetilerek bu alana yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi; davacının annesine bırakılan alandan miraspayına karşılık gelen yerin fiilen kendisine bırakılan alana eklenmesi suretiyle fiili paylaşımın yapılması yönündeki talebinin 4721 sayılı Kanun'un 693/2 hükmünde aranan koşulların oluşmadığı gözetilerek reddine karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşkın yapı bedeli üzerinden yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği halde fazladan harç ve yargılama giderine hükmedildiğini, taşınmazın fiili durumu gereği fiili paylaşımın mümkün olmadığını, taksim sözleşmesinin hakkaniyete uygun olacak şekilde yeniden güncellenmesi ve uyarlanması gerektiğini, dava dışı olan bir başka kardeşin de tapuda hissesi olduğu göz önüne alındığında tüm hissedar ve mirasçıların rızası olmadıkça taşınmazın bölünemeyeceğini, el atmanın önlenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; "b2" olarak gösterilen bölümü ile ilgili davanın kabulüne karar verilip "F" harfi ile gösterilen bölüm hakkında ret kararı verilmesinin kendi içinde çelişkili olduğunu, "F" harfi ile gösterilen alanda davalıya ait sundurma tarzı bir yapı bulunduğunun tespit edildiğini, sundurmanın sökülebilir bir yapı olması nedeniyle söktürülmesine karar vermek yerine davacının işgale katlanmasına kararı verilmesinin 4721 sayılı Kanun'un 693/2 hükmüne uygun bir çözüm olmadığını, bilirkişi raporunda hesap hatası bulunduğunu, fazla yatırılan harcın iadesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve 4721 sayılı Kanun'un 693/2 hükmü kapsamında taşınmazın kullanımının belirlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı davacı taraftan tam alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.