Esas No
E. 2023/40
Karar No
K. 2025/631
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/40 Esas
KARAR NO: 2025/631
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/09/2022
KARAR TARİHİ: 26/06/2025

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/11/2022 tarih... Karar Yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili il... Adi Ortaklığı arasında 20.04.2016 tarihli Elektrik İşleri İmalatı sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca; sözleşmenin konusunun davalının taahhüdü altında... Projesinin elektrik işlerinin müvekkil tarafından yapılması olduğu, sözleşme bedelinin KDV hariç 5.909.173,80 TL olduğunu, işin süresinin yer tesliminden itibaren 14 ay olduğunu, müvekkilinin, sözleşme kapsamında ve sözleşme kapsamında olmayan üstlendiği bütün işleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, sözleşmenin ifası esnasında davalı tarafından sözleşme dışı imalatların yapılmasının da talep edildiğini, iş hacminin arttırıldığını, birimlerin değiştiğini, sözleşme konusu ve üstlenilen elektrik işlerinden ziyade sözleşme konusu olmayan imalatların özellikle talep edildiğinin iş hacminin çok artmasına neden olduğunu, buna karşın müvekkilinin işbu sözleşme dışı imalatları da davalının isteği doğrultusunda yerine getirdiğini, müvekkilinin sadece üstlenmiş olduğu elektrik işlerini değil, mantolama, dış cephe sıva ve boyama işlerini de yaptığını, müvekkilinin, proje kapsamında sözleşme dışı imalatları da üstlendiğinin davalının yazılı beyanları ile de sabit olduğunu, Karşıyaka... Noterliği'nin 10.01.2017 tarihli... yevmiye numaralı ihtarının içerisinde diğer imalat kalemlerinin davalılarca açıkça kabul ve beyan edildiğini, zaten şimdiye dek davalılar tarafından sözleşmenin cezalarla ilgili veya sözleşmenin feshi ile ilgili maddelerinin işletilmemiş olmasının da işin süresinde ve sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlandığına fiili karine olduğunu, sözleşme içi imalat bedellerinden dolayı da müvekkilinin davalılardan alacağının bulunduğunu, davalılar tarafından keyfi şekilde ödemelerde kesintiler ve gecikmeler yapıldığını, davalılar tarafından bütün ödemelerin zamanında yapılmaması ya da keyfi kesintiler yapılmasından dolayı elektrik işleri imalatlarından dolayı dahi müvekkilinin ne kadar alacağının olduğu, hangi alacağının hangi zamanda muaccel olduğunu faiz alacağının belirlenemediğini, hatta davalılar tarafından müvekkiline bilgi belge dahi verilmediğini, müvekkil tarafından şimdiye dek kendilerinden, alacaklarının hesaplanarak ödenmesi için sürekli talepte bulunulduğunu, davalılar hakkında icra takipleri dahi başlatılmış olmasına karşın davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla, davanın kabulü ile...Projesinden dolayı müvekkilinin bakiye imalat bedeli alacağının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak iş teslimi/temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşetereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı Davalı...Taahhüt Mühendislik Limited Şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; Adi Ortaklığı oluşturan davalı şirketler ile davacı arasında akdedilen 20/04/2016 tarihli Elektrik İşleri imalatı sözleşmesi ile 18/05/2016 tarihli Zeyilname gereğince yetkili yer mahkemesinin İZMİR olarak belirlendiğini, davaya bakmaya yetkili yerin İzmir Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple yetki itirazları doğrultusunda karar verilmesi talep ettiklerini, sözleşme, zeyilname ve ekinde ayrıntılı olarak düzenleşmiş keşif zaptları gereğince üstlenilen imalat ve işlerin belirli olduğunu, bu doğrultuda davacı tarafın, kendi ticari defter kayıtları, cari hesabından ne kadar alacaklı olduğunun tespit edebildiğini, davacı ilk olarak Karşıyaka... İcra Müdürlüğünün...

E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi yaptığını, muhtelif tarihli faturalardan kaynaklı cari hesap ekstresini de takibe dayanak belge olarak ödeme emrinin ekinde tebliğ ettiğini, icra takibine, borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, İcra Müdürlüğünce yetkisizlik kararı verildiğini, sonrasında İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün...

E. Sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, iş bu ödeme emrine de itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, sözkonusu icra takiplerinden de anlaşılacağı üzere davacı tarafın asgari alacak miktarını kendi ticari defter ve kayıtlarından asgari olarak biliyorken veya bilebilecek durumdayken harca esas bedeli fahiş düşük göstererek belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararın olmadığını, bu sebeplerle öncelikle hukuki yarar, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, mahkemece aksi kanaat edilmesi durumunda harca esas bedelin tamamlanması yönünde davacı tarafa süre verilmesini, eser sözleşmelerinden kaynaklı alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabi olup zamanaşımına uğramış alacakları yönünden itiraz ettiklerini, taraflar arasında akdedilen sözleşme konusunun müteahhitin taahhüdü altında...projesinin sözleşme ekinde düzenlenen belgede detay kalemleri açıklanan elektrik işlerinin “anahtar Teslim Götürü Bedel” esasına göre yapılması olduğunu, sözleşme bedelinin KDV hariç 5.909.173,80-TL olduğunu, davacı yanın dava dilekçesi ekinde sunduğu sözleşme sonrasında sözleşme bedeli üstlenilen işlerin kapsamı azalmış taraflar arasında imzalanan zeyilname ile değiştirildiğini, başlangıçta her ne kadar...Projesinde ki tüm blokların elektrik işlerinin yapılmasında anlaşılmışsa da sonrasında taraflar arasında imzalanan zeyilname ile ana sözleşme tadil edildiğini ve sadece B- blokların elektrik işlerinin yapılması hususunda anahtar teslim götürü bedel esasına göre 3.194.908,87- TL bedel ile anlaşıldığını, diğer blokların ise bir başka şirkete,...ŞİRKETİNE taşere edildiğini, davacı taraf ile davalı Adi Ortaklığı oluşturan şirketler arasında davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi dış cephe, sıva, boya ve mantolama sözleşmesi akdedilmediğini, taraflar arasında akdedilen ana sözleşmenin 9. Maddesi gereğince işin süresinin alt yükleniciye yer teslimi yapılmasından itibaren 14 ay olarak belirlendiğini, İşin süresinin her şartta 30.06.2017’yi geçemeyeceğinin kararlaştırıldığını, oysa ki; davacı tarafın işi süresinde eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edemediğini, taraflar arasında akdedilen ana sözleşme ve zeyilname gereğince; yer tesliminin 20/04/2016 tarihinde yapıldığını, ilk hakedişin 20/05/2016 tarihinde ödendiğini, ancak sözleşmede ve yer teslim tutanağında kararlaştırılan 14 aylık sürede işin bitirilemediği, teslimin gerçekleşmediği, davacı tarafın 19 numaralı son hakedişi, ticari defter ve kayıtlara göre 22/03/2018 tarihinde ödendiğini, neticede üstlenilen işlerin tesliminde yaklaşık dokuz aylık bir gecikme yaşandığını, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa keşide edilen ihtarnamede sözleşmenin konusu hakkında sehven maddi hata yapıldığını, İş bu ihtarnameye rağmen davacı taraf ana sözleşmede belirtilen kapsamda ki işi her şartta 14 ayı geçmeyecek şekilde yapacağını taahhüt etmişse de üstlenilen işin kapsamının azalmış olmasına rağmen süresinde eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edemediğini, ihtar gereğini de netice itibariyle zamanında yerine getirmediğini, davalı adi ortaklığı oluşturan şirketlerin davacı taraftan gecikme cezasından kaynaklanan alacağının mevcut olduğu, bu durumda davacı tarafın davalı şirketlere borcu olduğunun aşikar olduğu, bu sebeple mahkemece gecikme cezasının hesaplanarak iş bu dava dosyasında alacağı olduğu iddia edilen bedelden takas ve mahsubunu talep etme zorunluluklarının doğduğunu, davacı yanın sözleşmede üstlendiği işlerin her aşamasında eksik ve ayıplı işler yaptığını, inşaat alanında çalışma yaparken diğer inşaat işlerine de zarar verdiğinin tutanak altına alınarak fotoğraflandırıldığını, tüm bu hususlara rağmen taraflar arasında akdedilen zeyilname ile belirlenen bedel+ kdv'nin tamamının davacı tarafa ödendiğini, her ay hakedişlerinden yapılan % 5 teminat kesintisinin toplamı olan bedelin tamamının iş bitiminde davacı tarafa ödendiğini beyanla, öncelikle yetki itirazının kabulüne, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkemece aksi kanaat edilmesi durumunda davacı tarafın tacir olması sebebiyle ticari defter kayıtları üzerinden asgari alacak miktarını bilmesinden sebeple düşük gösterilen harca esas bedelin artırılmasına ve harcın ikmaline karar verilmesine, zamanaşımı itirazımızın kabulüne, davanın esastan reddine, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı şirketin alacağı olduğu tespiti halinde mahkemece 20/04/2016 tarihli eser sözleşmesi gereğince uygulanacak gecikme cezasının hesaplanarak iş bu dava dosyasında alacağı olduğu iddia edilen bedelden takas ve mahsup defi itirazımızın mahkemece kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; adi ortaklık ile davacı şirket arasında imzalanan 20.04.2016 tarihli Elektrik İşleri İmalatı Sözleşmesi ve 18.05.2016 tarihli zeyilnamede 'Taraflar arasındaki uyuşmazlıkların İzmir Mahkemeleri ve İcra Dairelerinde çözüleceği kararlaştırılmış olması nedeniyle davaya bakmaya yetkili mahkeme İzmir Mahkemeleri olduğunu, davacının üstlendiği ve üstlendiğini iddia ettiği imalat ve işler 20.04.2016 tarihli ana sözleşme ve 18.05.2016 tarihli zeyilnameye dayanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesine göre eser sözleşmesi nedeniyle hak talepleri 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan davacının iddia ettiği alacağa ilişkin zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı şirket ile davalı adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında imzlaanan 20.04.2016 tarihli sözleşme ve 18/05/2016 tarihli zeyilname ve ekinde yer alan keşif zaptları uyarınca davacı tarafından yapılması üstlenilen işler ve imalatların belli olduğunu, alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu doğrultuda davacı tarafın, kendi ticari defter belge ve kayıtları ile cari hesabından alacak miktarını tespit edebilecek durumda olduğunu, davacı şirket bu davayı ikame etmeden önce Karşıyaka .... İcra Müdürlüğünü...

E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, cari hesap dökümünü de takibe dayanak belge olarak ödeme emrinin ekine eklendiğini, taraflarında icra takibine itiraz edildiğini davacı tarafından ikame edilen işbu davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan uuslden reddine, sayın mahkemeniz aksi kanaate hasıl olur ise de harca esas bedelin tamamlanması için davacı şirkete süre verilmesin gerektiğini, davacı şirket ile adi ortaklık arasında ...projesi için 20.04.2016 tarihli ve KDV hariç 5.909.173,80-TL bedelli Elektrik İşleri imalatı Eser sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile...projesinin sözleşme ekinde yer alan elektrik işlerinin yapımını üstlendiğini, taraflar arasında akdedilen zeyilname ile davacı şirketin üstlendiği işlerin kapsamının azaldığını, davacı şirket tarafından yapılması kararlaştırıltıralan ve bu kapsamda yapılacak işin kapsamı azaldığı için bedelin 3.194.908,87 TL olarak yeniden tayin edildiğini, Diğer bloklar için ise dava dışı 3.şirket ...Şirketi ile anlaşıldığını, davacı şirketin her ne kadar adi ortaklık ile dış cephe, boyama,sıva ve mantolama sözleşmesi akdedildiğini iddia etse de bu hususun kabulü tarafımızca mümkün olmadığını, sözleşmenin 9. Maddesi gereğince yapılacak olan işin süresi alt yükleniciye yer teslimi yapılmasından itibaren 14 ay olarak belirlenmiş ve işin süresinin her koşulda 30.06.2017 tarihini geçemeyeceği kararlaştırıdığını, taraflar arasında akdedilen ana sözleşme ve zeyilname uyarınca yer teslimi 20.04.2016 tarihinde yapıldığını ve alt yüklenicinin ilk hakedişi 20.05.2016 tarihinde ödendiğini, sözleşmede belirtilen 14 aylık sürede iş bitirilmediğini ve teslim yapılmadığını, davacı şirketin 19 nolu son hakedişinin ticari defter ve kayıtlara göre 22.03.2018 tarihinde ödendiğini, davacı tarafça üstlenilen işlerin bitirilmesi ve akabinde teslim edilmesinde yaklaşık dokuz aylık bir gecikme yaşandığını, adi ortaklığa dahil şirketlerden... Müh. Ltd. Şti. tarafından davacı şirkete Karşıyaka... Noterliğinin ... yevmiye numaralı, 09/01/2017 tarihli ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen davacı şirket gerekli aksiyonu almadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10. maddesinde gecikme cezası düzenlendiğini, adi ortaklığı oluşturan şirketlerin davacı şirketten gecikme cezasından kaynaklanan alacağının mevcut olması nedeniyle davanın reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde gecikme cezasının hesaplanarak işbu gecikme cezası bedelinin davacının ortaklıktan alacağı olduğu iddia edilen bedelden (alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla) takas/mahsubunu talep ettiklerini, savunarak yetki itirazlarının kabulu ile davanın reddine, mahkemenizin aksi kanaate hasıl olması durumunda düşük gösterilen harca esas bedelin artırılmasına ve harcın ikmaline karar verilmesine, zamanaşımı itirazımızın kabulüne, takas/mahsup defimizin incelemeye alınmasına ve davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...t Ve Ticaret Limited Şirketi cevap dilekçesi ile özetle; davaya baklama yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğunu, davacı şirket ile davalı adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında akdedilen 20/04/2016 tarihli ana sözleşme, 18/05/2016 tarihli zeyilname ve ekinde ayrıntılı olarak düzenleşmiş keşif zaptları gereğince üstlenilen imalat ve işler belli olduğunu, davacı tarafın , kendi ticari defter kayıtları, cari hesabından ne kadar alacaklı olduğunu tespit edebildiğini, davacının iş bu davayı ikame etmeden önce ilk olarak Karşıyaka...cra Müdürlüğünün...syası ile icra takibi yaptığını, icra dairesinin yetkine itiraz etmeleri üzerine taraflarına İzmir.... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün...

E. Sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrine de tarafımızca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, harca esas bedelin tamamlanması yönünde davacı tarafa süre verilmesine karar verilmesini , davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında;...İnşaatı projesi için 20/04/2016 tarihli Elektrik İşleri imalatı eser sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin konusunun müteahhit’in taahhüdü altında...projesinin sözleşme ekinde EK-1 olarak düzenlenen belgede detay kalemleri açıklanan elektrik işlerinin “Anahtar Teslim Götürü Bedel” esasına göre yapılması olduğunu, sözleşme bedeli KDV hariç 5.909.173,80-TL olduğunu, sözleşme bedeli üstlenilen işlerin kapsamı azaltılarak zeyilname imzalandığını, taraflar arasında akdedilen ana sözleşmenin 9. Maddesi gereğince iş’in süresi, alt yüklenici’ye yer teslimi yapılmasından itibaren 14 ay olarak belirlendiğini , davacının işi süresinde eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edemediğini, taraflar arasında akdedilen ana sözleşme ve zeyilname gereğince; yer teslimi 20/04/2016 tarihinde yapıldığını ilk hakedişi 20/05/2016 tarihinde ödendiğini ancak sözleşmede ve yer teslim tutanağında kararlaştırılan 14 aylık sürede iş bitirilememiş, teslim gerçekleşmediğini davacıya 19 numaralı son hakedişi, ticari defter ve kayıtlara göre 22/03/2018 tarihinde ödendiğini, yaklaşık dokuz aylık bir gecikme yaşandığını, müvekkili tarafından davacı tarafa keşide edilen ihtarnamede sözleşmenin konusu hakkında sehven maddi hata yapıldığı ihtarnamede özetle imalat seviyesinde geride kalındığı ve uyarılara rağmen yeterli sayıda, kalitede ve hızda iş gücüne ulaşılmadığı bu şekilde devam etmesi halinde gecikmeye bağlı ceza tahakkuku yapılacağı ve sözleşmede düzenlenen maddelerin talep edileceği, uygulanacağı ihtar edildiğini, htarnameye rağmen davacı taraf ana sözleşmede belirtilen kapsamda ki işi her şartta 14 ayı geçmeyecek şekilde yapacağını taahhüt ettiğini ancak üstlenilen işin kapsamı azalmış olmasına rağmen süresinde eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edemediğini, taraflar arasındaki sözleşmede n gecikme cezası'na ilişkin hüküm bulunduğunu, sözleşmede belirtilen diğer süreli işleri zamanında yerine getirmediği takdirde herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın, belirlenen süreleri aşan her takvim günü için 1.000 TL (Bin-TürkLirası) tutarında günlük gecikme cezası ödemeyi kabul edileceğinin belirtildiğini, gecikmenin 15 günü geçerse veya alt yüklenici'nin hal ve gidişinden iş'i yetiştiremiyeceği kanaati hasıl olursa müteahhit, gecikme cezasının yanı sıra sözleşmenin fesih ile ilgili maddelerini uygulayabileceği, işlerin bazı bölümlerini alt yüklenici adına ve hesabına kendisi yapabilir, bu bölümleri başka bir alt yüklenici’ye devredebilir müteahhit’in bu tasarrufu ile ilgili olarak alt yüklenici herhangi bir hak ve talep iddiasında bulunamayacağını, gecikme cezasının hesaplanarak iş bu dava dosyasında alacağı olduğu iddia edilen bedelden takas ve mahsubunu talep ettiklerini, gecikme cezasına ek olarak davacı yanın sözleşmede üstlendiği işlerin her aşamasında eksik ve ayıplı işler yaptığı, inşaat alanında çalışma yaparken diğer inşaat işlerine de zarar verdiğini, ileri sürerek yetki itirazlarının kabul ile, davanın usulden reddi ile zamanaşımı itirazalrının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

1.Karşıyaka Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,

2.Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,

3.Davalı...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait ticaret sicil kayıtları,

4.Davalı... Taahhüt Mühendislik Limited Şirketine ait ticaret sicil kayıtları,

5.Davalı ... ve Ticaret Limited Şirketine ait ticaret sicil kayıtları,

6.Karşıyaka ... Noterliği nezdinde 10/01/2017 tarihli...yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarnamenin muhataba tebliğine ilişkin olarak bulunan tebligat evrakı,

7.Bilirkişi heyetinin 12/02/2024 havale tarihli raporları,

8.Bilirkişi heyetinin 03/09/2024 havale tarihli ek raporları,

9.Bilirkişi heyetinin 14/03/2025 havale tarihli 2. ek raporları,

10.Sair deliller. DAVA KONUSU :

Açılan dava, davacı alt yüklenici ile işveren davalılar adi ortaklığı arasında sözleşme konusunun...Projesinin elektrik işlerinin davacı şirket tarafından yapılması, sözleşme bedelinin 5.909.173,80-TL ve sözleşme süresinin yer teliminden itibaren 14 ay olduğu 20/04/2016 tarihli Elektrik İşleri İmalatı Sözleşmesi kapsamında, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında olan ve olmayan tüm işlerin eksiksiz olarak yerine getirildiği, davacı şirketin sadece elektrik işlerini değil ayrıca mantolama, dış cephe sıva ve boyama işlerini de yerine getirdiği, sözleşme kapsamında olmayan imalat kalemlerinin davalılar adi ortaklığı tarafından kabul edildiği, sözleşmenin cezalarla ilgili veya sözleşmenin feshi ile ilgili maddelerinin işletilmemesinin işin süresinde ve sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlandığına dair fiili karine oluşturduğu, davalılar adi ortaklığı tarafından sözleşme kapsamında olan iş bedellerinin geç ödendiği ve keyfi olarak kesintiler yapıldığı, sözleşme kapsamında olan ve olmayan ancak davacı şirket tarafından tamamlanan işlerden kaynaklı olarak davacı şirketin davalılar adi ortaklığından alacağı bulunduğu iddiası çerçevesinde sözleşmede yer alan ve sözleşme haricinde olan iş ve işlemlerin bedellerinin davalılardan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Taraflar arasında...Projesi kapsamında elektrik işlerinin davacı şirket tarafından yapılması hususunda imzalanan 20/04/2016 tarihli Elektrik İşleri İmalatı Sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddeleri anlamında eser sözleşmesi niteliği arz etmektedir.

Taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin niteliği itibariyle eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir. Eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir. Burada sözleşme yapılmasının nedeni belli bir sonucun ortaya çıkmasıdır. Eser yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek sarfı ile gerçekleşen sonuç olup, yüklenici eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır.

Diğer yandan yüklenicinin borçları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 471. maddesinde; ''Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiş olup, yüklenici olan hekimin de bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere edimini sadakat ve özenle ifa etmek yükümlülüğü bulunmaktadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunda benzer alanlardaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kuralların esas alınacağı da açıklanmıştır. Yine eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmiş sayılmalıdır.

Eserin; sözleşmede kararlaştırılan niteliklerine ya da işsahibinin beklediği amaca uygun olmaması veya lüzumlu bazı vasıflardan bir ya da birkaçının bulunmaması halinde, ayıplı ifa edildiğinin kabulü gerekir. Ayıp, Kanun ya da sözleşme hükümleri gereğince bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.

Yüklenici, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak imalını yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda açık ayıplarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474., gizli ayıplarda ise 477. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde aynı Kanun'un 475. maddesinde tanınan haklardan yararlanabilir. Ancak, 475. madde gereğince eser sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanayamacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa eser sahibi bu eseri kabulden kaçınabilir. Ne var ki eserdeki kusur veya sözleşmeye aykırılık yukarıda belirtilen ölçüde önemli değilse eser sahibi eserin değerindeki eksiklik oranında bedeli indirebilir. Eğer kusurların giderilmesi büyük harcama gerektirmiyorsa yükleniciyi onarıma zorlayabilir. Ancak 475. maddede eser sahibine tanınan haklardan birini kullanabileceği mahkemece uzman bilirkişi aracılığı ile yaptıracağı inceleme sonucu ayıbın derecesi belirlenmek sureti ile takdir olunur.

Kural olarak eser sözleşmesinde ayıbın varlığı her türlü delil ile kanıtlanabilir. (Yargıtay 15. HD 06/02/2002 tarih 4689/546 vb. kararlar) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi hükmü gereğince iş sahibi eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Sonradan ortaya çıkan gizli ayıplarda ise iş sahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır. Aksi takdirde iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır ve 475. maddesi hükmünden yararlanamaz. Ne var ki sözleşmede eser için garanti verilmiş ise ayıp ihbarı sürelerine bakılmaksızın 475. madde hükümlerinden yararlanma olanağı mevcuttur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.

Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.

Davacı vekilinin, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulundukları yeri 06/05/2023 havale tarihli dilekçesinde mahkememize bildirildiği göz önünde bulundurularak, davacı vekiline davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya bulundukları yeri bildirmek üzere yeniden süre verilmesine yer ve gerek olmadığına karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı ...Limited Şirketi vekiline, davalı...Ve Ticaret Limited Şirketi vekiline ve davalı... Ve Ticaret Limited Şirketi vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı adi ortaklığa ait ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde davalı ... Limited Şirketi vekiline, davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekiline ve davalı... Ve Ticaret Limited Şirketi vekillerince davalı adi ortaklığa ait ticari defterlerin mahkememize sunulmaması veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin mahkememize bildirilmemesi durumunda, söz konusu ticari defter ve belgelere delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacakları ihtar edilmiş, davalı ...Taahhüt Mühendislik Limited Şirketi vekilinin davalı adi ortaklığına ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirdiği görülmüştür.

Davaya konu edilen iddia ve savunmalar ile tarafların haklılıklarının belirlenebilmesi amacıyla, davaya konu ''...' adresinde bulunan...isimli sitenin bulunduğu mahalde 13/10/2023 günü saat 10:00 itibariyle keşif icrasına karar verilmiş olup, keşfin icrası akabinde dosyanın keşif sırasında refakate alınacak elektrik elektronik alanında uzman bilirkişi ve inşaat mühendisi bilirkişi ile heyete sonradan eklenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında tanzim olunan 20/04/2016 tarihli Elektrik İşleri İmalatı Sözleşmesi ile 18/05/2016 zeyilname, Karşıyaka.... Noterliğinin 10/01/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin muhataba tebliğine ilişkin tebligat evrakı, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait ticari defter ve belgeler, tanık beyanları, keşif tutanağı ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebepten kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında tanzim olunan 20/04/2016 tarihli Elektrik İşleri İmalatı Sözleşmesi ile 18/05/2016 zeyilname başlıklı belgede alt yüklenici olan davacı şirkete verilen işi mahiyetinin ne veya neler olduğu, sözleşme bedellerinin ne kadar olduğu, sözleşmelerde yer alan işlerin kalem kalem hangi işlerden ibaret olduğu, sözleşme ve zayilnamede kararlaştırılan işler haricinde davacı şirketin...isimli projede başkaca bir iş yapıp yapmadığı, yapmış ise sözleşme dışı işlerin ne veya nelerden ibaret olduğu, zeyilname düzenlenmesi ile davacı şirkete verilen işin artıp artmadığı, azalıp azalmadığı, iş kapsamında davalı adi ortaklık tarafından hakediş düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise hakediş bedellerinin davacı şirkete ödenip ödenmediği, kısmi ödeme var ise ne kadarlık kısmının ödendiği, ne kadarlı kısmının ödenmediği, davacı şirket tarafından işin sözleşmede belirlenen teknik ve sair koşullara uygun olarak yerine getirilip getirilmediği, işin teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise süresinde teslim edilip edilmediği, davacı şirket tarafından yapılan işlerde ayıp bulunup bulunmadığı, var ise ayıbın mahiyetinin ne olduğu (açık-gizli), taraflar arasında tanzim olunan 20/04/2016 tarihli Elektrik İşleri İmalatı Sözleşmesi ile 18/05/2016 zeyilname çerçevesinde işin bir başka üçüncü firmaya taşere edilip edilmediği, davacı şirket tarafından tamamlanan iş oranının ve bu kapsamda hak edilen iş bedelinin ne kadar olduğu, davacı şirketin sözleşme içi işlerden dolayı davalı adi ortaklıktan ne kadar alacaklı olduğu, davalı adi ortaklık tarafından davacı şirketin hakedişlerinden kesinti yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne kadar bedel mukabilinde kesinti yapıldığı, yapmış ise davacı şirketin sözleşme dışı işlerden dolayı davalı adi ortaklıktan ne kadar alacaklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı şirketin gecikmeye düşüp düşmediği, düşmüş ise ne kadar süre ile gecikmeye düştüğü, taraflar arasındaki sözleşme ve zeyilname hükümleri uyarınca davalı adi ortaklığın davacı şirketten gecikme cezası talep edip edemeyeceği, edebilecek ise hangi miktarda gecikme cezası talep edebileceği hususları ile sair hususların belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 12/02/2024 tarihli raporlarında sonuç olarak; 27.10.2023 tarihinde mahallinde yapılan keşif sırasında davacı şirket tarafından Zeyilname sözleşmesi kapsamında yapıldığı belirtilen işlerin incelenmesi amacıyla söz konusu sitede gerekli tespitler yapılmış olup, söz konusu işin yapım sözleşmesinin 20.04.2016 tarihli olduğu, sözleşme süresinin de 30.06.2017 tarihi itibariyle dolduğu göz önünde tutulduğunda 27.10.2023 keşif tarihi itibariyle ihale kapsamındaki B bloktaki tüm taşınmazlarda kat maliklerin ikamet ediyor olması nedeniyle herhangi bir inceleme ve tespit yapılamadığı, davacı firmanın Kanuni ve Yardımcı defter kayıtlarına göre, 20.09.2022 dava tarihi itibariyle davacı...A.Ş. nin davalı... Ortaklığı Firmasından 109.565,36 TL alacaklı olduğu, davalı firmanın Kanuni ve Yardımcı defter kayıtlarına göre, 20.09.2022 dava itibariyle davacı... A.Ş.'nin davalı... firmasından 75.365,35 TL alacaklı olduğu, hangi tarafın defter kayıtlarına göre karar oluşturulacağı ve davacı firmanın davalı firmadan ne kadar alacaklı olduğuna veya alacaklı olmadığına karar verilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu mütalaa etmişlerdir.

28/05/2024 tarihli duruşmanın 1 numaralı ara kararı gereğince; dosyanın 12/02/2024 havale tarihli raporu tanzim eden bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin beyan ve itirazları ayrı ayrı ve açık bir şekilde değerlendirilmek ve karşılanmak suretiyle düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulmasının istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 02/09/2024 tarihli ek raporlarında sonuç olarak; taraf vekillerinin kök rapora ilişkin itirazları tek tek değerlendirilmiş olup, kök raporda değişiklik yapmayı gerektirir bir durum tespit edilmediğini mütalaa etmişlerdir.

Davacı vekiline, davacı şirkete ait daha önceden incelenemeyen 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılına ilişkin ticari defter ve belgeleri üzerinde gerçekleştirilen vergi incelemesinin tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise davacı şirkete ait 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılına ilişkin ticari defter ve belgelerinin nerede bulunduğu hususunda yazılı beyanlarını mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilerek, davacı şirkete ait 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılına ilişkin ticari defter ve belgeleri üzerinde gerçekleştirilen vergi incelemesinin tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise davacı şirkete ait 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılına ilişkin ticari defter ve belgelerinin nerede bulunduğu hususunda yazılı beyanların verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunulmaması durumunda ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ve dosyanın mevcut durumuyla değerlendirileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilince defterlerin dava dışı üçüncü kişide olduğu ve sunulamadığının bildirildiği görülmüştür.

09/01/2025 tarihli duruşmanın 2 numaralı ara kararı gereğince; dosyanın 12/02/2024 havale tarihli raporu ve 03/09/2024 havale tarihli ek raporu tanzim eden bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin beyan ve itirazları ayrı ayrı ve açık bir şekilde değerlendirilerek ve davacı şirkete ait 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılına ilişkin ticari defter ve belgeler incelenerek, özellikle davacı vekili tarafından itiraz dilekçesinde bildirilen virman işlemleri ile gözetilecek sair hususlar çerçevesinde taraflara ait ticari defter ve belgeler arasındaki farklılığın hangi sebeplerden kaynaklandığı, davalılar vekillerince bildirilen hakediş raporları ile kesin ve geçici kabul tutanakları çerçevesinde davacı tarafından yüklenilen işin hangi tarihte teslim edildiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı şirketin gecikmeye düşüp düşmediği, düşmüş ise ne kadar süre ile gecikmeye düştüğü, taraflar arasındaki sözleşme ve zeyilname hükümleri uyarınca davalı adi ortaklığın davacı şirketten gecikme cezası talep edip edemeyeceği, edebilecek ise hangi miktarda gecikme cezası talep edebileceği, neticeten davacı şirketin davalı adi ortaklıktan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu hususlarının belirlenmesi suretiyle düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulmasının istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 14/03/2025 tarihli ek raporlarında sonuç olarak; taraf vekillerinin 16.07.2024 tarihli ek rapora ilişkin itirazları tek tek değerlendirilmiş olup, kök raporda değişiklik yapmayı gerektirir bir durum tespit edilmediğini mütalaa etmişlerdir. Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir ve Türk Hukuk Lûgatında “kanıtlama, tanıtlama” olarak ifade edilmektedir (Türk Hukuk Lügatı, Ankara 2021, Cilt I, s. 595). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187/1. maddesi; ''İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, 03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukukî sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir.

Diğer taraftan hâkim kural olarak, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.'' şeklinde hüküm altına alınmıştır.

Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir Bu hüküm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde yer alan: ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." ifadesine paralel olarak düzenlenmiştir.

Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca 20/04/2016 tarihli Elektrik İşleri İmalatı Sözleşmesi kapsamında, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında olan ve olmayan tüm işlerin eksiksiz olarak yerine getirildiği, davacı şirketin sadece elektrik işlerini değil ayrıca mantolama, dış cephe sıva ve boyama işlerini de yerine getirdiği, sözleşme kapsamında olmayan imalat kalemlerinin davalılar adi ortaklığı tarafından kabul edildiği hususlarında ispat yükünün davacı taraf üzerinde, işin geciktiği, iş sırasında davacı tarafça diğer işlere zarar verildiği, bu kapsamda davalı adi ortaklığın cezai şart alacağının doğduğu iddiaları yönünden ise ispat yükünün davalı taraf üzerinde bulunduğu izahtan varestedir.

Tarafların ticari defter kayıtlarında proje bazında kayıt bilgisine yer verilmediği, dava konusu işin yapılması noktasında geçici veya kesin kabul tutanakları ve hakediş belgelerinin ibraz edilmediği, keşif tarihinde tamamlanan ve kullanım halinde olan, yapım esnasında alınmış bilirkişi tespit raporu veya işin yapım tarihi süresince iş ilerleme seviyesini gösteren görüntü, fotoğraf vb. kanıtların bulunmadığı, yine sözleşme dışı işlerin davacı tarafça yerine getirildiğine dair herhangi yazılı bir delil sunulmadığı gözetildiğinde, davacı tarafın sözleşme dışı olarak mantolama, dış cephe sıva ve boyama işlerini de yerine getirdiği, sözleşme kapsamında olmayan imalat kalemlerinin davalılar adi ortaklığı tarafından kabul edildiği hususlarını, davalı tarafın ise işin geciktiği, iş sırasında davacı tarafça diğer işlere zarar verildiği, bu kapsamda davalı adi ortaklığın cezai şart alacağının doğduğu iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı, ayrıca mahiyeti itibarıyla tazminat olan gecikme cezasının talep eden tarafça belirli bir şekilde talep edilmesi gerektiği, yalnızca varlığı iddia edilerek gecikme cezasının belirlenmesinin mahkemeden talep edilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.

Taraflara ait ticari defter ve belgeler incelendiğinde, davacı firmanın ticari defter kayıtlarına göre 20.09.2022 dava tarihi itibarıyla davalı adi ortaklıktan 109.565,36-TL alacaklı olduğu, davalı adi ortaklığın ticari defter kayıtlarına göre ise, 20.09.2022 dava itibarıyla davacı şirkete 75.365,35-TL borçlu olduğunun yer almakta olduğu gözetildiğinde, gerçekleştirildiği sabit olan sözleşme kapsamındaki işler açısından davacı şirketin davalı adi ortaklıktan 75.365,35-TL tutarında alacaklı olduğunun ispatlandığı tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Karşıyaka Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde, ... vergi numaralı ... ve İnşaat Sanayi Ticaret ve Dış Ticaret Anonim Şirketine ait ticaret sicil kayıtları, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde, ... vergi numaralı... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait ticaret sicil kayıtları, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde, ... vergi numaralı... Limited Şirketine ait ticaret sicil kayıtları, Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde, ...vergi numaralı... Limited Şirketine ait ticaret sicil kayıtları,

Karşıyaka... Noterliğine müzekkere yazılarak, 10/01/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarnamenin muhataba tebliğine ilişkin tebligat evrakı,

Bilirkişi heyetinin 12/02/2024 havale tarihli bilirkişi raporu, bilirkişi heyetinin 03/09/2024 havale tarihli bilirkişi ek raporu, bilirkişi heyetinin 14/03/2025 havale tarihli bilirkişi 2.ek raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın, davacı alt yüklenici ile işveren davalılar adi ortaklığı arasında sözleşme konusunun...Projesinin elektrik işlerinin davacı şirket tarafından yapılması, sözleşme bedelinin 5.909.173,80-TL ve sözleşme süresinin yer teliminden itibaren 14 ay olduğu 20/04/2016 tarihli Elektrik İşleri İmalatı Sözleşmesi kapsamında, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında olan ve olmayan tüm işlerin eksiksiz olarak yerine getirildiği, davacı şirketin sadece elektrik işlerini değil ayrıca mantolama, dış cephe sıva ve boyama işlerini de yerine getirdiği, sözleşme kapsamında olmayan imalat kalemlerinin davalılar adi ortaklığı tarafından kabul edildiği, sözleşmenin cezalarla ilgili veya sözleşmenin feshi ile ilgili maddelerinin işletilmemesinin işin süresinde ve sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlandığına dair fiili karine oluşturduğu, davalılar adi ortaklığı tarafından sözleşme kapsamında olan iş bedellerinin geç ödendiği ve keyfi olarak kesintiler yapıldığı, sözleşme kapsamında olan ve olmayan ancak davacı şirket tarafından tamamlanan işlerden kaynaklı olarak davacı şirketin davalılar adi ortaklığından alacağı bulunduğu iddiası çerçevesinde sözleşmede yer alan ve sözleşme haricinde olan iş ve işlemlerin bedellerinin davalılardan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, 20/04/2016 tarihli Elektrik İşleri İmalatı Sözleşmesi kapsamında, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında olan ve olmayan tüm işlerin eksiksiz olarak yerine getirildiği, davacı şirketin sadece elektrik işlerini değil ayrıca mantolama, dış cephe sıva ve boyama işlerini de yerine getirdiği, sözleşme kapsamında olmayan imalat kalemlerinin davalılar adi ortaklığı tarafından kabul edildiği hususlarında ispat yükünün davacı taraf üzerinde, işin geciktiği, iş sırasında davacı tarafça diğer işlere zarar verildiği, bu kapsamda davalı adi ortaklığın cezai şart alacağının doğduğu iddiaları yönünden ise ispat yükünün davalı taraf üzerinde bulunduğu, tarafların ticari defter kayıtlarında proje bazında kayıt bilgisine yer verilmediği, dava konusu işin yapılması noktasında geçici veya kesin kabul tutanakları ve hakediş belgelerinin ibraz edilmediği, keşif tarihinde tamamlanan ve kullanım halinde olan, yapım esnasında alınmış bilirkişi tespit raporu veya işin yapım tarihi süresince iş ilerleme seviyesini gösteren görüntü, fotoğraf vb. kanıtların bulunmadığı, yine sözleşme dışı işlerin davacı tarafça yerine getirildiğine dair herhangi yazılı bir delil sunulmadığı gözetildiğinde, davacı tarafın sözleşme dışı olarak mantolama, dış cephe sıva ve boyama işlerini de yerine getirdiği, sözleşme kapsamında olmayan imalat kalemlerinin davalılar adi ortaklığı tarafından kabul edildiği hususlarını, davalı tarafın ise işin geciktiği, iş sırasında davacı tarafça diğer işlere zarar verildiği, bu kapsamda davalı adi ortaklığın cezai şart alacağının doğduğu iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı, ayrıca mahiyeti itibarıyla tazminat olan gecikme cezasının talep eden tarafça belirli bir şekilde talep edilmesi gerektiği, yalnızca varlığı iddia edilerek gecikme cezasının belirlenmesinin mahkemeden talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacı firmanın ticari defter kayıtlarına göre 20.09.2022 dava tarihi itibarıyla davalı adi ortaklıktan 109.565,36-TL alacaklı olduğu, davalı adi ortaklığın ticari defter kayıtlarına göre ise, 20.09.2022 dava itibarıyla davacı şirkete 75.365,35-TL borçlu olduğunun yer almakta olduğu gözetildiğinde, gerçekleştirildiği sabit olan sözleşme kapsamındaki işler açısından davacı şirketin davalı adi ortaklıktan 75.365,35-TL tutarında alacaklı olduğunun ispatlandığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer alan bakiye alacak miktarının ise ispatlanamadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, sözleşme kapsamında yapılan işler yönünden davacı tarafça belirtilen dava değeri ile bağlı kalınmak suretiyle açılan davanın kısmen kabulüne kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,

1.Sözleşme kapsamında olan işlerden kaynaklı alacak talebinin KABULÜNE, 65.000,00-TL tutarındaki alacak bedelinin arabuluculuk son anlaşamama tutanağının tanzim edildiği 12/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar...Limited Şirketi, ... Limited Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı... Sanayi Ticaret Ve Dış Ticaret Anonim Şirketine verilmesine,

2.Sözleşme kapsamında olan ve olmayan ancak davacı şirket tarafından tamamlandığı iddia edilen işlerden kaynaklı alacak talebinin REDDİNE,

3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 4.440,15‬-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 1.190,70-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 16,39-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.233,06‬‬-TLkarar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.190,7‬0-TL peşin harç ile 16,39-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.287,79‬-TLharcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 394,00-TL elektronik tebligat, 84,00-TL normal tebligat, 342,65-TL posta (KEP) masrafı, 11.600,00-TL bilirkişi ücreti, 1.912,35-TL keşif harcı ve 1.300,00-TL keşif taksi gideri olmak üzere toplam 15.633,00‬‬-TLyargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 14.376,02-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

7.Davalıların kendilerini vekille temsil ettirdikleri göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 5.683,31-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,

8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin 1.471,35-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 128,65-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

9.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekili, davalı... Limited Şirketi, davalı... Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/06/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog