Esas No
E. 2021/870
Karar No
K. 2026/126
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/870 Esas
KARAR NO: 2026/126
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ: 30/12/2021

DAVA:Davacılar mahkememize sunduğu 30/12/2021 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; dava konusu 30/06/2009 vade tarihli, 01/07/2008 tanzım tarihli olan ve davalı ... tarafından -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı icra dosyası ile icraya verilen senede ilişkin olarak davalılara borçlu olmadığının tespitine ve ------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı icra dosyasına konu senedin ve icra takibinin iptaline, hukuka aykırı olarak altında tahsil edilen Türk Lirasının ticari faizi ile davalıdan istirdadına, davalılar haksız yere icraya vererek kendilerini zarara soktuğu için faizli toplam alacak olan Türk lirası üzerinden davalı alacaklıların %40 tazminata mahkum edilmesine, icra dosyasının yürütülmesinin ve icra dosyasına gelecek paranın davalıya ödenmemesi için dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili 16/02/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının menfi tespit bir kısmı istirdat talebinden ibaret olduğunu, İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesine göre istirdat davalarının 11 yıl sonra açılması nedeniyle zamanaşımı süresinde açılmadığını, davacının istirdat taleplerinin hak düşürücü süre içinde açılmamış olması nedeniyle davanın reddi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin işbu davaya konu senette iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu, söz konusu senedin müvekkiline diğer davalı ... tarafından verildiğini, davacı ile diğer davalı ... arasındaki ilişki, borcun var olup olmaması müvekkilini ilgilendirmediğini, davacının ...'ya yönelik olan senetten kaynaklı defileri müvekkiline ileri sürmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. -Davalı ...

24/04/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; "Davacı ... ile ticaret nedeniyle tanışırım. Kendisi ile mal alışverişi ve bazen birbirimize borç ödeme için para alıp veriyorduk. Dava konusu senette davacı ... tarafından, karşılıklı güven dairesinde boş olarak verilmiştir. Ancak, davacı ile olan alışverişlerimizde hesaplaştık ve borcu bulunmadığına ilişkin ibralaştık ancak dava konusu senedin o an için yanımda bulunmadığından sonra kendisine vereceğimi söyleyerek, birbirimizde güvendiğimiz için bu şekilde anlaştık. Diğer davalı ...'ndan o dönem için borç para aldım. Aldığım borç paraya iİlişin olarak kendisine -------- 1 daire verdim. --------- mahallesinde bir gecekondu verdim. Tüm borcu ödememe rağmen, kendisi kontrolsüz ve aşırı faiz işleterek ve tehditle yeniden beni 750,000,00 TL borçlandırdı gerçekte böyle bir borcum yoktu. Diğer davalı ... kendisine 220.000,00 TL ödediğimde tarafında bulunan çek ve senetleri iade edeceğini söylemesine rağmen parayı aldı ve evrakları bana vermedi, Kendisinde hala açık çek ve senetlerim var. Davalı ... tekrar işyerime gelerek, bende olan müşteri senet ve çeklerini istedi. Bende kendisine barcum olmadığını ve kendisinde olan evraklarımı iadesini talep ettim. Buna rağmen beni ailem ve canım ile tehdit ederek, kasayı zorla açtırarak evrakları çıkarttı. Bu evrakların içeresinde davacı ...'e iade etmem gereken dava konusu senette vardı. Davalı ...'ya dava konusu senede ilişkin ...'in borcu olmadığını, bu hususta kendici ile ibralaştığımı beyan etmeme rağmen kendisi avukatı ile görüşerek bana hitaben "sen karışma ben sana araba vermiş gibi yaparım ve hukuki olarak altını doldurmuş oluruz " diyerek senedin boş olan kısımlarını doldurarak ciro ettirdiler ."şeklinde yazılı beyan dilekçesi sunmuştur.

DELİLLER

-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosya sureti --------- sayılı dosya sureti -------- sayılı soruşturma dosya sureti --------- Esas sayılı dosya sureti, ---------- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 03/01/2024 tarihli yazı cevabı, -Davacı tanığı ...

12/10/2023 tarihli duruşmada alınan beyanında ; "Ben davacı ...'i ...'e ait nalburda çalışmam sebebi ile tanırım. Ben söz konusu nalburda mal alım satım ve kasiyer olarak çalıştım. Toptancılardan mal alım satım işleri karşılığında bazen çek ile bazen sıralı senetler ile ödeme yapıyorduk. Davalılardan ...'yı tanırım. Kendisi de nalbur işi ile uğraşırdı. Nalbur dışında da küçük tadilat tamirat işi yapardı. Kendisinin nalbur dükkanı bizimkinden daha büyüktü. Dükkanında satamadığı malzemeleri ve hurdaları bize verirdi. Ödeme konusu ... ile ...'in kendi aralarındaki hak edişlerine göre ödenirdi. ... ...'nın almış olduğu inşaat işlerinin kaba işlerini yapardı. Dava konusu olan senet tutarı kadar bizim dükkanımızda zaten malzeme yoktur. Bu nedenle ...'nın nalburundan dava konusu senet kadar mal alma durumumuz yoktu." şeklinde beyanda bulunmuştur. -Davacının tanık listesi sunduktan sonra ölen tanığı ... yerine dinlenmesini talep ettiği tanık ... 14/05/2024 tarihinde alınan beyanında ; "Davacı ... abim olur. Biz abim ile birlikte nalburiye işi yapıyorduk. Kendisi ile 5-6 yıl birlikte çalıştıktan sonra ben 2005 yılında ayrıldım. Davalılardan ...'nı tanımam kendisi ile herhangi bir ticari işimiz yoktur. Davalı ...'yı ise kendisinin de nalburiye işi yapmasından tanırım. Kendisi ile aramızda ufak tefek ödünç alma şeklinde mal alıp verme olayı olurdu. Bunun karşılığında yeni mal alındığında teslim edilirdi yada bedeli ödenirdi. ... ile herhangi bir senet alıp verme olayı hiçbir zaman olmadı. Ben dava konusu senetin davalı tarafa verilip verilmediği hususunda bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. -Davacının tanık listesi sunduktan sonra ölen tanığı ... yerine dinlenmesini talep ettiği tanık --------- 17/10/2024 tarihli duruşmada alınan beyanında ; "-------- isimli kişiden -------- tarafından ben bir arsa aldım. ... nalburluk yapmaktadır. Ben borcum sebebi ile arsayı ...'e verdim ve ...'den arsadan dolayı fazladan alacağım kaldı. ... bana biz burayı inşaat yapalım, sen inşaat yap biz de buradan para kazanalım dedi. Daha sonra davacı bana ...'nın işlerinin iyi olduğunu, kendisin de desteklediğini söyleyerek arsayı ...'ya verelim dedi. Ben davacıya ...'yı gözüm tutmadı deyince senin hakkın bende baki sorun olmaz merak etme dedi. Arsayı ...'ya verdiğini duydum. Davacı ... işleri bozulduktan sora ben ------- alacağım karşılığından --------- mal almaya gittim. Davacı ... bana dükkanına gittiğimde ...'nın tefecilerin eline düştüğünü, söyledi. Tefecinin de ... olduğunu belirtti. Davaya konu senet hakkında bilgim yoktur, ancak ...'nın sözünde durmayan bir olduğunu biliyorum. Zira bir dostum ...'dan daire aldı ancak parasını halen ödemedi. Davacı da benden tanıklık yapmamı rica ettiği için ben de bildiklerimi söylemek amacı ile Mahkemenize geldim ve bildiklerimi dos doğru şekilde söyledim. Davacı ve davalılar arasında senet düzenlenip düzenlenmediğini bilmiyorum. ...'in bu senet nedeni ile sıkıntı çektiğini, kardeşinin maaşına haciz konduğu gibi durumlardan haberim vardır. --------- maaşına bu sebeple haciz geldiğinden haberim vardır. Davacı bana davaya konu senedi ...'nın ...'dan aldığını söyledi, kendisinin taklaya getirildiklerini de belirtti." şeklinde beyanda bulunmuştur. -Davalı ... tanığı --------- 12/10/2023 tarihli duruşmada alınan beyanında ; "Ben davalı ...'nı daha önce birlikte çalışmamız sebebi ile tanırım. Kendisi çalışmış olduğum 2007-2011 tarihleri arasında ... ile iş yapması sebebi ile ...'nın ...'na borcu olduğunu biliyorum. O tarihlerde ...'nın ----------- senet verdiğini biliyorum. Ancak dava konusu senetin o senet olup olmadığı hakkında bir bilgim yoktur. Ben davacı ile davalılar arasında herhangi bir ticari ilişki olup olmadığını bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı vekili tarafından tanık listesinde bildirilen ancak açık adresi açıkça belirtilmeyen ve kesin sürede dinlenmek üzere tanık edilmeyen tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyasına konu senet nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.Davacılar dava dilekçesinde dava konusu 30/06/2009 vade tarihli, 01/07/2008 tanzim tarihli 81.000,00 Tl bedelli senede dayalı olarak davalı ... tarafından --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, icraya verilen senede ilişkin olarak davalılara borçlu olmadığını tespiti ile ödenen bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ---------- Esas sayılı dosyasında davacı ...'in 24/01/2023 tarihli duruşmaya gelmemesi, hukuken geçerli bir mazeret de bildirmemesi nedeniyle dosyanın bu davacı yönünden işlemden kaldırılmasına karar verilmiş davacı tarafça 3 aylık yasal süresi içerisinde de yenilenmediği anlaşıldığından davacı ... yönünden dosyanın tefriki ile dosyanın yeni esasa kaydedilmesine karar verilmiş ve Mahkememizin -------- ESas --------- Karar sayılı ilamı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Öncelikle, menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır ve dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı ileri sürülmektedir.

İİK'nın 72. maddesinin beşinci fıkrası gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu alacaklıya ödemiş olursa açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir. Bu durumda borçlunun menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesi için bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Borcun ödenmiş olduğunu öğrenen mahkemenin yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam etmesi gerekir . Nitekim aynı ilkeler, -------- sayılı kararında da benimsenmiştir. İstirdat davası, menfi tespit davasının devamı olup, cebri icra tehdidi altında gerçekleşen ödeme sebebiyle borçlunun serbest iradesi dışında, kanun hükmü gereği kendiliğinden bu dönüşüm vuku bulduğundan, davacı borçlu istirdat davasına dönüşüm olmasaydı alacağı tazminattan, yoksun bırakılmamalıdır.İstirdat davasının biri takip hukukuna, diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere iki şartı vardır. İstirdat davası açılması için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. Borçlunun, ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına karşın itirazının kesin kaldırılması nedeniyle, kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, bu parayı gerek nakden, gerek mallarının haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir. İstirdat davasının açılmasının ikinci şartı ise, maddi hukuk bakımından, aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmasıdır (...m.72/VII). Borçlar Kanununun 62. maddesinin aksine, (818 sayılı kanun) burada davacı (borçlu), yalnız borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığını ispat etmekle yükümlü olup; bu parayı hataen, kendisini borçlu sanıp ödemiş olduğunu ispat etmek zorunda değildir.Menfi tespit konulu eldeki davada ispat yükünün kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa yada senedin bedelsiz olduğunu ileri sürüyorsa bu durumda doğal olarak ispat yükü borçlu olan davacıya düşecektir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Davacı ... dava ve takip konusu 30/06/2009 vade tarihli, 01/07/2008 tanzim tarihli 81.000,00 Tl bedelli senede dayalı olarak davalı ... tarafından-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, icraya verilen senede ilişkin olarak takip konusu senedin bedelsiz olduğunu ,herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin iadesini talep etmiş olup , -------- İcra Müdürlüğü'nün--------- E. Sayılı dosyasının incelenmesinde keşidecisi ... tarafından lehtar ... adına 01/07/2008 keşide tarihli 30/06/2009 ödem tarihli 81.000,00 Tl bedelli bonoya dayalı keşideci ... ve kefil ... hakkında Kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır.---------Cumhuriyet Başsavcılığı'nın --------- sayılı soruşturma sayılı dosyası ile davacı ...'in şikayeti üzerine yürütülen soruşturmada senet üzerindeki imzanın ...'in el ürünü olması nedeniyle ... ve ... hakkında ek takipsizlik kararı verilerek ... hakkında iftira suçundan açılan kamu davası açılmış , yapılan yargılama neticesinde ... hakkında iftira suçundan beraat kararı verilmiştir.

Davalı vekili davacının davasının menfi tespit bir kısmı istirdat talebinin takip tarihinden 11 yıl sonra açılması nedeniyle zamanaşımı süresinde ve hak düşürücü sürede açılmadığını beyan ederek defi ve itiraz ileri sürmüş ise de --------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı icra dosyası açık olduğundan davacının menfi tespit davası açmakta her zaman hukuki yararının bulunduğu , davacı tarafça farklı tarihlerde ödeme yapıldığı vetakip dosyasında borcun tamamının tahsil edilmemesi nedeniyle borçlulardan tahsilat yapılmaya devam edildiği --------- Sayılı kararda da belirtildiği üzere icra dosyasına yatan son tahsilattan itibaren bir yıl içerisinde dava açılması gerektiği, yapılan son tahsilatın 11/02/2022 tarihinde olduğu, bu nedenle davanın süresinde açıldığı görülmekle davalı vekilinin hak düşürücü süre itirazının ile menfi tespit talebi yönünden zamanaşımı süresi bulunmadığından davalı vekilini süre yönünden ileri sürdüğü defi yerinde görülmemiştir. Davacı ... takip konusu senedin davalı ...'ya verildiğini senet nedeniyle davalı ile mutabakata varıldığı ve borcu kalmadığını beyan ederek borcu kalmadığını ileri sürmüş olup davalı ... 24/04/2023 tarihli beyan dilekçesi ile davacının bu iddiasını kabul ederek davacının kendisine borcu kalmadığını , davalı ...'nın kendisine ait işyerime gelerek, müşteri senet ve çeklerini istediğini, kendisine borcu olmadığını belirterek evraklarımı iadesini talep etiğini ancak davalı ...'nın tehdit ederek, kasayı zorla açtırara içeresinde davacı ...'e iade etmesi gereken dava konusu senedinde cirolatılarak alındığını, davacı ... 'in davalı ...'ya dava konusu senet nedeniyle borcu olmadığını beyan etmiştir. Davalı ...'nın bu iddiaları ile ilgili olarak ihbar üzerine yürütülen soruşturma kapsamında davalı ... ve diğer sanıklar aleyhine ------- Asliye Ceza Mahkemesi'ne tefecilik suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde --------- Esas ---------Karar sayılı ilamı ile beraat kararı verildiği anlaşılmşıtır.-------- sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine --------- sayılı ilamı ile ... ile ve bazı sanıklar yönünden verilen beraat kararı kaldırılarak tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiş söz konusu karar --------- sayılı ilamıyla zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme karar verilerek kesinleşmiştir. Dosyada yer alan tüm belgeler, tanık beyanları, davalı ...'nın davacının borcu olmadığı yönündeki iddiasının kabulüne ilişkin sunduğu beyan dilekçesi , davalı ...'nın ihbarı üzerine davalı ... hakkında tefecilik suçundan yapılan yargılamada neticesinde -------- sayılı ilamı ile ... hakkındaki maddi vakıa ilişkin kabulün Mahkememiz dosyasında yer alan delil ve beyanla ile uyumlu olması ve davalı ... tarafından davacının diğer davalı ...'e karşı borçlu olmadığını bildiği dava konusu senede dayalı olarak -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyası ile takip başlatmakta kötüniyetli olduğu kanaatine varıldığından davacının -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasına konu senet nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, --------- İcra Müdürlüğü'nün Mahkememize sunduğu tahsilat makbuzları doğrultusunda davacı ... tarafından yapılan ödemeler gözetilerek davacı tarafından ödenen toplam 4.291,38 TL'nin; 2.809,10 TL'sinin ödeme tarihi olan 29/03/2010 tarihinden itibaren 364,00 TL'sinin ödeme tarihi olan 06/09/2016 tarihinden itibaren, 343,56 TL'sinin ödeme tarihi olan 11/01/2017 tarihinden itibaren, 386,28 TL'sinin ödeme tarihi olan 09/06/2017 tarihinden itibaren, 388,44 TL'sinin ödeme tarihi olan 11/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'ndan istirdatı ile davacı ...'e verilmesine, davalı ...'nın davacı tarafından düzenlenen ve bedelsiz kaldığını bildiği senedi diğer davalı ...'den alarak takip başlatmakta haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi gereğince takip konusu asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 16.200,00 TL kötüniyet tazminatının davalı ...'ndan alınarak davacı ...'e verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Davacı ...'in menfi tespit ve istirdat davasının KABULÜ ile; Davacının --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyasına konu senet nedeniyle davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, icra dosyasına davacı tarafından ödenen toplam 4.291,38 TL'nin; 2.809,10 TL'sinin ödeme tarihi olan 29/03/2010 tarihinden itibaren 364,00 TL'sinin ödeme tarihi olan 06/09/2016 tarihinden itibaren, 343,56 TL'sinin ödeme tarihi olan 11/01/2017 tarihinden itibaren, 386,28 TL'sinin ödeme tarihi olan 09/06/2017 tarihinden itibaren, 388,44 TL'sinin ödeme tarihi olan 11/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'ndan istirdatı ile davacı ...'e verilmesine,

2.İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi gereğince takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından takip konusu asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 16.200,00 TL kötüniyet tazminatının davalı ...'ndan alınarak davacı ...'e verilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.533,11 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 1.383,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.149,83 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan tebligat, dosya masrafı ve KEP masrafı olan 798,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 59,30 TL, mahsup edilen peşin harç 1.383,28 TL olmak üzere toplam 1.442,58 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6.Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı asilin ve davalı vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog