Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1710 E. , 2024/5898 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'te yayınlanan "..." isimli programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan "Irk, renk, dil, din, tabiiyet, cinsiyet, engellilik, siyasi ve felsefi düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan yayınları içeremez ve teşvik edemez." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle 66.951,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu yayında, program sunucusu ile program konuğu arasında geçen diyaloglarda; "Özellikle dinleyicilerin bir kısmı mültecilerden bahsetti, mültecilerin uyumsuzluğundan, Özellikle Yalova ve İstanbul'da. - Bütün her yerde- Ve hastalığın yayılımı konusunda katkılarından ve bunlara hiç müdahale yapılmadığından bahsetti. Bu konu da herhalde gündeme getirilmeli ve bir çözüm yolu bulunmalı diye düşünüyorum -Hocam Türkiye'nin sahibi onlar, biz misafir gibiyiz. Yani yakında bizi atacaklar buradan öyle bir hal var ortalıkta. Çünkü son derece özgürler, hiçbir konuda yükümlülükleri yok. Hesap verme durumları yok. Yasaklar onları bağlamıyor, bizi bağlıyor. Açık söylemek gerekirse bir Türkiye'yi Suriye'ye savaşsız kaybettik diyebilirim. 4 milyon askerle gelip Türkiye'yi şu anda esir almış vaziyette görünüyorlar. Sokağa baktığımızda ortaya çıkan tablo bu. Sağlık hizmetleri onlara bedava, Türk vatandaşlara değil. Sokaklar Türk vatandaşına yasak şu anda onlara değil. Ellerini kollarını sallayarak girip çıkıyorlar, kimse onlara bir şey sormuyor. Ne yazık ki durum bu. Neyse konumuz Suriyeliler değil ama buna karşı da bir şey yapılması lazım. Yani Meclis kürsülerinden bağırmakla olmuyor bu işler. Bunlarla ilgili de bir şeyler yapılması lazım eğer ortalıkta bu işle birtakım Bakanlıklar var ise..." şeklinde ifadelere yer verildiği, program sunucusu tarafından yapılan açıklamalar bir bütün olarak ele alındığında, yönetim sistemine ilişkin bir takım eleştirel ifadelerden oluştuğu, söz konusu açıklamaların yer aldığı yayının, mensup oldukları ırk ve uyruğunda bulundukları ülkeden kaynaklı olarak Suriye'den Türkiye'ye gelen sığınmacıları ayrımcılığa uğratacak ve onları aşağılayacak bir mahiyet arz etmediği, anılan ayrımcılık ve aşağılama eylemlerine izleyici ve dinleyicileri teşvik edici bir özellik de göstermediği, yönetimsel eleştirilerin muhataplarından, eleştirilere katlanma konusundaki beklentinin sıradan vatandaşlar veya vatandaş olmayan toplum fertlerine göre daha yüksek olduğu hususu da göz önüne alındığında; program sunucusu tarafından söz konusu yayın esnasında kullanılan ifadelerle eleştiri yapmanın sınırlarının ve ifade özgürlüğü, haber alma ve haber verme özgürlüğü ile basın hürriyeti kapsamının aşılmadığı anlaşıldığından, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yayında yer alan ve toplumun belirli bir kesimini hedef göstererek kamuoyunu yanlış yönlendirebilecek nitelikte olan yorumların Suriyeli mültecilere karşı kin ve düşmanlığa sevk edebilecek, toplumda olumsuz yargı ve tutum geliştirebilecek, gerilime ve ayrışmaya yol açabilecek ve toplumsal iç barışı bozabilecek nitelikte olduğu, gerek Anayasa gerekse de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında ifade özgürlüğünün bir sınırının olduğu, söz konusu programın Covid-19 pandemisinin yoğun şekilde hissedildiği ve insanların korku ve endişe duyduğu olağanüstü bir döneme denk geldiği, salgının yayılımında suçlu arayan insanlara hedef göstermenin toplumun huzuru ve birlikteliği açısından uygun olmadığı, Anayasa'nın 26. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesinde düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile basın özgürlüğünün sınırlarının belirtildiği, söz konusu sınırlama nedenleri arasında kamu güvenliği ve kamu düzeninin de sayıldığı, programda yer alan ifadelerde belirli bir kesime yönelik ayrıştırıcı bir dil kullanıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu yayında yer alan ifadelerin Suriyeli mültecilere karşı kin ve nefret yaratacak, gerilime ve ayrışmaya yol açacak ve toplumda iç barışı bozabilecek nitelikte olmadığı, eleştiri hakkı kapsamında yetkililerin duruma çözüm bulmasının amaçlandığı, devlet yöneticilerinin yanlış politikalarından kaynaklı olarak oluşan mülteci sorununun eleştirildiği, idari para cezasının uygulanması ile ifade, düşünce ve basın özgürlüğünün ihlal edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.