Esas No
E. 2026/86
Karar No
K. 2026/112
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2026/86 Esas
KARAR NO: 2026/112
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ: 28/01/2026
KARAR TARİHİ: 29/01/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 29/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ...bank ... Şubesinde ... IBAN numaralı hesaba kayıtlı ..,..,..,..,.,... seri numaralı 16 adet boş imzasız şekildeki çek koçanı kaybolduğunun, Söz konusu çekleri eline geçiren kişinin, çeklerin karşılığını bankalardan tahsil etmesi veya çekleri işletmesi tehlikesi söz konusu olduğunun, çeklerin üçüncü şahısların eline geçmesi davacı şirket açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğinden, çeklerin bedellerinin bankadan alınamaması için öncelikle ödeme yasağı konulmasını, devamında da adı geçen çeklerin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava ; TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla aynı yasanın 757 ve takip eden maddelerine göre açılan zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin çekişmesiz yargı işidir.

Türk Ticaret Kanunu'nun 818(1).s maddesi delaleti ile çekler bakımından iptal davaları açısından uygulanması gerekli TTK.'nın 759/2. maddesi uyarınca iptal isteminde bulunan kişi çek elinde iken zayi olduğuna dair inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak, çekin bir suretini ibraz etmek yahut da çekin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.

İptal davası açılabilmesinin ilk koşulu, senedin zayi olmasıdır. Senedin zayi olması demek, hak sahibinin isteği dışında elden çıkması nedeniyle ibrazının mümkün olmamasıdır. İptal davasının ikinci koşulu, senette yer alan hakkın halen mevcut olmasıdır. Eğer hak, bir ödeme ile ortadan kalkmışsa, artık senedin iptaline gerek kalmaz. İptal davasının üçüncü koşulu, iptal talebinde bulunanın hak sahibi olmasıdır. Başka bir anlatımla,kıymetli evrakın yitirilmesi nedeniyle iptalinin dava edilebilmesi için, davacının senedin kaybolduğu veya bunun öğrenildiği anda senetteki hakkın alacaklısı sıfatını taşıması gerekir. Zayi nedeniyle iptal davası açılabilmesinin dördüncü koşulu senet zilyetliğinin yeniden iktisabının mümkün olmamasıdır. Başka bir deyişle,senedin yitirilmesinin geçici değil devamlı olması gerekir. İptal davası açılabilmesinin beşinci ve son koşulu ise iptali dava edilen senedin kıymetli evrak niteliğini taşımasıdır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:Her ne kadar davacı mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği çeklerin iptalini talep etmiş ise de; dava dilekçesi ve dilekçe ekinde sunulan belgelerden açıkça anlaşıldığı üzere davacının iptali talep edilen çekin keşidecisi diğer bir ifadeyle hesap sahibi olduğunun anlaşıldığı, davacının meşru hamil ( alacaklı ) sıfatının bulunmadığı, oysa kıymetli evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açma hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu, keşideci-hesap sahibinin ise çekin hak sahibi değil, borçlusu olduğu, dava dilekçesinde iptali talep edilen çekin üzerinin yazısız bedelsiz olduğu beyan edilmekle birlikte, boş çek yapraklarının TTK 780. maddesinde öngörülen unsurları taşımadığından kambiyo senedi niteliğini taşımayacağı, çeklerin dolu olması halinde ise ancak meşru hamil tarafından çek iptalinin talep edilebileceği, keşideci konumunda olacak davacının çek iptalini isteyemeyeceği anlaşılmakla; davanın hasımsız olduğu da gözetilerek usulden reddine tensiben karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3.Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,

4.HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2026 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog