7. Hukuk Dairesi 2025/5349 E. , 2025/5469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve birleştirilen davada davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA ve BİRLEŞTİRİLEN DAVA
Davacı - birleştirilen davada davacı vekili asıl ve birleştirilen davanın dava dilekçelerinde özetle; taraflar arasında yapılan 24.07.2015 günlü adi yazılı sözleşme ile 13 52... parsel sayılı taşınmazda bulunan 31 numaralı bağımsız bölümün davacıya satıldığını, dava konusu bağımsız bölümün müvekkiline teslim edildiğini, satış bedelinin ödendiğini iddia ederek; 13 52... parsel, 31 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapu kaydındaki tüm takyidatlardan ari olarak davacı adına tesciline, olmazsa tespit edilecek güncel değerinin davalıdan tahsiline; birleştirilen davada ise haciz şerhlerinin ve ipoteğin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; resmi yazılı şekilde yapılmadığından sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının muvafakat vermemesi nedeniyle iskan işlemlerinin sürüncemede kaldığını, kat mülkiyeti kurulamadığından ipoteğin kaldırılamadığını, müvekkilinin iyi niyetle dava konusu bağımsız bölümün davacıya teslimini gerçekleştirdiğini, sözleşmeden cayıldığının kabulünün gerektiğini, işbu dava nedeniyle davalı müvekkilinin aldığı satış bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya iadesine, davacının bağımsız bölümde oturduğu dikkate alınarak rayiç kira bedelinin ana paradan mahsubu ile iade koşullarının bu şekilde belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2.Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, 13 52... parselde bulunan 31 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydına imar para cezasına ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun gereğince haciz şerhi işlendiğini belirterek davanın reddini savunmuş, 28.06.2022 tarihli dilekçesi ile davalı Şirketin borcu ödediğini, tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkin edildiğini, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleştirilen davada davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşme tapuya şerh edilmediği için üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, 28.03.2022 tarihinde e-terkin işlemi başvurusu yapılarak ipoteğin fek edildiğini, davanın açılmasına müvekkilinin neden olmadığını, yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesi gerektiğini belirterek konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; asıl davada taraflar arasında dava konusu bağımsız bölümün satışına ilişkin sözleşme bulunduğu, davacının satış bedelini ödediği, teslimin yapıldığı, taşınmazın davacının kullanımında olduğu, tapu devir şartlarının oluştuğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, birleştirilen davada ise yargılama sırasında dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki takyidatların kaldırıldığı, birleştirilen davanın konusuz kaldığı, birleştirilen davada davalıların yargılama süresince davanın reddini savunduğu, HMK'nın 312/2. maddesindeki koşulların davalılar yararına gerçekleşmediği, bu nedenle harç ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasının uygun olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı vekili ve birleştirilen davada davalılar vekillerinin istinaf başvurularının İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığını, davalının müvekkiline imar para cezasından kaynaklanan borcu ödemesi nedeniyle 28.06.2022 tarihinde haczin fek edildiğini, bu hususun 15.08.2022 tarihinde eldeki dosyaya bildirildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Birleştirilen davada davalı ... ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
Davanın açılmasına müvekkilinin neden olmadığını, aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığını, birleştirilen davada ön inceleme duruşması yapılmadığını, ön incelemeden önce uyuşmazlığın giderildiğinin kabulü ile müvekkil aleyhine vekalet ücretine hükmedilecek ise 1/2 oranında olması gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık asıl davada;
şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat, birleştirilen davada; haciz şerhlerinin ve ipoteğin terkini istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Birleştirilen davada davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydına 15.03.2018 tarihinde birleştirilen davada davalı Banka lehine ipotek, 26.01.2021 tarihinde de birleştirilen davada davalı ... lehine haciz tesis edilmiştir. Bu tarihlerde taşınmazın maliki diğer davalı Şirket olup tasarruf yetkisi herhangi bir şekilde kısıtlanmış değildir. İpoteğin ve haczin taşınmazın tapu kaydına tesis edildiği tarihte davacı ve davalı Şirket arasında yapılan 24.07.2015 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi tapuya şerh edilmemiştir. Dava konusu ipoteğin ve haczin, davalı Şirket ile birleştirilen davada davalılar ipotek lehtarı ve haciz lehtarı tarafından hukuka aykırı olarak el ve işbirliği içinde muvazaalı olarak tesis ettirildiğinin iddia ve ispat edilmesi hâlinde ipoteğin ve haczin terkinine karar vermek mümkün ise de, dosya kapsamından böyle bir iddia da bulunmamaktadır. Bu durumda birleştirilen davada davalıların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi, tapu kaydına iyiniyetle güvenerek hak kazanan kişilerin kazanımlarını korur. Hâl böyle olunca; birleştirilen davada davalıların yargılamanın başında haklı oldukları dikkate alınarak aleyhlerine olacak şekilde harç ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekirken, aksi yönde karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Birleştirilen davada davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının birleştirilen dava yönünden hüküm fıkrasının 1. ve 2. bentlerinin çıkarılarak yerine ayrı birer bent olarak "Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 179,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına" ve "Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ibarelerinin yazılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.