Esas No
E. 2025/759
Karar No
K. 2025/760
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/759 Esas
KARAR NO: 2025/760
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ: 04/08/2025
KARAR TARİHİ: 11/08/2025

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...Anonim Şirketi Buca Şubesine ait, keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, ... Seri numaralı, 04/08/2025 keşide tarihli, 500.000,00-TL bedelli çekin zayi olması sebebiyle iptalini ve ödeme yasağı konulmasını talep etmiştir.

DELİLLER

1.... Anonim Şirketi Buca Şubesine ait, keşidecisi...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan,... Seri numaralı, 04/08/2025 keşide tarihli, 500.000,00-TL bedelli çek fotokopisi,

2.Davacı tarafın iddia ve beyanları,

3.Akbank Türk Anonim Şirketi nezdindeki dava konusu çeke ilişkin kayıtlar,

4.Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava,... Anonim Şirketi Buca Şubesine ait, keşidecisi ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, ...Seri numaralı, 04/08/2025 keşide tarihli, 500.000,00-TL bedelli çekin zayi olması nedeniyle iptali talebine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651. maddesi "Kıymetli evrak zayi olduğu taktirde mahkeme tarafından karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanı ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmünü içermektedir.

Zayi nedeniyle çek iptali davası açılabilmesi için öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780. ve 781. maddeleri uyarınca yasal unsurlara haiz bir çekin bulunması esastır. Bu unsurlara haiz olmayan bir belgenin kambiyo senedi vasfı taşımaması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca zayi nedeniyle iptali istenilemez.

Türk Ticaret Kanunu'nun 818. maddesinde poliçeye ilişkin hangi hükümlerin çek hakkında da uygulanacağına dair düzenlemeye ver verilmiştir. Bu düzenlemede yapılan atıf uyarınca Türk Ticaret Kanunu'nun poliçenin iptaline dair 757 ilâ 763. maddeleriyle 764. maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin çekin iptalinde de uygulanması zorunludur.

Zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali, kıymetli evrakta hak ile çek arasındaki sıkı bağlılığın, çekin zayi edilmesi halinde ortaya çıkaracağı haksızlıkları önleme ihtiyacından doğmuştur, yetkili hamil veya lehtar tarafından zayi edilen çekin hak sahipliğini teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırarak ve dilekçe sahibinin söz konusu hakka sahip olduğu konusunda bir karine yaratarak bu hakkı çekişmesiz olarak talep etmesini sağlamaya yönelik nizasız kaza yani hasımsız dava konusu bir işlemdir. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilecek iptal kararı ile birlikte borçlu, bono, poliçe veya çeki ibraz edilmeden ödeme imkanına kavuşmaktadır (Özkan Gültekin, Öğretide ve Uygulamada Kıymetli Evrakın Ziya ve İptali, Ankara-2006, s.51).

Kıymetli evrak iptali veya çek iptali davalarında amaç, kıymetli evrakı ibraz mecburiyetinde olan ve çekin zilyetliğini kaybetmesi nedeniyle bu zorunluluğu yerine getiremeyen lehtar veya hamile hakkının mevcudiyetini kanıtlamak bakımından bir imkan sunmak, aynı zamanda lehtar veya hamilin çeki ibraz edememekten dolayı alacak hakkını kullanmaktan mahrum kalmasını önlemektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757. maddesinde kıymetli evrakın iptali ve önleyici önlemler konusunda düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenleme uyarınca kıymetli evrakı iradesi dışında elinden çıkan kişi muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesi amacıyla ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurabilir. Mahkeme, ödemeyi men eden kararında ayrıca muhataba vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdii etmeye izin verir ve tevdii yerini gösterir.

Türk Ticaret Kanunu'nun 758. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi durumunda mahkeme dilekçe sahibine iade davası için uygun bir süre vereceği düzenlenmiş, verilen süre içinde dava açılmazsa mahkemenin muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldıracağı belirlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 759. maddesi hükmüne göre de poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmemesi halinde poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2012 tarih ve 2012/4860 Esas 2012/6267 Karar sayılı ilamı ile de kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/11-1884 Esas 2015/1059 Karar sayılı ilamında aynen; ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptali düzenleyen "Önleyici önlemler" başlıklı 757. maddesinde; (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir (2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İade davası" başlıklı 763. maddesinde ise; '' (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İptal kararı" başlıklı 764. maddesi uyarınca; ''Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir. Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir.'' 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2 maddesi uyarınca, kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptalini karar verilmesini isteyebilir.'' denilmiştir. Anılan maddeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca, çekin iptaline ilişkin dava açma hakkı, çeki kaybeden yetkili hamile aittir. Çekin hamili çekin iptal davasını olumlu şekilde sonuçlandırdıktan sonra çek bedelini çekin keşidecisinden talep edebilir. Dava dilekçesindeki açıklamalar ve dava dilekçesine ekli çek sureti göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava konusu çeki yetkili hamil sıfatıyla elinde bulundurduğu ve davanın açılışı sırasında dava konusu çeke ilişkin çek iptali davası açmakta hukuki yararı bulunduğu ortadadır. Çek iptali davalarına özgü gerekli ilanların yapılması amacıyla Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'ne müzekkere yazılarak dava konusu çeke ilişkin ilanların yapılması istenilmiştir. ...Anonim Şirketi Buca Şubesine ait, keşidecisi... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan,...Seri numaralı, 04/08/2025 keşide tarihli, 500.000,00-TL bedelli çekin keşide tarihi itibariyle ibraz edilip edilmediği, ibraz edilmesi halinde hangi tarihte ve kim tarafından ibraz edildiğinin, ödeme yapılması halinde kime, ne miktar ödeme yapıldığının bildirilmesi ile birlikte ibraz edilmesi halinde çekin arkalı önlü onaylı bir örneği ile ibraz edene ait varsa kimlik bilgisi ya da ticari unvanını gösterir belge örnekleri ile ilgili belge örneklerinin gönderilmesinin istenilmiş, müzekkere cevabında davaya konu çekin 04/08/2025 tarihinde Yavuz Bozkurt tarafından ibraz edildiği, bedelinin tahsil edildiği bildirilmiştir. Bu aşamada, davanın konusuz kalması hususunda genel açıklama yapılmasında yarar vardır. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.

Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir.

Borçlunun dava açıldıktan sonra yaptığı ödemeler veya borcu kabul beyanı ise mahkemenin davayı devam ettirip davayı sonuçlandırmasına, takibe yapılan itirazda haksızlık durumuna göre inkar tazminatına hükmetmesine engel teşkil etmez. Ancak verilecek kararda, sonradan yapılan ödemelerin tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi kaydıyla infazda nazara alınması belirtilmelidir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2015 tarih ve 2014/19- 525 E., 2015/2839 K. Sayılı ilamı ) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderlerini düzenleyen 331. maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği düzenlenmiştir.

Tüm dosya kapsamı, ... Anonim Şirketi Buca Şubesine ait, keşidecisi... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, ... Seri numaralı, 04/08/2025 keşide tarihli, 500.000,00-TL bedelli çek fotokopisi, davacı tarafın iddia ve beyanları, ... Anonim Şirketi nezdindeki dava konusu çeke ilişkin kayıtlar ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davanın, ... Anonim Şirketi Buca Şubesine ait, keşidecisi ... İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, ... Seri numaralı, 04/08/2025 keşide tarihli, 500.000,00-TL bedelli çekin zayi olması nedeniyle iptali talebine ilişkin olduğu, davaya konu çekin 04/08/2025 tarihinde ... tarafından ibraz edildiği, bedelinin tahsil edildiğinin bildirildiği, bu kapsamda dava konusu çekin zayi olduğundan bahsedilemeyeceği ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, açılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Açılan davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2.Dava konusu çek üzerinde bulunan ödeme yasağına yönelik tedbir kararının kararın kaldırılmasına,

3.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcı, davanın açılışı sırasında peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer ve gerek olmadığına,

4.Davacı tarafça yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

5.Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

6.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/08/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog