T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/366 Esas - 2023/405
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize tevzi edilen dava dosyası incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekli dava dilekçesi ile; Müvekkilinin murisinin ... Bankası'ndan 36 ay vadeli 78.000,00 TL tutarında kredi çektiğini, banka tarafından kredinin sigortalattırıldığını, muris ...'in 10/02/2021 tarihinde kalp krizi sonucunda vefat ettiğini, ölüm belgesinde doğal ölüm olduğunun belirtildiği, murisin ölümünden sonra davalı sigorta şirketine kredinin kapatılması için başvuru yapıldığını, beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle ödeme yapılmayacağının bildirdiğini, hayat sigortasının telefon üzerinden elektronik ortamda yapılmış bir sigorta poliçesi olduğunu, sağlık konusunda herhangi bir soru sorulmadığını, davalının tutumunun haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle müvekkil davacının murisi ...'in ... Bankası A. Ş. den çekmiş olduğu 78.000,00 TL kredi için davalı sigorta şirketi ile yapmış olduğu sigorta sözleşmesi gereğince murisin vefatı halinde mirasçılarına ödenmesi gereken tazminatın sigorta şirketinden tahsili ile müvekkil adına dain-i mürtehin bankaya ödemesinin yapılarak kredinin faizleriyle birlikte kapatılmasına, borcun bankaya ödenmek zorunda kalınması halinde ödenen miktarın tamamının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş.'nin daim-i mürtehin sıfatı ile öncelikli hak sahibi olduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, kısmi dava açılamayacağını, beyan yükümlülüğüne aykırı davranıldığını, talebin teminat dışında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
GEREKÇE
Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada, mahkemenin 2021/... esas 2023/... karar sayılı kararı ile; muris ...'in ... bankası ile arasında destek kredisi sözleşmesi (ticari/mesleki/zirai amaçlı) imzalandığı, 6502 sayılı kanunun 3/k bendinde tüketicinin tanımının ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlandığı, murisin imzaladığı sözleşmenin tüketici kredisi olmadığı, bu nedenle murisin tüketici kabul edilemeyeceği, bu haliyle davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç Başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.
Satıcı; "kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi"; tüketici ise "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3. maddesinde de "Tüketici işlemi", "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken, 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacının murisinin dava dışı ... Bankası A.Ş'den kullandığı kredi için davalı ... A.Ş. Tarafından yapılan hayat sigorta poliçesinden dolayı alacak talebinde bulunulmuştur. Taraflar arasında kredi sözleşmesi bulunmadığı gibi kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlıkta yoktur. Dava hayat sigortasından kaynaklanmaktadır.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 16.05.2017 tarih ve 2017/...-2017/... E-K sayılı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesinin 14.03.2017 tarih ve 2017/...-2017/... E-K sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, davanın dayanağı hayat sigorta sözleşmesi olup ticari kredi sözleşmesi değildir. Hayat sigorta sözleşmelerinin niteliği gereği, sigortalı tarafın mesleği ne olursa olsun (tacir, esnaf, işçi, memur vs.) gerçek kişi ve tüketici olması dışında bir seçenek yoktur. Bu nedenle, davacının miras bırakanı tüketici olup, davalı sigorta şirketi ile arasındaki hayat sigortası sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunulduğundan 6502 sayılı yasa kapsamında kalan uyuşmazlığı çözme görevi Tüketici Mahkemesine aittir. (Ankara BAM 13. HD 2022/1897 esas 2022/1855 karar, İstanbul BAM 37. HD 2022/2351 esasç2023/1058 karar)
Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 30, 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğu gibi (Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141E. 2019/442 K.) davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.HMK 114-1/c ile 115-2 gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVANIN, DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN DOLAYI USULDEN REDDİNE,
2.Kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli ADANA 5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,
3.Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın, merci tayini için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
4.Yargılama harç ve masrafların görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair,tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. Katip ... E İmzalıdır Hakim ... E İmzalıdır