Esas No
E. 2025/846
Karar No
K. 2026/200
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

ANTALYA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/846 Esas
KARAR NO: 2026/200 Karar
DAVA: Marka Hakkına Tecavüz
DAVA TARİHİ: 04/10/2025
KARAR TARİHİ: 05/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şirketi, ... yılından bu yana İç Mimarlık ve Mobilya Üretimi konusunda üstün kalite ve standartlarda hizmet vermekte olup yaklaşık 10 yıldır da “yangın dayanımlı kapı üretimi” konusunda hizmet veren gerek yurt içinde gerekse yurt dışında tercih edilen tanınmış bir firma olduğunu, müvekkilin ticari iş ve ilişki içinde olduğu firmalar ve genel olarak müşteri çevresinden gelen bilgiler doğrultusunda yapılan araştırma sonucu davalı firmanın, müvekkili firmanın tanınırlığını ve bilinirliğini kullanarak ticaret yaptığı, yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunduğu tespit ediliğini, bu durum müvekkili aleyhine haksız rekabete vücut verdiğinden haksız rekabetin sayın mahkemece de tesptini talep etme zorunluluğu doğduğunu, müvekkili ticari ilişki içerisinde olduğu kimselerden, davalı ... ... isimli firmanın, müvekkil unvan ve markasını kullanarak ürünler ürettiği, sattığı ve özellikle müvekkilinin yangın dayanımlı kapı üretimi konusunda tanınan bir firma olması nedeniyle uluslararası bir test firmasından aldığı sertifikada ürünlerin üretici bilgisi kısmında müvekkillinin unvanını kullanarak ürünlerini bu şekilde pazarladığı duyumunu aldığını, alınan bu duyum üzerine daha önce müvekkilinin de hizmet aldığı ilgili testi yapan firma olan dava dışı ... A.Ş. Firması ile iletişime geçilmiş, davalının “... (... ..., ... ...)” adıyla tanımlı ürünler için yangına dayanıklılık testi hizmeti alırken ürünlerin üretici firması bilgisine gerçeğe aykırı olarak "müşteki müvekkilin unvan ve bilgilerini" beyan ettiği anlaşıldığını, bu husus müvekkilince ... tarihinde tespit edilmiş olup deneyin yapıldığı tarih ise ... tarihidir ve bu işlem ... tarihinde tekrar yenilendiğini, bu test hala geçerliliğini korumakta ve kullanılmaya devam edildiğini, dolayısıyla bu eylemin uzun yıllardır devam ettiği ve halen dahi bu testin üretici firma kısmında müvekkilinin unvanının olduğu, ancak gerçekte ürünlerin müvekkili tarafından üretilmediği, davalı tarafından bu test sonucu kullanılarak firmalara teklif verildiği, iş ve işlem yürütüldüğü, sanki ürünlerin müvekkili tarafından üretildiği algısı yaratıldığı anlaşıldığını, ayrıca bahsi geçen deney raporu incelendiğinde de müvekkilin üretmiş olduğu kapı modelleri ile teste sokulan ürünlerin tasarımının son derece benzer olduğu dikkat çektiğini, bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu’nun 50. Maddesinde “ Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir.” ve yasada rakipler arasındaki veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız rekabet olarak tanımlandığını, somut olaya ilişkin olarak da kanun, rakiplerinin ad ya da unvanlarını kullanma gibi yollara başvurulmasını haksız rekabet olarak değerlendirilmekte ve hukuki ve cezai yaptırımlar öngördüğünü, müvekkilinin ticari unvan ve itibarından yararlanmak suretiyle gerçekleştirilen eylemler müvekkili şirkete maddi ve manevi anlamda büyük zarar verdiğini, müvekkilin unvanının gaspı söz konusu olduğunu, başkalarının emek ve masraf yapmak suretiyle elde ettiği haklı şöhreti kullanmak ve bu benzerlikten yararlanmak serbest rekabet ilkelerine aykırı, haksız, zarar verici ve hukuken yasaklanmış bir durum olduğunu, bu hususta davalı yana Ankara ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hukuka aykırılıklara son verilmesi ihtar edilmiş ise de herhangi bir olumlu sonuç alınamadığını, bu nedenlerle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, davalı tarafından verilen yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ olunmuş davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan davanın hem zamanaşımı bakımından hem de esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, dava dışı ... A.Ş. Firması'ndan alınmış ... ile ... tarihli ve ... no.lu yangın dayanıklılık testi raporlarının/sertifikasının yanlış ve yanıltıcı bilgiler içerdiği iddiası ile iptali ve geçersizliğine karar verilmesi, aksi durumda ise anılan bu testlerden üretici firma kısmında yer alan davacı unvan ve iletişim bilgilerinin ref'ini, bu aşamaya dek davalı tarafından şahıs, kurum ve kuruluşlara yapılan yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesi amacıyla haksız rekabetin günlük bir gazetede ilan ettirilmesi talebine yöneliktir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu' nun 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır." hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun' un 156. maddesine göre "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir." 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesine göre, iktisadi rekabetin objektif iyiniyet kurallarına aykırı her türlü suistimali haksız rekabettir. Bu madde ile hâkime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiştir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlâlini önlemek olup, 57. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla iyiniyet kurallarına aykırı hareketler 10 bent halinde gösterilmiştir.

5.bentde, "Başkasının emtiası, iş mahsulleri faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, ünvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek şekilde, ad, ünvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arzetmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun ekinde bulundurma" eylemlerine yer verilmiştir.

10.bentde de “Rakipler hakkında cari olan kanun, nizamname, mukavele veyahut mesleki veya mahalli adetlerle tayin edilmiş bulunan iş hayatı şartlarına riayet edilmemesi” de haksız rekabet olarak sayılmıştır. Rakip olmayanlar bakımından eylemin, 56. madde ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira, haksız rekabet hükümleri sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzenin de korunmasını amaçlar. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 71. maddesinde; "Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir." hükmü getirilmiştir. Bu itibarla tescilsiz marka yönünden 6102 sayılı TTK'nın 56 ve 57. maddeleri anlamında haksız rekabet; tescilli marka yönünden ise 556 sayılı KHK'nın 61. maddesi anlamında markaya tecavüz hükümleri uygulanır.

TTK'nun 54 maddesinde genel olarak haksız rekabet tarif edilmiştir. " (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Aynı kanunun 55. Maddesinde ise, dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar sayılmıştır. "MADDE 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:

a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;

1.Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,

2.Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,

3.Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, ...." şeklinde sayılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinde ise marka haklarına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. "Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

a)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c)Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç)Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek" şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerekmektedir. İhtisas mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki de görev ilişkisidir.

Somut olayda davacı taraf, dava dilekçesinde TTK'nun haksız rekabet hükümlerine dayanmışsa da, maddi vakıaların anlatımı taraflara, hukuki değerlendirme ise mahkemeye ait olmakla, davacıya ait tescilli markaya izinsiz olarak, davalı tarafça, davacının ticari ilişki içerisinde olduğu kimselerden, davalı ... ... isimli firmanın, davacının unvan ve markasını kullanarak ürünler ürettiği, sattığı ve özellikle davacının yangın dayanımlı kapı üretimi konusunda tanınan bir firma olduğu iddiası nedeniyle uluslararası bir test firmasından aldığı sertifikada ürünlerin üretici bilgisi kısmında davacının unvanını kullanarak ürünlerini bu şekilde pazarladığı duyumunun alındığının belirtildiği, davacı tarafça bu duyum üzerine daha önce davacının da hizmet aldığı ilgili testi yapan firma olan dava dışı ... A.Ş. firması ile iletişime geçildiği, davalı firmanın “... ...(... ..., ... ...)” adıyla tanımlı ürünler için yangına dayanıklılık testi hizmeti alırken ürünlerin üretici firması bilgisine "davacının unvan ve bilgilerini" beyan ettiğinin anlaşılması üzerine, bu hususun davacı tarafça ... tarihinde tespit edildiğinin ileri sürüldüğü, tescilli markaya haksız rekabette bulunulduğu ileri sürülmekle, tescilli markaya tecavüz halinde hangi kanun maddesine göre koruma sağlanacağı görevli mahkemece tespit edileceğinden dava dilekçesinde sadece TTK hükümlerine dayanılmasının kararı veren mahkemeyi görevli kılmayacağı, mahkemece dayanılan maddi vakıanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 7. ve 29. maddeleri kapsamında kaldığı ve davanın, ihtisas mahkemesi olan Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin ANTALYA ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,

2.Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ANTALYA ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3.6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4.6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı,

HMK 345. Maddesi uyarınca kararın gerekçesinin tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/03/2026 Katip ... ¸ e-imzalıdır Hakim ... ¸ e-imzalıdır

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog