Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Ceza Dairesi         2025/3062 E.  ,  2025/12139 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/336 E., 2016/613 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği hükmün, 06.09.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.04.2025 tarihli ve 2024/12897 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, olay günü sanık ile birlikte seyir halinde bulunan sürücülüğünü dava dışı şüpheli ...'ın yaptığı 38... plaka sayılı aracın ...'ın üzerinde uyuşturucu madde bulunduğu ihbarı üzerine takibe alındığı, daha sonra yapılan kontrolde şüpheli ...'ın üzerinde 2 adet şeffaf naylon içerisinde alüminyum folyoya sarılı vaziyette 6 gram ağırlığında beyaz renkli kristal halinde uyuşturucu metamfetamin olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı, şüpheli İbrahim'in üzerinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, şüphelinin ifadesinde; ...'ın üzerinde yakalanan madde ile bir ilgisinin olmadığını, ancak uyuşturucu madde bulduğu zamanlarda kullandığını beyan etmesi üzerine şüpheli hakkında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, daha sonra şüphelinin denetim yükümlülüklerini ihlal ettiğinden bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27/04/2016 tarihli ve 2015/9356 soruşturma, 2016/5668 esas ve 2016/4770 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında sanığın kovuşturma aşamasında daha önce uyuşturucu kullandığına ilişkin beyanda bulunduğu, yapılan yargılama sonunda sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de;

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/02/2020 tarihli ve 2019/3929 esas, 2020/1238 karar sayılı ilamında yer alan, "... sanığın..., kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın savunmasının aksine, maddî bulgularla desteklenmeyen mağdurun soyut beyanı dışında, kuşku sınırlarını aşan mahkumiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden;...kanun yararına BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalara nazara alındığında;

Soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanığa ait herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemediği gibi bu maddeleri kullandığı hususunun teknik yöntemlerle de saptanmadığı, bu kapsamda sanığın olaydan önceki uyuşturucu kullanma eylemlerine ilişkin soyut ikrarı dışında, uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullandığını somut bir olgu olarak ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli herhangi bir delil bulunmadığı, atılı suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 02.02.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ...

Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2015 tarihli ve 2015/9356 Soruşturma, 2015/160 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, karar verildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2016 tarihli ve 2015/9356 Soruşturma, 2016/5668 Esas, 2016/4770 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

C. ... 12.

Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.06.2016 tarihli ve 2016/336 Esas, 2016/613 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

D. Dosya kapsamına göre;

plakası verilen araçta inceleme dışı ...'ın üzerinde uyuşturucu madde bulunduğu ihbarı üzerine, sanık ile birlikte seyir halinde bulunan sürücülüğünü ...'ın yaptığı aracın durdurulduğu ve ...'ın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanık ...'in üzerinde ya da araçta herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, ...'ın alınan ifadesinde ele geçen maddenin kendisine ait olduğunu ve İbrahim'in ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, sanık ...'in ise savunmasında ...'ın üzerinde yakalanan madde ile bir ilgisinin olmadığını, ancak uyuşturucu madde bulduğu zamanlarda kullandığını beyan etmesi üzerine İbrahim hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakla, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, olayı müteakip kamu davası açılmadan önce uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen önceden kullandığına ilişkin soyut beyanı dışında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğini somut bir olgu olarak ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verildiği, bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından, Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

E. 5271 sayılı CMK'nın 309.

maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. ... 12.

Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/336 Esas, 2016/613 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

C. 5271 sayılı CMK'nın 309.

maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;

Hüküm fıkrasının; "02.02.2015 tarihli eylem yönünden sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.11.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog