5. Hukuk Dairesi 2025/3949 E. , 2025/15426 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davacı lehine tesis edilen ipoteğin terkininin teminatsız olarak durdurulması ve davacı lehine tesis edilen ipotek bedelinin güncellenmesi istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı idare yönünden esastan reddine, davalı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı İzmir ili, ..., ... 300 41... parsel sayılı taşınmazda müvekkili lehine 760.000,00 ETL kanuni ipotek tesis edildiğini, öncelikle ipoteğin terkininin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, taşınmazın bulunduğu bölgede arsa fiyatlarının değer kazandığını ileri sürerek, ipotek bedelinin dava tarihine güncellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve ipotek bedelinin güncellenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince denkleştirici adalet ilkesine göre ipotek bedelinin güncellenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ipotek bedelinin uyarlanması amacıyla bu davayı açtıklarını, davanın 7181 sayılı Kanun’la 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 883 üncü maddesine eklenen fıkra ile 7181 sayılı Kanun’la 2644 sayılı Tapu Kanunu’na (2644 sayılı Kanun) eklenen Geçici 4 üncü maddede belirtilen süre içinde açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili lehine yaklaşık 30 yıl önce konulan ipoteğin aradan geçen zamanda enflasyon ve diğer ekonomik gelişmeler neticesinde değerini yitirdiğini ve ipotek bedelinin günümüz ekonomik koşullarına göre güncellenmesi gerektiğini, ipotek tesisine konu olan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin tespit edilerek ipotek bedelinin güncellenmesi gerektiğini, bunun için keşif yapılmasının zorunlu olduğunu, oysa davada keşif yapılmaksızın bilirkişi raporunun alındığını ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ipoteğin kesin borç niteliği taşıdığını, kesin borç niteliği taşıyan ipoteklerde alacaklı tarafın sadece gecikme faizi ve takip masraflarını talep edebileceğini, davacının ipotek bedelini tahsil etmek amacıyla hukuki bir girişimde bulunmadığını, alacaklının ipotek bedelinin güncellenmesini ve güncellenen miktar üzerinden borçlulardan tahsil edilmesini isteyemeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ipotek bedelinin uyarlanması isteğine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesince 20.02.1989 tarihinde tesis edilen ipoteğin denkleştirici adalet hesaplama yöntemi ile güncellenmesine karar verildiği, uyarlama isteğinin 7181 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile 4721 sayılı Kanun'un 883 üncü maddesine eklenen ikinci fıkra; "ipotek süreli olarak kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren 30 gün içerisinde ipotekli taşınmaz üzerinde 09.06.1932 tarih ve 2004 sayılı İİK'nin 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması halinde ipotek, malikinin talebi ile tapu müdürlüğünce terkin edilir." ve 7181 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2644 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 4 üncü maddesi ise; "22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı TMK'nın 883.maddesinin ikinci fıkrasının yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi dolmuş olmasına rağmen terkin edilmeyen süreli ipoteklerde anılan fıkrada belirtilen 30 günlük süre bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte başlar." düzenlemeleri ile 7181 sayılı Kanun'un 28 inci maddesindeki "bu kanunun ... 3. maddesi ile 19. maddesi 01.01.2020 tarihinde .... yürürlüğe girer." şeklindeki düzenlemeden kaynaklandığı, dosya içerisinde mevcut tapu kaydının incelenmesinde; dava konusu taşınmazın arsa niteliği ile davalı adlarına kayıtlı olduğu, davacı ... lehine 20.02.1989 tarihli ve 1557 yevmiye numaralı işlem ile 760.000,00 ETL bedelli ve süresiz ipotek tesis edildiğinin sabit olduğu, somut uyuşmazlıkta dava konusu taşınmazdaki ipoteğin tescilini sağlayan 20.02.1989 tarihli resmi senetten, dava konusu taşınmazın 2981 sayılı Kanun'dan yararlanmak suretiyle 760.000,00 ETL bedel mukabilinde satışının gerçekleştirildiği, borç miktarı üzerinden taşınmaza kanuni ipotek tesis edildiğinin anlaşıldığı, davalıların taşınmazda tesis edilen bu ipoteğin karşılığı borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, dosya içerisinde mevcut tapu kaydına göre davacı ... Belediyesi lehine tesis edilen kanuni ipoteğin süresiz olduğu ve bu nedenle 4721 sayılı Kanun'un 883 üncü maddesine 04.07.2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince eklenen ek fıkradaki düzenleme kapsamında süreli ipotek olmadığı, bu nedenle tapudan terkin edilemeyeceği, ayrıca davacının ipotek bedelinin davalılardan tahsiline dair herhangi bir talebinin de bulunmadığı dikkate alındığında, davacının ipotek bedelinin güncellenmesine dair açmış olduğu davada hukuki menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun davacı yönünden esastan reddine, bir kısım davalı yönünden kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aynı konuda açılan davalarda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin hukuki yararın bulunduğunun sabit olduğuna ilişkin çok sayıda kararı bulunduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı lehine tesis edilen ipotek bedelinin güncellenmesi istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yapılan incelemede, davacı lehine tesis edilen ipoteğin süresiz ipotek olduğu anlaşıldığından ipoteğin terkinin durdurulmasına ilişkin işleminde davacı idarenin hukuki menfaatinin bulunmadığı anlaşılmış ise de ipotek bedelinin güncellenmesine ilişkin talebinde hukuki yararının varlığının kabul edilmesi gerekir.
3.Bu itibarla; 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6475 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi ile ''24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılarak Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından ... idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir. Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır," hükmü uyarınca somut uyuşmazlıkta davacı tarafın idare olduğu hususu gözetilerek; idarelerin taraf olduğu her türlü bedel artırım davalarında 2942 sayılı Kanun'un Geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak suretiyle ipotek bedelinin güncellenmesi gerekirken yazılı şekilde hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması bozmayı gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyasın 6100 sayılı Kanunun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.