T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- ilinde, 18.10.2022 tarihinde davalı sürücü ---sevk ve idaresindeki, davalı ---- adına kayıtlı bulunan ------ plakalı aracın yaya olan müvekkile çarpması suretiyle yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, Meydana gelen trafik kazası üzerine açılan ceza davası sonunda ----. Asliye Ceza Mahkemesi'nin --- Esas, ----- Karar sayılı ilamı ile kazaya tam kusurlu olarak sebebiyet veren davalı sürücü ------ cezalandırıldığı, kaza sonrasında gerek kamera kayıtlarının incelenmesi, ifade tutanakları ve kaza tespit tutanağı ile sabit olacağı üzere araç sürücüsü 90100 kusurlu olup, müvekkile atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığı, kazaya sebebiyet veren --- plakalı araç, davalı ----Şirketi'ne ------ poliçe numarası ile 25.04.2022 - 25.04.2023 tarihleri arasında zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortalı olduğu, davalı sigorta şirketine 11.09.2023 Tarihli Başvuru Dilekçemiz ile talepte bulunulmuş olup, mezkur talep dilekçemiz ------Barkod numarası ile sigorta şirketine gönderilmiş, 18.09.2023 tarihinde sigorta şirketine tebliğ olunması rağmen taleplerimizin karşılanmadığı, kaza nedeniyle müvekkil ağır derecede yaralanmış, vücudunda ve kemiklerinde kırıklar meydana gelmiş, bir dizi ameliyat sonucunda kalıcı maluliyete maruz kaldığı, müvekkil öncelikle ----- Hastanesi'ne kaldırılmış, burada ameliyatlar olduğu, 16.08.2023 tarihinde ------ Hastanesi tarafından verilen Sağlık Kurulu Raporuyla daimi suretle 908 oranında beden gücü kaybına uğradığını öğren müvekkil, kaza tarihinde-----Mahallesi'nde kendisine ait fındık bahçelerinin, ekimi, bakımı ve fındık üretimi işinde çiftçi olarak çalışmaktaydı. Buna göre müvekkil, fındık üretiminden aylık ortalama 20.000,00 TL net kazanç elde etmekte iken kazadan dolayı artık çalışamamakta ve bu kazancından mahrum kaldığı, yağı kırılmış, ayağına platin takılmış, yaklaşık 6 ay yatağa bağlı kaldığı, müvekkilin mahrum kaldığı Sürekli İş Göremezlik Tazminatının davalılardan tahsili gerektiği, Müvekkil kazadan sonra ameliyat ve operasyonlar geçirmiş olup, bu süreçte tedavi giderleri olmuş, kendisine bir süre bakıcı baktığı, bu süreçte yürüyemediğinden dolayı sürekli taksiyle hastaneye gidip geldiği, müvekkil sürekli tedavi ve yol masrafları yapmak durumunda kaldığı, bir ömür boyu ayağında platinlerle başkalarının bakımına muhtaç bir şekilde yaşamak zorunda kalmasından dolayı duyduğu derin acı ve ızdırabın biraz olsun hafifletilmesine yardımcı olması ve bundan sonra yaşamındaki boşluğun ve eksikliğin karşılığı olarak, manevi tazminat talep ettikleri arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığı, bu nedenlerle, 3.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte sigortacı şirket yönünden teminat limitini aşmamak üzere tüm davalılardan, teminat limitini aşan kısmın davalılar ------ müşterek ve müteselsilen tahsiline 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (sigorta şirketi hariç olmak üzere) davalılar------müşterek ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi işbu davada davalı sıfatı taşımadığı, talebin zamanaşımına uğradığı, davacı tarafından yazılı başvuru ve arabuluculuk yapıldığı belirtilmişse de; işbu dava ikame edilmeden önce, müvekkil şirkete usulüne uygun yazılı başvuru yapılmadığı, davacının taleplerini somutlaştırmasını gerektiği, sigortalımız ---- plakalı minibüsün sürücünün, işleteninin ve davalı Müvekkil ----- kazada kusuru bulunmadığı, kusur oranlarının mevzuatta ve emsal yargıtay içtihatlarında belirtilen koşullar doğrultusunda tespit edilebilmesi için, dosyanın Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettikleri, müterafik kusurun tespit edilmesi gerektiği, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiği, dolayısıyla bu hususun ortaya konulabilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazılarak olay iş kazası niteliğinde ise bunun kesin suretle ispat edilmesini ve davacıda bu olaya bağlı bir maluliyet oluşmuş ise, oranının kesin bir şekilde ortaya konulmasını talep ettikleri, Hazine Müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından hesaplama yapılma gerektiği, SGK tarafından ödenen rücuya tabi peşin sermaye değerli gelirin tespit ve mahsubunun yapılması gerektiği, mahkemeniz huzurundaki davanın açılmasına müvekkil sebebiyet vermemiş olduğundan aleyhimize faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen davalı ---- ve ----- cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
-----. İcra Dairesi ---- İcra Dosyası, ----. İcra Dairesi ----- İcra Dosyası, ATK raporu ve tüm dosya içeriği.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle, kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı, araç maliki ve araç sürücüsü aleyhine açılan maddi tazminat talebine ilişkindir 6098 sayılı TBK 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
TBK 56. maddesine göre vücut bütünlüğü,
TBK 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Somut olayda;18.10.2022 günü davalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki ------ plakalı otomobil ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde idaresindeki otomobilin sol ön kısımlarıyla, seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girip yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yaya ------- çarpması neticesinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, yine alınan ATK raporu ile dosyamız davacısının %5 maluliyetinin bulunduğu ve iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği, yine doktor bilirkişi raporu ile davacı tarafın belgeli belgesiz tedavi giderinin 8.000,00 TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; kusur ve maluliyet ile doktor bilirkişi tarafından düzenlenen dayanak raporlar dikkate alınarak rapor düzenlenmek üzere dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdii edildiği, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin 19.12.2025 tarihli talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın geçici ve sürekli iş göremezlik ile tedavi giderleri bakımından kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının yaralandığı kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sigorta şirketine yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir.
Huzurdaki davada; Davacının poliçe kapsamında ödeme yapılmasını sağlamak için, 18.09.2023 tarihinde davalıya başvuru yaptığı ve başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 29.09.2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin mütemerrit olduğu dikkate alınarak davalı sigorta şirketi bakımından 29.09.2023 tarihinden diğer davalılar bakımından ise kaza tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmetmek gerekmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan tüm hukuki açıklamalar ve nitelendirmeler kapsamında, davacının 18.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması ve %5 oranında malul kalması nedeniyle manevi ızdırap çektiği, olaydaki kusur durumu, olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişimi, eylemin niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü, hak ve nesafet ilkeleri bir bütün olarak değerlendirilmiş davacıdaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacı ile takdiren kısa kararda belirtilen miktarda davacı lehine manevi tazminata hükmedilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama giderleri olarak, yalnızca davalı şirket bakımından arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunduğundan davalı şirketten tahsili ile hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
Maddi tazminat talebi bakımından;
1.Davanın KABULÜ ile mahkememizce 11/11/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının konu edildiği ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapılan ödeme bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 71.069,64 TL geçici iş göremezlik, 172.783,12 TL sürekli iş göremezlik ve 8.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 251.852,76 TL nin davalılar --- ve ------kaza tarihi olan 18.10.2022 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi bakımından 29.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, Manevi tazminat talebi bakımından; Davanın KISMEN KABULÜ ile 47.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ------- kaza tarihi olan 18.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 20.414,63 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 17.204,06 TL ile sınırlı olmak üzere) harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harç, 849,95 TL tamamlama harcı toplamının mahsubu ile bakiye 19.137,08 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 15.926,51 TL ile sınırlı olmak üzere) harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç ile 849,95 TL tamamlama harcı toplamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
4.Davacı tarafça yargılama gideri olarak yapılan 15.741,50 TL ve 9.750,00 TL ATK fatura gideri toplamı olan 25.491,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE, Maddi Tazminat Talebi Bakımından;
5.Maddi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi Tazminat Talebi Bakımından;
6.Manevi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT madde 10/1 uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Manevi tazminat davası yönünden davalı ------kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT madde 10/2 uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irad kaydına,
9.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.