T.C.
İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin TPMK nezdinde tescil edilmiş ... başvuru numaralı “...” markasının, ... başvuru numaralı “...” markasının, ... başvuru numaralı “...” markasının, ... başvuru numaralı “...” markasının, ... başvuru numaralı “...” markasının,... başvuru numaralı “...” markasının, ...başvuru numaralı “...” markasının, ... başvuru numaralı “...” markasının sahibi olduğunu, söz konusu markaların ... mal ve hizmet sınıfında “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” emtiaları yönünden tescilli olduğunu, davalı tarafa ait ... başvuru numaralı “...” markasının ... mal ve hizmet sınıfında “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” emtiaları yönünden tescil edildiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğundan, davalı tarafa ait ...başvuru numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkin edilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA;
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uzun yıllardır birden farklı şehirde otel turizm işletmeciliği ile uğraştığını ve işletme sahibi konumunda olduğunu, davaya konu “...” adlı işletmede ocakbaşı/restaurant hizmeti verildiğini, müvekkili adına tescilli “...” markasının ne mutlak ne nispi ret nedenlerinden herhangi birini oluşturmadığını, “...” ibaresinin kanunun 4. Maddesi kapsamında marka olamayacak bir ibare olmadığını, “....” ibaresinin müvekkilinin faaliyet gösterdiği restoran hizmetleri açısından doğrudan hizmetin niteliğine veya türüne işaret etmediğini, bu nedenle ayırt ediciliğini koruduğunu, “...” ibaresinin ne yiyecek içecek hizmetlerinin cins veya kalitesini belirttiğini ne de coğrafi kaynakla bağlantılı olduğunu, davacı taraf markaları ile müvekkili markasının karıştırılma ihtimali yaratmadığını, “müvekkilinin “...” markası ile davacının “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” gibi markaları arasında ne görsel, ne işitsel ne de kavramsal benzerlik bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık; Davalı adına ... nolu markanın ... Sınıf için hükümsüzlüğü hükmün ilanı talepli olarak açılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış,
HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş,
HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 29.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı adına tescilli ...numaralı “...” ibareli marka ile davacı markaları karşılaştırıldığında markalar arasında benzerlik bulunduğu ancak SMK m.5/1-ç hükmü yönünden aranılan ayniyet veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik halinin bulunmadığı, marka adları yönünden benzerlik ve mal ve hizmet sınıfları yönünden ayniyet söz konusu olsa da, davalı yana ait marka tesciline konu marka örneğinin farklı olması sebebiyle ortalama tüketici kitlesi nezdinde bırakacağı genel izlenimin doğrudan davacı markası ile ayniyet yaratacağının ifade edilmesinin mümkün bulunmadığı, taraf markaları arasındaki farklılığın düşük nitelikte olarak ifade edilmesinin mümkün bulunmadığı bu doğrultuda SMK m.5/1-ç hükmü yönünden hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı,
Davalı tarafa ait "..." markasının, 24.12.2025 tarihi itibarıyla aktif bir web sitesi, e-ticaret faaliyeti, sosyal medya hesabı veya dijital reklam çalışmasına rastlanmadığı,
Davalı tarafın dijital ortamda varlık göstermemesi nedeniyle, internet kullanıcıları nezdinde davacının "..." markası ile davalının markası arasında an itibarıyla fiili bir karıştırılma (iltibas) yaşanmasının teknik olarak mümkün olmadığı, Davalının, davacının marka bilinirliğinden internet yoluyla (anahtar kelime reklamcılığı vb.) haksız menfaat sağladığına dair herhangi bir dijital delil bulunmadığı,"..." ve "..." kelimelerinin arama motoru algoritmaları tarafından farklı dillerdeki kökler sebebiyle teknik olarak ayrıştırıldığı, bu nedenle dijital arama sonuçlarında tüketicinin doğrudan yanlış yönlendirilme ihtimalinin düşük olduğu, SMK m.6/1 gereğince sesçil, kavramsal ve görsel benzerlik nedeniyle marka adları arasında benzerlik bulunduğu, marka örnekleri arasında benzerliğin bulunduğu, hükümsüzlüğü istenilen emtia yönünden davacı markalarının tescilli olduğu bu sebeple mal ve hizmet sınıfı yönünden benzerliğin bulunduğu, davalı markasının ortalama tüketici algısı yönünden farklılaşacak veyahut yeni bir marka imajı oluşturacak biçimde herhangi bir unsura yer vermediği değerlendirildiğinden davalı adına tescilli ... numaralı “...” ibareli markanın SMK m.6/1 hükmünde belirtilen hükümsüzlük koşullarının bulunduğu görüş ve kanaatine varmışlardır. TPMK'dan gelen yazı cevabı incelendiğinde; '' ...'' tescil nolu ''...'' ibareli markanın davalı ... adına... tarihinde .... Sınıfta yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinde tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Davacı adına tescilli markaların ise ... esas unsuru ile ... numaralı “...” ... numaralı “...,, ... numaralı “...” , ... numaralı “...” , ... numaralı “...” , ... numaralı “...” , ... numaralı “...” , ... numaralı “...” markalarının .... mal ve hizmet sınıfında “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” için tescilli olduğu anlaşılmıştır. Dava; davalı adına ... başvuru numarası ile .... sınıfta tescilli bulunan “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, TPMK kayıtları ile 29.12.2025 tarihli hükme dayanak olarak alınan dosyadaki deliller ile uyumlu ve marka hukuku ilkelerine göre hazırlanmış bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davacının “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” ibareli markalarının .... sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından önceki tarihli olarak tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davalı adına tescilli ... sayılı “...” ibareli markanın da aynı hizmet sınıfında tescilli olduğu sabittir.
Davacı markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, Davalı markasının ise münhasıran bu ibareye karşılık gelen “...” kelimesinden oluştuğu, “...” kelimesinin “...” kelimesinin yabancı dildeki karşılığı olup kavramsal olarak tamamen örtüştüğü, Hizmet sınıfının birebir aynı olduğu (.... sınıf – yiyecek ve içecek sağlanması), Ortalama tüketici nezdinde özellikle restoran ve yeme-içme sektöründe yabancı dil karşılıklarının yaygın kullanımı dikkate alındığında kavramsal ve işitsel benzerliğin yüksek olduğu anlaşılmıştır. Markaların bütünsel değerlendirilmesinde; görsel farklılıkların, kelimelerin birebir çeviri niteliğinde olması karşısında ayırt edici bir etki yaratmadığı, tüketicinin markalar arasında ekonomik bağlantı bulunduğu kanaatine varmasının kaçınılmaz olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafça “...” ibaresinin ayırt edici olduğu ve tanımlayıcı nitelik taşımadığı savunulmuş ise de; huzurdaki davada yargılama konusu, her iki ibarenin mutlak ret nedeni ile değil, önceki tarihli marka ile iltibas oluşturup oluşturmadığı ve iltibasa neden olup olmadığıdır.
Tescil başvurusuna konu olan ya da tescil edilmiş olan bir marka daha önceden tescil edilmiş bir marka ile aynı ise aynı mal ve hizmetleri kapsıyor ise önceki tescil sahibinin itirazı üzerine TPE tarafından tescil başvurusu reddedilebileceği gibi, tescilin gerçekleşmiş olması halinde mahkemeye hükümsüzlük davası açılabilecektir. Tescil başvurusuna konu olan ya da tescil edilmiş bulunan marka tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın kapsadığı mal veya hizmetler ile aynı veya benzer ise tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırma ihtimali var ise bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış marka ile ilişkili olduğu ihtimalinide kapsıyor ise bu hal hem nispi red hem de hükümsüzlük nedenidir.
Karıştırma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Başka bir anlatım ile halkın söz konusu mal ve hizmetleri aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir. Hem markanın hem de mal veya hizmetlerin aynı olması durumunda marka hakkının ihlali söz konusu olmaktadır. Karıştırma ihtimalinden söz edilebilmesi için öncelikle tescil başvurusuna konu veya tescil edilmiş marka ile daha önce tescil edilmiş ve tescil başvurusu yapılmış markanın kapsadığı hizmetlerin aynı ya da benzer olması gerekmektedir. Eğer bu mal ve hizmetler aynı ya da benzer ise bu kez markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenecektir. Karıştırma ihtimali hem marka, hemde sınıf bakımından benzerlik gerektirdiğinden iki markanın tescil edildikleri, tescil başvurusunda bulunulduğu ya da kullanıldığı mal ve sınıfların ne kadar birbirine benzer ise karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmaması için markaların da o oranda birbirinden farklı olması gerekecektir. Markalar arasında sözcük, harf karakteri, şekil, grafik gibi renk unsurlarında hiçbir fark yok ise markalar arasında ayniyetten söz edilir. Eğer bu unsurlardan birinde küçük fark var ise benzer markalardan söz edilir. Markalar arasında karıştırma ihtimali incelenirken her bir unsura göre değil bir bütün olarak iki markanın bıraktığı genel global izlenimin markanın bütünüyle bıraktığı etki dikkate alınır.
Somut olayda, Davacının markasının 43.sınıfta tescil edilmiş olduğu, Davalı adına hükümsüzlüğü talep edilen markanın ise “yine 43.sınıfda davacı markasından sonra tescil edilmiş olduğu ve her iki markada asıl unsurun ... / ... ibareleri olduğu, davalı markasındaki sözcük dizilimine fazladan O harfi eklenmesinin markaların karıştırılmasını önlemeye yeterli olmadığı, Markalar bir bütün olarak incelendiğinde; tüketici zihninde seri marka algısının yaratılacağı da sabittir.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, TPMK belgeleri, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alındığında Davalı adına ... no ile tescilli markanın karıştırma ihtimali gözetilerek SMK 25. Madde kapsamında hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine karar verilerek yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulması gerekmiştir.
HÜKÜM
1.Davalı adına ... no ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine,
2.Hükümsüzlük istemlerinin kabulünde hükmün ilanına karar verilemeyeceği yüksek yargı uygulamaları ile içtihat edildiğinden ilan isteminin reddine, keza ilan istemi hükmün feri niteliğinde bir talebe ilişkin olması nedeniyle davalı yararına lehe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3.730 TL ilam harcının 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç 840 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 27.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 29.686,2 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair karar davacı vekillerinin yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İstanbul bölge adliye mahkemesi nezdinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 17/02/2026 Katip ... ¸ Hakim ... ¸