Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

9. Hukuk Dairesi         2025/9093 E.  ,  2026/48 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2118 E., 2025/1626 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 26. İş Mahkemesi

EK KARAR TARİHİ: 16.06.2022

SAYISI: 2020/101 E., 2022/157 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Belediye Başkanlığı (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Belediyenin asıl işveren olduğu işyerinde... ve ... Eğitimi Kursları ve Seminerleri Organizasyonu Hizmet İşi (...) kapsamında 17.10.2003-30.06.2013 tarihleri arasında tam zamanlı, 01.07.2013-30.06.2019 tarihleri arasında ise yarı zamanlı olarak usta öğretici görevi ile çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin 30.06.2019 tarihinde cep telefonuna gelen bir mesaj ile sonlandırıldığını, her ne kadar çıkış kodunda belirli süreli sözleşmenin sona ermesi yazılmış ise de davacı ile her sene yeni sözleşme yapılması nedeniyle artık iş ilişkisinin belirsiz süreli olarak değerlendirilmesi gerektiğini, son dönem ücret bordrosuna göre 14 gün çalışmasının karşılığının net 2.739,78 TL olduğunu, işçilik hak ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket personeli olduğunu, davaya karşı zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili Belediye ile davacının çalıştığı şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, talep edilen alacak kalemlerinin yasal dayanağının olmadığını, davacının ödenmeyen herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı...İşl. ve .... Ltd. Şti. tarafından usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 17.10.2013-30.06.2013 tarihleri arasında tam zamanlı, 04.10.2013-30.06.2019 tarihleri arasında yarı zamanlı olarak davalı Belediyeye bağlı ... ünvanlı işyerinde değişen alt işverenlere ait iş yerlerinde kesintisiz şekilde usta öğretici olarak çalıştığı, davalılar arasında ... hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, davacının bu sözleşme kapsamında çalıştığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, işçilik alacaklarından müştereken sorumlu oldukları, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dosyada sunulan yıllık izin belgelerine ve davacının kıdemine göre bakiye 51 günlük yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesi tarafından 16.06.2022 tarihli ek karar ile; davacı tarafından hüküm altına alınan alacakların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde, hükme ibare eklenerek hükmün tamamlanması yönünde talepte bulunulmuş ise de talep içeriğinin ancak istinaf aşamasında değerlendirilebileceği, hükmün tamamlanması/tavzih ile taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların sınırlandırılıp genişletilemeyeceği gerekçesiyle davacının hükmün tamamlanması talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hüküm altına alınan alacaklar yönünden İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu ancak davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi kabul edildiği dikkate alındığında, davalıların hükmedilen alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekirken bu yönde karar verilmemesinin hatalı olduğu, bu yöne ilişkin davacının istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Davalı Belediye vekili temyiz dilekçesinde;

1.Müvekkili Belediyenin davada işveren sıfatı bulunmadığını, husumet itirazının bulunduğunu,

2.Davacının tüm hak edişlerinin eksiksiz ödendiğini,

3.Davacının kısmi zamanlı olarak çalıştığı saat süresi kadar Sosyal Güvenlik Kurumu primi yatırıldığını, bu nedenle kıdem tazminatı hesabında davacının mevsimlik işçi olduğu kabul edilerek kıdem süresi tespit edilirken hizmet süresinde çalışılmayan süreler hesap dışında tutularak belirlenmesi gerektiğini, ayrıca kıdem tazminatının hesabının son ücret üzerinden yapılması gerektiğinden hesaplamada esas alınacak ücretin işçinin kısmi çalışma karşılığı aldığı ücret olması gerektiğini, kıdem tazminatının davacının işten ayrıldığı son ay olan, dosyaya sunulan (Haziran 2019) bordrosundaki brüt ücreti 3.691,20 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini,

4.Davacı belirli süreli iş sözleşmeleri çalıştığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yaz ayları ve sömestr dönemlerinde yıllık izin kullandığından yıllık ücretli izin talebinin de reddi gerektiğini,

5.Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, afaki ve hatalı hesaplamalara dayandığını, raporlara itirazlarının değerlendirilmediğini, hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yanılgılı bir sonuca ulaşıldığını,

6.Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını,

7.Dosyaya sunulan cevaplarının dikkate alınmadığını, davacının talepleri doğrultusunda yargılama yapıldığını, davalı tarafça ileri sürülen itirazlar dinlenmediği gibi gerekçesiz şekilde reddedildiğini,

8.Hükmedilen alacaklara davacı hak kazanmadığı gibi faiz oranları ve faiz başlangıç miktarlarının hatalı olduğunu, gerçekleri yansıtmayan kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;

husumet, zamanaşımı, hizmet süresi, davacının dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı, kıdem tazminatı hesabına esas alınacak ücret miktarı ve faiz hususlarına ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Belediye vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Somut uyuşmazlıkta, davalı Belediyenin asıl işveren olduğu işyerinde ... kapsamında usta öğretici olarak çalışan davacının çalıştığı son ay olan 2019 yılının Haziran ayı ücret bordrosunda, 13 günlük çalışma karşılığı brüt 3.691,20 TL ücret tahakkuk ettirildiği görülmüştür.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından; davacının 01.07.2018-30.06.2019 tarihleri arasında geçen bir yıllık çalışma döneminde toplam çalışma gün sayısının 162 gün olduğu, aylık çalışma gün sayısının ortalama 13,5 olarak tespit edildiği, davacıya ait 2019 yılının Haziran ayı ücret bordosunun tetkikinde, 13 günlük çalışması karşılığında 3.691,20 TL ücret ödendiği, bu tutarın yarı zamanlı dönem için 13,5 gün karşılığının 3.833,17 TL olduğu belirtilerek, bu tutar hesaplamalara esas alınmış ise de hesap yönteminin hatalı olduğu görülmektedir.

Kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklar olup son ücret üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan ücret bordroları incelendiğinde davacının kısmi zamanlı çalıştığı dönemde aylık çalıştığı gün sayılarının 13, 14, 15 şeklinde değiştiği, buna göre her ay değişen tutarlarda ücret ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir. Başka bir deyişle davacının aylık ücretinin aydan aya değişmesi durumu söz konusudur. Bu hâlde, son bir yılda ödenen ücretlerin toplamı üzerinden belirlenecek aylık ücret ortalaması esas alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog