Esas No
E. 2026/56
Karar No
K. 2026/56
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/56 Esas - 2026/28

T.C.

ANKARA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2026/56
KARAR NO: 2026/28

...

DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2025
KARAR TARİHİ: 19/01/2026
K.YAZIM TARİHİ: 19/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/07/2025 günü, davalı sürücü ..., diğer davalı ve ruhsat sahibi ... A.Ş nden kiraladığı ... plakalı araç ile geri geri çıktığı esnada yaya geçidinden geçmekte olan müvekkiline çarparak yaralamalı trafik kazasına sebebiyet vermiş ve neticesinde müvekkilinin daimi iş gücü kaybı olacak şekilde yaralandığını, davalı sürücü ...'in tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanması nedeniyle meydana gelen yaralama fiili nedeniyle davacıda oluşan maddi ve manevi tazminat talebinin tahsili maksadıyla iş bu davanın açılma zorunluluğu hasıl olduğunu, 2918 sayılı KTK'nun 110. Maddesi ve ... Hukuk Genel Kurulunun yerleşik içtihatları uyarınca, Davalı ...A.Ş ... bulunduğu yer olan Ankara Mahkemeleri de iş bu davayı incelemeye yetkili ve görevli olduğunu, taraflarınca da seçimlik haklardan davalı sigortanın ... bulunduğu yer olan Ankara’da dava açıldığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartı yerine getirildiğini, davalı sigorta şirketine 08.10.2025 tarihinde başvuru yapılmış davalı sigorta şirketi eksik evraklar olduğunu bildirmesi üzerine 02/12/2025 tarihinde eksik evraklar gönderildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. Fıkrası ve ... kararları doğrultusunda Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre de arabuluculuğa başvurulmadığını, meydana gelen iş davaya konu kaza nedeniyle...tarafından yapılan soruşturma sonrasında, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma fiilinden dolayı ... ne kamu davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilerek sürücü ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 89/1 maddesi gereğince mahkumiyet kararı verildiğini, kaza tespit tutanağından ve kovuşturma dosyasından görüleceği üzere bahse konu kazada kusur, ... plaka sayılı araç sürücüsüne ait olup müvekkili ... izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını, izah edilen nedenlerle, mahkemece resen gözetilecek nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere öncelikle, davanın kabulünü, 6098 sayılı TBK'nun 107. Maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve aktüer hesabı yapıldıktan sonra bedel artırım yapılmak koşuluyla şimdilik davacı lehine 10,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,

TBK'nun 52vd. maddeleri gereğince kaza sonrası müvekkilinde oluşan yaralanmaların niteliği ve bu yaralanmaların meslek yaşamı üzerindeki olumsuz etkisi ile olayın meydana geliş şekli ve tarafların sosyo ekonomik durumu da göz önünde bulundurularak,100.000 TL manevi tazminatın, haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş tahsiline karar verilerek davacıya verilmesine, vekalet ücreti ile yargılama harç ve masraflarının davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılara tebligat yapılmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkememizin... esas sayılı dosyası ile açılan davada, davalı davalı ...Anonim Şirketi ve davalı ... ... Şirketi'ne yönelik davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması için tebligat çıkartıldığı, ancak bu zorunluluğa uymadan davayı ikame ettiği, 19.01.2026 tarihli ara karar ile davalı ...Anonim Şirketi ve davalı ... ... aleyhine açtığı davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşıldı.

HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.

Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise; HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.

Her ne kadar davacı tarafça arabuluculuk dava şartının sigorta şirketine başvuru yapılması nedeniyle dikkate alınmasının gerek olmadığı iddia edilmiş ise de gerek kanunda ki arabuluculuğa ilişkin dava şartı, arabuluculuk kanunda sigorta şirketlerinin muaf olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı ... ve istinaf dairelerince bu konuda verilen yeni tarihli çelişkili kararlarda dikkate alındığında davacının davalı sigorta şirketi ve ... ... A.Ş. şirketi aleyhine açtığı davaya ilişkin olarak mahkememizce yapılan değerlendirmede TTK'nın 5/A. maddesine göre arabuluculuğun zorunlu dava şartı olduğu dava türlerinden biri olup madde " Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmüne havi bulunduğu, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinin "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü gereğince davacının arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, somut olayda; davalı sigorta şirketi yönünden açılan davada arabuluculuğun zorunlu dava şartı olması nedeniyle bu davalılar yönünden dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının gerektiği, ancak dava dilekçesinin ekinde davalı sigorta şirketi ve diğer davalı şirket yönünden arabuluculuk başvurusuna ilişkin olarak yapılmış bir tutanak olmadığı gibi yargılama sırasında davacı vekiline arabuluculuk tutanağını dosyaya sunması için iki haftalık sürenin verilmiş olmasına rağmen arabuluculuk başvurusu ve arabuluculuk görüşmesinin sonucuna ilişkin tutanağın sunulmadığı anlaşılmakla, bu durumda davalılar hakkında açılan davanın, arabulucuya başvurulmadan açılmış olması nedeniyle TTK'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince bu davalılar yönünden uyuşmazlığın esasına girilmeden HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN DAVANIN REDDİNE,

Alınması gereken 732,00 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Artan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,

Dair; Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/01/2026 ...

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog