Esas No
E. 2018/480
Karar No
K. 2026/31
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/480
KARAR NO: 2026/31
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 06/06/2012
KARAR TARİHİ: 04/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; "davalı ... ile 02.08.2007 tarihinde imzaladıkları sözleşme ile davalının yurtiçi ve yurtdışındaki mesleki işlerinin ve diğer alakalı faaliyetlerinin pazarlama haklarını 5 yıl süresince şirketlerine devrettiğini, sözleşme yapılmasının akabinde davalının ...’dan ...’a taşınmasını sağladığını, davalıya ev kiraladıklarını, tüm giyim ihtiyaçlarını karşıladıklarını, diksiyon, dans ve görgü dersleri aldırdıklarını, davalının sözleşme süresi içerisinde 3 televizyon dizisi ve bir sinema filminde oynamasını sağladıklarını ve bunun sayesinde davalının tecrübe kazandığını, şu anda davalının bulunduğu pozisyonu ve TV sektöründeki başarısını şirketlerine borçlu olduğunu, müvekkil şirketin yönlendirmesiyle ... ekranları için çekilen fakat yayınlanmayan "..." isimli dizide başrol oynadığını, ... ekranlarında yer alan "..." isimli dizide 12 bölüm rol aldığını, "..." isimli sinema filminde başrol oynadığını, ... gibi büyük yapım şirketiyle sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre "... yapımcılığını üstleneceği "..." ve sözleşme süresince 5 yıl yapılacak diğer dizilerdeki rollerde davalının icracı sanatçı olarak yer almasının öngörüldüğünü; ancak davalının 16.07.2009 tarihli ihtarnameyle taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin incelenmesi halinde sözleşmenin 5 yıl süreli olduğunu, davalının sözleşmeyi fesih etme hak ve yetkisinin bulunmadığını, davalıya gönderilen cevabi ihtarname ile davalının "..." dizisinden aldığı ücretin % 30’unu müvekkil şirkete ödenmesi talep edildiğini ancak, davalının sözleşmeden doğan alacaklarının ödemekten kaçındığını, sözleşme süresince aynı veya benzer nitelikte hiçbir akit yapmayacağını kabul ve taahhüt etmesine rağmen davalının "..." ile sözleşme akdettiğini, bunun üzerine ...

1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde ...esas sayılı "Cezai Şart" talepli dava açtıklarını, Sözleşmenin 5. maddesinde "..." hükmü bulunduğunu, davalının "...” isimli dizi filmden sonra halihazırda "..." isimli dizi filmde oynadığını, ayrıca "..." ve "..." isimli sinema filmlerinde oynadığını ve "..." isimli sinema filminin çekimlerine başladığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 100.000 TL'sinin 11/09/2009 tarihinde ihtarnamenin keşidesinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini" talep ve dava etmiştir.

Cevap dilekçesi: davalı vekilinin mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; karşılıklı edimleri havi sözleşmelerde akdin ifasını talep eden tarafın öncelikle sözleşmede kendisine düşen edimi yerine getirmesi gerektiğini, davacı şirket ile sözleşme akdetmesindeki temel amacın yapımcı şirketlere profesyonel anlamda tanıtılmak, mesleki kariyerini geliştirmek, ismini daha ileriye taşıyacak projelerde yer almak, özetle şahsi olarak elde edeceği gelişimden fazlasını kazanmak olduğunu, ancak sözleşmenin imzalanmasının üzerinden 2 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen hiçbir gelişimin sağlanmadığını, bu yönde çaba gösterilmediğini ve bu sebepten taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeyi ...

17.Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile feshettiklerini, feshedilen sözleşmeye dayanılarak edimin ifasının talep edilmesinin M.K.’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ...

1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde ...esas sayılı davada müvekkilinin 30.000 TL cezai şart ödemeye mahkum edildiğini, müvekkilinin davacı ile sözleşmenin imzalanmasından sonra "..." isimli dizide 4 bölüm oynadığını ve bu projeden hiç ödeme almadığını, "..." isimli dizi filmde sadece 3 bölüm yer aldığını, "..." isimli diziyi kendisinin bulduğunu, ancak iyiniyetli olarak davacı yana komisyonunu ödediğini, "..." isimli filmde davacı şirketin oyunculuk bedelini, komisyon tutarını tahsil etmiş olmasına rağmen müvekkilinin alacağını alamadığını, "..." dizisindeki rolünü yine müvekkilinin kendi çabalarıyla bulduğunu, davacı yanın müvekkiline ne özel ders imkanı sağladığını, ne yapımcı şirketlere takdimini yaptığını, ne de oyunculuk kariyerini geliştirir nitelikte bir destek sağladığını, davacı şirketin davalı müvekkiline hiçbir maddi ve manevi destek sağlamadığını, aksine müvekkilini işsizliğe iterek onu mağdur ettiğini ve bu sayılan sebeplerden ötürü haksız ve dayanaksız davanın reddi gerektiğini talep etmiştir.

Deliller: ...

1.FSHHM'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde mahkememiz dosyasında yer alan davacı ile davalı arasında görüldüğü, davacı şirket tarafından davalı gerçek kişiye karşı taraflar arası imzalanan menajerlik sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshi iddiasıyla öngörülen cezai şartın tahsili istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonucunda cezai şart isteminin kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. ...

3.FSHHM'nin... esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde ...

1.FSHHM' nin...Esas , ... Karar sayılı dosyasında verilen hüküm HMK'nın 75/1-d maddesine dayalı olarak yargılamanın iadesi istemine ilişkin olduğu, esas davadaki davalı ... tarafından yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği ve yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilerek verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine istinaf incelemesinde ... BAM 16. Hukuk Dairesince verilen karar ile ilk derece mahkemesinin yeniden yargılama talebinin kabulü ile davanın reddine ilişkin hükmünün kaldırılarak, yeniden yargılama talebinin reddine karar verildiği ve istinaf ilamının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. ...

40.Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiş olup soruşturma aşamasında suça konu 3 adet gider pusulasındaki imzanın davalı asile ait olmadığı gerekçesi ile iddianamenin düzenlendiği, anılı mahkemenin ilk esasında kayıtlı dosyanın... E. - ... K. sayılı dosyası olup suça konu 3 adet gider pusulasındaki imzanın davalı asile ait olmadığı tespit edilmesi ile birlikte dava dışı sanık hakkında beraat kararının verildiği, istinaf incelemesi neticesinde beraat kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Bu kez yeni esas numarası alan dosya celp ve tetkik edilmiş olup ...

40.ACM'nin... E., ... K. sayılı ve 17/05/2018 tarihli kararı incelendiğinde; dava dışı sanık ...'nın Özel Belgede Sahtecilik suçundan dolayı 17/05/2018 tarihinde TCK'nın 207/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına ve CMK 231/5 maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 20/06/2018 tarihinde kesinleştiği saptanmıştır.

Bilirkişi Raporu: 23/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda " kendi üzerine düşen edimi yeterince yerine getirdiğini ispatlayamayan, Davacı'nın Davalı oyuncunun kendi imkanı ile sağladığı iş imkanı üzerinden herhangi bir emek vermeden komisyon almasının 818 BK. m. 19-20 ve MK. m. 2 kapsamında korunmayacağı " kanaatini bildirmiştir. 25/12/2015 tarihli bilirkişi raporunda " Davacı ile davalı arasında imzalanan 02.08.2007 tarihli “Menajerlik Sözleşmesi”farklı edimleri içeren, karma nitelikli bir sözleşme olduğu, Sözleşmenin hükümlerine bakıldığında, hizmet, eser ve vekalet sözleşmesi hükümlerinin karma şekilde yer verildiği bir işgörme sözleşmesi olduğu; Davacının “Menajerlik Sözleşmesi” nden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalının Sözleşmeyi 5 yıllık süre dolmadan sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, Ancak davalı ile davacılar arasındaki sözleşmenin genel hatlarıyla FSEK m. 50 anlamında bir taahhüt niteliğinde olduğu, FSEK m. 5O0/II uyarınca, eser sahibinin ileride vücuda getireceği eserlerin/icraların bütününe veya muayyen bir nevi'ine taallük eden taahhüdün, taraflardan her birince, ihbar tarihinden bir yıl sonra hüküm ifade etmek üzere feshedilebileceği; Davalının davacı ile yaptığı sözleşmeyi 16 Temmuz 2009 tarihli ihtarnameyle feshetmiş olduğu, Davalı tarafından yapılan bu beyanın, haklı bir fesih olduğu sonucuna varılamıyorsa, bu takdirde taraf menfaatlerinin de gözetilerek, bu beyanın FSEK m. 50/İl uyarınca yapılağı bir feshe tahvilinin mümkün olduğu, bu halde, 16 Temmuz 2009 tarihli feshin davacıya ulaştığı tarihten sonraki bir yılın sonunda artık tarafların yükümlülüklerinden kurtulacakları, söz konusu bu tarihten sonra, davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağı, davalının artık yapmış olduğu bu sözleşme ile bağlı kalmayacağı, Huzurdaki davada davacı taraf, davalının haksız olarak Sözleşme ilişkisini sona erdirmesinden sonra davalının ... ile yaptığı sözleşme kapsamında başrol oynamış olduğu dizi film ve sinema filmlerinden elde etmiş olduğu ücretlerden kendi payına düşen 9 30'luk kısmını talep ettiği; Bunun tespitinin ise ancak Sözleşmenin feshedilmiş olduğu 16 Temmuz 2009 tarihinden sonra davalının ... ya da başka Ajanslar üzerinde almış olduğu işler (başrol olarak dizi ve sinema filmlerinde aldığı roller) kapsamında 16 Temmuz 2010 tarihine kadar ne kadar ücret aldığının tespiti ve ardından davacının davalı tarafından elde ettiği bu ücretler üzerinden elde edeceği yüzde 30'luk komisyonun hesaplanması gerektiği; Davalının feshin davacıya ulaştığı tarih ile bu tarihin 1 yıl sonraki zaman aralığında (bu tarihler tespit edilemiyorsa 16 Temmuz 2009-16 Temmuz 2010 tarihleri esas alınabilir) başka dizi ve filmlerden (“...”, “..” dizilerinde; “...”,“...” filmlerinde başrol; “...” ve “...” filmlerinde almış olduğu rollerden) toplam 865.450 TL ücret aldığı, 865.450 TL'nın Y 30'unun 259.635 TL'ye tekabül ettiği, buna göre, davacının davalıdan talep edebileceği komisyon tutarının 259.635 TL olarak hesaplandığı; ancak söz konusu bu film ve dizilerle ilgili davalı ile akdedilen sözleşmelerin, feshin davacıya vardığı tarihten 1 yıllık sürenin geçmesinden sonra akdedildiği ispat edilmesi halinde, artık davacı tarafın bu sözleşmelerle ilgili olarak komisyon ücreti talep edemeyeceği, Davacının ayrı bir davada Sözleşmede kararlaştırılan cezai şart kapsamında 30.000 TL ödemeye mahkum edilmesinin, bundan ayrı olarak davacının tazminat istemesine engel olmayacağı, Somut olayda dava konusu sözleşme hükümlerinin bir “...” olarak görülemeyeceği, davacının alması kararlaştırılan W 30 komisyon ücretinin, tanınmamış bir sanatçı bakımından Heyetimizce aşırı bulunmadığı, davalının zayıf konumunun ahlaka aykırılığa varacak düzeyde istismar edildiğine dair bir sonuca varılamayacağı, sonuçta sözleşmenin bütünü değerlendirildiğinde sözleşmede ahalaka aykırılık bulunmadığı Davacı yanın, kısa vadeli avanslar için uygulanan faiz oranı üzerinden faiz talep edemeyeceği, ancak kanuni faiz talebinde bulunabileceği, " kanaatini bildirmiştir. 05/09/2016 tarihli bilirkişi raporunda " Arz ve izah edilen nedenlerle, münhasırlık (“tek yetkililik”) unsuru taşıyan menajerlik sözleşmesinden davalının geçmişe dönük irade beyanı ile işlem ternelinin çökmesi teorisi kapsamında DÖNME iradesi serdettiğinin, hatalı olarak fesih beyanı rg kullanılmasının irade beyanımım muhteviyatını değiştirmeyeceğinin kabulü, davalının döl iradesini gerek eser sözleşmeleri için düzenlenen özel koşullardan gerekse akdin devamının kendisi için çekilmez bir hal almasından mütevellit yarışan sebeplerle kullanabileceği, Davacının ...

46.Asliye Ceza Mahkemesinde kovuşturmasının devam etmesi, bu hususun Davacı lehine alınmış ....

1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki dosyada yeni delil geliştirebilecek nitelikte olmasından dolayı yargılamanın yenilenmesi için hal doğduğu, bu sebeple dosyada mübrez ikinci raporun hüküm kurulmasına elverişli olmadığı, Taraflar arasında akdedilen menajerlik sözleşmesinin ilk bilirkişi raporunda isabetle kaydedildiği üzere BK md. 19-20 ve MK.md.2 hükümlerine göre ağır şartlar ihtiva eden sözleşmelerden olduğu ve davacının tam ve gereği gibi edimini yerine getirmediği, davacının Bk md. 19 hükmüne göre sözleşmenin lisanı muhalifinden çıkarı sonuç uyarında 5 yıl boyunca tek yetkili olarak üzerine aldığı kariyer planlaması işini usulüne uygun surette yerine getiremediğinin dosyadaki delillerden anlaşıldığı, oyuncunun hali hazırda sözleşme akdedilmeden bir profesyonel olduğu ve sözleşmeden beklediği menfaatin meslek sahibi olma değil, kariyer gelişimi şeklinde hedeflediği, bu bakımdan davacının tazminat taleplerinin yerinde görülmediği," kanaatini bildirmiştir.

Mahkememizce verilen ilk karar: Mahkememiz 18/07/2017 karar tarihli ... Esas- ... Karar sayılı kararı ile "Davacı ... Ltd. Şti tarafından davalı ... aleyhine açılan alacak davasının reddine, ," karar verilmiştir.

İstinaf ilamı: ... BAM 16. Hukuk Daire'sinin 05/10/2028 Tarih, ...Esas- ... Karar sayılı ilamı ile "...

1.FSHHM'nin...E., ... E.sayılı kararına dayanak teşkil eden, gider pusulalarındaki imzaların davalı ...'a ait olmadığı, konuyla ilgili ...

40.Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada verilen karara karşı, ... Bam 18.CD'nin 29.11.2017 tarih ve ... E., ...K.sayılı kararında, gider pusulalarının ...

1.FSHHM'deki davada delil olarak kullanıldığı hususu da belirtilerek davalı şirket yetkilisi ... hakkındaki beraat kararının bozulduğu dikkate alındığında, ... BAM 18 C.D.'nin bozma kararı sonrasında, ceza yargılaması akıbetinin beklenilerek sonuca göre değerlendirme yapılması gerektiğinden, bu davanın sonucunun ceza yargılamasında verilecek karar ile buna bağlı olarak ...

1.FSHHM'nin ... E.sayılı kesinleşmiş kararın akıbetine bağlı olacağı da dikkate alınarak, kararın kaldırılmasına ve dosyanın geri çevrilmesine." dair karar verildiği anlaşılmıştır.

Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; Dava, 5846 sayılı sayılı FSEK hükümleri uyarınca açılmış sözleşmesel ilişkiye dayalı alacak davasıdır.

Davacı taraf ile davalı ile aralarında 02/08/2007 tarihinde sözleşme yapıldığını, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, haksız fesih için açılan cezai şarta ilişkin davanın kabul edilerek kesinleştiğini, davacı tarafça davalının 3 dizi ve bir filmde oynanmasının sağlandığını belirterek davalının sözleşme gereğince komisyon bedellerini ödemediğini belirterek davanın kabulünü savunmuştur.

Davalı taraf ise sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, davacının sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Gerekçe : Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; Davacı ve davalı arasında,... tarihli ve beş yıl süreli menajerlik sözleşmesi ağırlıklı bir sözleşme akdedildiği görülmüştür. Bu sözleşmenin davalı tarafından ...

17.Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının üzerine düşen menajerlik hizmetini yeterince yerine getirmediği iddiasıyla feshedildiği görülmüştür. Bu ihtarnamede davalı, özetle, davacının yeterince projelerde yer almasını sağlamadığı, devamlılık arz eden iş bulunmadığı, hatta sözleşmenin bir suretinin de kendisine verilmediğini ifade etmiştir. Davacının, işbu dava ile sözleşme çerçevesinde kendisine ödenmesi gereken %30 komisyon bedelinin ödenmesini talep ettiği görülmüştür.

Taraflar arasında ihtilafsız olan 02/08/2007 tarihli sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin konusunu, sanatçının yurt içi ve yurt dışındaki mesleki işlerinin ve diğer alakalı faaliyetlerinin, pazarlama ve satış haklarının münhasıran ajansa devri ve ajans tarafından yürütülmesi hususunda tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin tespiti oluşturmaktadır. Satış ve pazarlama yapılacak faaliyetlerin kapsamı ise sözleşmenin 4.3. maddesinde belirlenmiştir. Buna göre sanatçının yurt içi ve dışı, her türlü radyo ve televizyon programları ve yazılı basınla ilgili faaliyetleri, televizyon diz ve filmleri, kısa ve uzun metrajlı sinema filmleri, video klip ve albüm çalışmaları, her nevi fotoğraf ve imaj faaliyetleri, her türlü reklam, spot, film ve çalışmaları, moda gösterileri, defile tanıtım ve ekspozisyonlar, internet ve yazılı basılı kapsayan faaliyetleri, mevcut ve ilerde geliştirilebilecek yeni tekniklere konu tüm seslendirme ses ve görüntü taşıyıcıları ile ilgili çalışmalarının, tiyatro bar, gece kulübü, özel bayi toplantısı vb. tüm biletli/biletsiz konserleri gibi her nevi sahne gösterileri şeklinde yapacağı tüm yorumlama ve temsil faaliyetlerinin, modellik, fotomodellik, veya benzeri performanslar tüm sanatsal faaliyetlerin sanatçının umuma arz ettiği tüm faaliyetlerinin satış ve pazarlamasının ajans tarafından yapılmasıdır. Sanatçı, faaliyetlerin yayma, pazarlama, satış ve diğer ilgili tüm haklarını münhasıran ajans aracılığıyla gerçekleştirecektir.

Sözleşmenin 4.5. maddesine göre üçüncü kişilerle herhangi bir menajerlik ve/veya booking anlaşması veya iş bu anlaşmanın konusuna ve içeriğine ilişkin sözleşmelerin ve yüklendiği yükümlülüklerin, bu sözleşme ile yüklendiği görevlerini yerine getirmesini engelleyecek nitelikte olmadığını, bundan böyle de sözleşme süresince aynı veya benzer nitelikte hiçbir akit yapmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir. Yine 4.8 maddesine göre sanatçı, ajans tarafından iş bu sözleşmenin konusu ile ilgili olarak kendisine ulaştırılan talep ve duyuruları ajansa iletecektir. Sözleşme süresince sözleşmeye konu işlerin yalnızca ajans aracılığı ile gerçekleştirileceği, onaylanmadan görüşmeler gerçekleştirilemeyeceği taahhüt edilmiştir.

Davacı ile davalı arasında imzalanan "menajerlik sözleşmesi" hükümleri farklı edimleri içeren, karma nitelikli bir sözleşmedir. Sözleşmenin hükümlerine bakıldığında, hizmet, eser ve vekalet sözleşmesi hükümlerinin karma şekilde yer verildiği bir işgörme sözleşmesidir. Gerçekten de, davacı şirket tarafından sanatçıya iş bulma garantisi veren bir taahhüt veya yükümlülüğe ilişkin bir madde mevcut değildir. Kaldı ki bu sektörde bir ajansın bir sanatçıya sözleşme ile iş bulma garantisi vermesi veya bu yönde taahhütte bulunması pek sık rastlanan bir durum değildir. Bir menajer veya oyuncu ajansının görevi oyuncuyu yapımcı firmalara karşı en iyi şekilde temsil etmek, oyuncunun yapımcılara karşı haklarını korumak, oyuncunun yapımcı firmalardan olan alacaklarını süresinde tahsil etmesini sağlamak, oyuncunun iş programını planlamak ve oyuncunun prezantasyonunu yapımcı firmalara karşı profesyonelce gerçekleştirmektir.

Taraflar arasında görülen ...

1.FSHHM’deki ... esas sayılı dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre sözleşmenin akdinden fesih tarihine kadar ki dönemde davacı şirket tarafından sözleşme gereği imaj faaliyetleri fotoğraf ve tanıtım filmi çekimi, dizi ve film şirketlerine tanıtım, internet web sitelerinde duyuru ve tanıtım gibi faaliyetlerde bulunulduğu, davalının 3 adet TV dizisi ve 1 adet sinema filminde rol almasının ve yeni bir film şirketi ile anlaşma yapmasının sağlandığı, davalıya ödeme yapıldığı, davacının menajerlik müessesesi açısından tüm edimlerini yerine getirdiği tespiti yapılmıştır. ...

1.FSHHM ... esas ve ... karar sayılı kararında, davalının fesih beyanının haklı olmadığı anlaşıldığından, davalının cezai şart ödeme yükümlülüğünün gerçekleştiği, ancak öngörülen cezai şart miktarının davalının ekonomik sosyal durumu, sağlanan imkânlara göre mahkemece fahiş bulunduğundan 30.000 TL cezai şartın hüküm altına alınması, ancak fazlaya dair hakkın saklı tutulması talebi reddedildiği, bu dosyada davalı ... tarafından ceza mahkemesinde verilen karar gereğince yeniden yargılama talebinde bulunulduğu ancak neticeten yeniden yargılama talebinin reddine karar verilerek hem 2012/49 esas sayılı dosyada verilen haksız feshe ilişkin hükmün, hem de yargılamanın iadesine ilişkin red kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacının 14/08/2012 tarihli delil listesi ekinde davalı tarafından keşide edilen ihtarnameleri ve davacı tarafından keşide edilen ihtarnameleri, 02/08/2007 tarihli menajerlik sözleşmesini, ... ile davacı ve davalının taraf olduğu 18/07/2008 tarihli oyuncu sözleşmesini dosyaya sunduğu, dava dışı ... isimli şirkete yazılan müzekkere cevabında şirketin, davalıya toplam 290.000 TL ödeme yapmış olduğuna dair cevap vermiş olduğu, dava dışı ... isimli şahsa yazılan müzekkere cevabında şirketin, başrol oyuncusu emsal bölüm bedel ücretinin 20.000 TL ila 70.000 TL arasında değişmekte olduğunu bildirdiği, dava dışı ... isimli şirkete yazılan müzekkere cevabında şirketin, davalıya 308.000 TL, davalının dava dışı ajansına %15 komisyonla 46.200 TL ödeme yapmış olduğuna dair cevap vermiş olduğu, dava dışı ... isimli şirkete yazılan müzekkere cevabında şirketin, davalıya 8.750 TL, davalının dava dışı ajansına 1.000 TL ödeme yapmış olduğuna dair ilgili faturası ile cevap vermiş olduğu, dava dışı ...isimli şirkete yazılan müzekkere cevabında şirketin, davalı emsalindeki bir oyuncunun tahmini rayicinin bölüm başına 10.000,00-TL -15.000,00-TL arasında değişmekte olduğuna dair cevap vermiş olduğu, dava dışı ... isimli şahsa yazılan müzekkere cevabında şahsa bir hafta sözlü giyim kuşam stil davranış konularında danışmanlık yaptığına, masraflarının karşılanması dışında bir ücret almadığı görülmüştür. Davalı, davacı ile yaptığı sözleşmeyi 16 Temmuz 2009 tarihli ihtarnameyle feshetmiştir. Fesih tek taraflı, bozucu yenilik doğuran, varmayla sonuçlarını doğuran bir haktır. Bu nedenle, karşı tarafa yani davacılara vardığı andan itibaren hüküm ifade edecektir.

Davacı tanığı ... beyanında, yapımcılık yaptığını, davalının filminde oynadığını çekimlere ara verildiğinde ... isimli diziden gelen teklifi kabul ettiğini, ancak uzun saçlarım kestirmiş oluğunu bunun rolün devamlılığı için sorun teşkil ettiğini, gerek kendi projesi gerekse ... projesinin davalıya davacı tarafından ayarlandığını belirtmiştir.

Davacı tanığı ..., film yapımcısı olduğunu, davacının davalıyı yoktan varettiğini bildiğini, ...'dan getirdiğini, davalının ... isimli dizi ile parladığını, sonra davacıyı haberdar etmeden ... isimli dizide oynadığını, bu durumun vefasızlık olduğunu, iş ahlakına uymadığını, 2008 yılında davacının davalıyı para kazansın diyerek dublaj yönetmeni olarak tanığın stüdyosuna gönderdiğini, oyuncunun işi istemeyerek bıraktığını beyan ettiği görülmüştür.

Davalı tanıklarından ... beyanında özetle, davalı ile ...'a geldiklerinde ev arkadaşı olduklarını, davacı ile 5 senelik sözleşme imzaladığını kendisine anlatmış olduğunu, bu süre zarfında iki film ve bir dizi çektiğini, kendisinin ... isimli dizide çalıştığını, davalının da yönetmenin arzusu ile bu dizide oynadığını, daha sonra ikisinin de ...dizisine geçtiklerini, bu dönemde davalının kendisine gelen bazı sinema tekliflerini kabul ettiğini beyan ettiği, davacının davalıdan dans dersi almasını istediği ancak davalının buna itiraz ettiği, gerek bulunmadığını söylediği, davacının davalının tanıtımına yönelik herhangi bir çalışma yapmadığını, ...'a geldiklerinde davalının evi dört arkadaş kendi imkanları ile tuttuğunu, birkaç dizide birkaç bölüm rol almasının davalıya ekonomik bir katkısının olmadığını belirtmiştir.

Tanık ..., beyanında özetle, davalı ile ... ' nda birlikte çalıştıklarını, davalıyı da kendisini de davalının amcası olan oyuncu ...'un ...'a getirip piyasaya sunduğunu, davacı ile de amcasının tanıştırdığını, kendisinin de davalı ile sözleşmesiz çalıştığını 6 ay 1 sene süre zarfında herhangi bir iş bulmadıklarından ayrıldığını, dans vs. derslerin davalıya verilmediğini, kendisine de verilmediğini, bulunan işlerin kapsamının düşük olduğunu, bazılarından davalının parasını da alamadığını bildiğini, davacının her ajansın yapması gereken hizmetlerden fazlasını vermediğini, internet sitesine çekmiş olduğu fotoğrafları yüklediğini, davalının okula ihtiyacı olmadığını, davalının okullu olduğunu, ... ve ... dizilerini kendi imkanları ile bulduğunu, davacı ile davalının akdettiği ajans sözleşmesinin 2 yıl olduğunu davalının kendisine söylediği, bir kast ajansının ilgi alaka göstermesi gerektiğini, davacının bu emeği vermediği yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetinde FSEK Uzmanı ..., Senarist Yönetmen ... ve Muhasip bilirkişi ..."dan alınan müşterek raporda, ajansın ...’la sözleşme yapmadan önce de profosyonel bir oyuncu olduğu, ajansın onu sıfırdan yaratmadığı, ajansın ...’a sağladığı 3 dizi ve 1 sinema filminin bu anlamda sıfırdan başlayan bir oyuncuya kazandırılan kazanımlar olarak tanımlanamayacağı, ...’un bu çalışmalardaki rolleri oynayabilecek bir alt yapıyla ajansla anlaştığı, davacı menajerlik firmasının sözleşmede bulunan sorumluluklarından uygun gördüğü ölçüde kaliteli, estetik ve işlevsel tanıtım materyalleri hazırlayacağı hükmüne uygun olarak sanatçıya ...-Katalog vb. hazırladığı, üç dizi ve bir film başrolü bağladığı, ona görgü, giyim kuşam vb. gibi dersleri aldırttığı gibi faaliyetlerde bulunduğu, ancak sözleşmede bulunan ajans, sanatçının sanat çevrelerinde ve kamuoyunda tanınmasını temin edecek çabayı gösterimi, konuyla ilgili tanıtım faaliyetlerini organize etmeyi, gerektiği taktirde anılan sanatsal çalışmalar için ihtiyaç duyulabilecek meblağları bulacağı, sponsorlar aracılığıyla karşılamaya çalışmayı, özen göstermeyi taahhüt edeceği ve yine 4.17 maddesindeyse, sanatçıya imkan dahilinde özel projeler geliştirecek olup sanatçının varolan projelerde yer almasını sağlayacağı çalışmalar yapılacağı, şeklindeki faaliyetlere ilişkin her hangi bir çalışmanın dosyaya sunulmadığı, sunulan üç dizinin ve bir sinema filminin var olan çalışmalar kategorisinde değerlendirileceği, ... ile davacı ajans arasında yapılan sözleşmenin, oyuncunun hiç bir ajans tecrübesi olmadan yapılmış olması ve %30 ajans payının piyasa rayiçlerinin çok üstünde olması genellikle bu kazanç payının %10 ile %20’lik aralık arasında seyretmesi bakımından aşın yararlanma hususunu ihtiva ettiği belirtilmiştir.

Alınan bilirkişi raporunda, kendi üzerine düşen edimi yeterince yerine getirdiğini ispatlayamayan davacının, davalı oyuncunun kendi imkanı ile sağladığı iş imkanı üzerinden herhangi bir emek vermeden komisyon almasının 818 sayılı BK’nın 19-20 maddesi ve MK’nın 2.maddesi kapsamında konulmayacağı tespit edilmiştir.

Davacı taraf bilirkişi raporuna karşı beyanlarında, raporu kabul etmediklerini, dosya içerisinde bulunan delil ve tanık beyanlarının incelenmediğini, raporun ... tarafından hazırlanıp, diğer bilirkişiler tarafından raporun son imzalanmak suretiyle raporun tanzim edildiğini, heyette yer alan ...’ün, davalının şu an birlikte çalıştığı ... ajansında yazar, yönetmen ve senarist olarak görev yaptığı ve ders verdiğinin öğrenildiği, davalının kayıtlı olduğu ajansta çalışan bilirkişinin beyanlarının tarafsız olamayacağını, beyan etmiştir.

FSEK uzmanı ... ve muhasip bilirkişi ... alınan müşterek raporda; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin farklı edimleri içeren, karma nitelikli bir sözleşme olduğu, sözleşmenin hükümlerine bakıldığında, hizmet, eser ve vekalet sözleşmesi hükümlerinin karma şekilde yer verildiği bir işgörme sözleşmesi olduğu, davacının "Menajerlik Sözleşmesi” nden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalının sözleşmeyi 5 yıllık süre dolmadan sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, ancak davalı ile davacılar arasındaki sözleşmenin genel hatlarıyla FSEK m. 50 anlamında bir taahhüt niteliğinde olduğu, FSEK m. 50/11 uyarınca, eser sahibinin ileride vücuda getireceği eserlerin/icraların bütününe veya muayyen bir nevi'ine taallûk eden taahhüdün, taraflardan her birince, ihbar tarihinden bir yıl sonra hüküm ifade etmek üzere feshedilebileceği, davalının davacı ile yaptığı sözleşmeyi 16 Temmuz 2009 tarihli ihtarnameyle feshetmiş olduğu, davalı tarafından yapılan bu beyanın, haklı bir fesih olduğu sonucuna varılamıyorsa, bu takdirde taraf menfaatlerinin de gözetilerek, bu beyanın FSEK m. 50/11 uyarınca yapılan bir feshe tahvilinin mümkün olduğu, bu halde, 16 Temmuz 2009 tarihli davacıya ulaştığı tarihten sonraki bir yılın sonunda artık tarafların yükümlülüklerinden kurtulacakları, söz konusu bu tarihten sonra, davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağı, davalının artık yapmış olduğu bu sözleşme ile bağlı kalmayacağı, davada davacı taraf, davalının haksız olarak sözleşme ilişkisini sona erdirmesinden sonra davalının ... ile yaptığı sözleşme kapsamında başrol oynamış olduğu dizi film ve sinema filmlerinden elde etmiş olduğu ücretlerden kendi payına düşen %30’luk kısmını talep ettiği, bunun tespitinin ise ancak sözleşmenin feshedilmiş olduğu 16 Temmuz 2009 tarihinden sonra davalının ... ya da başka ajanslar üzerinden almış olduğu işler kapsamında 16 Temmuz 2010 tarihine kadar ne kadar ücret aldığının tespiti ve ardından davacının davalı tarafından elde ettiği bu ücretler üzerinden elde edeceği yüzde 30'luk komisyonun hesaplanması gerektiği, davalının feshin davacıya ulaştığı tarih ile bu tarihin 1 yıl sonraki zaman aralığında bu tarihler tespit edilemiyorsa 16 Temmuz 2009-16 Temmuz 2010 tarihleri esas alınabileceği, başka dizi ve filmlerden ("...", "..." dizilerinde; "...", "..." filmlerinde başrol; "..." ve “..." filmlerinde almış olduğu rollerden) toplam 865,450 TL ücret aldığı, 865.450 TL'nın %30’unun 259.635 TL’ye tekabül ettiği, buna göre, davacının davalıdan talep edebileceği komisyon tutarının 259.635 TL olarak hesaplandığı; ancak söz konusu bu film ve dizilerle ilgili davalı ile akdedilen sözleşmelerin, feshin davacıya vardığı tarihten 1 yıllık sürenin geçmesinden sonra akdedildiği ispat edilmesi halinde, artık davacı tarafın bu sözleşmelerle ilgili olarak komisyon ücreti talep edemeyeceği, davacının ayrı bir davada sözleşmede kararlaştırılan cezai şart kapsamında 30.000 TL ödemeye mahkum edilmesinin, bundan ayrı olarak davacının tazminat istemesine engel olmayacağı, somut olayda dava konusu sözleşme hükümlerinin bir "..." olarak görülemeyeceği, davacının alması kararlaştırılan %30 komisyon ücretinin, tanınmamış bir sanatçı bakımından aşırı bulunmadığı, davalının zayıf konumunun ahlaka aykırılığa varacak düzeyde istismar edildiğine dair bir sonuca varılamayacağı, sonuçta sözleşmenin bütünü değerlendirildiğinde sözlesmede ahlaka aykırılık tespit edilmediği, davacı yanın, ancak kanuni faiz talebinde bulunabileceği kanaatine varmışlardır.

Bilirkişi heyetindeki sektör bilirkişisi ..."ise ayrık raporunda ise ; taraflar akdedilen sözleşmenin 4.17. maddesinde ajans sanatçıya imkan dahilinde özel projeler geliştireceği, sanatçının var olan projelerde yer almasını sağlayıcı çalışmalar yapacağı, uygun gördüğü ölçüde kaliteli estetik ve işlevsel tanıtım materyalleri hazırlayacağı ajans tarafından taahhüt edilmiş olmakla davacı yanın delil olarak sunduğu delillerden ajansın bu yönde gerekli çalışmaları yaptığı ve bu yönde sözleşmenin ... tarafından haklı feshine sebep olacak şekilde davacı ajansın bir ihmalinin veya eksikliğinin varlığından söz edilemeyeceğini, taraflar arasında akdedilen 02/08/2007 tarihli sözleşme incelendiğinde davacı şirket tarafından sanatçıya iş bulma garantisi veren bir taahhüt veya yükümlülüğe ilişkin bir madde mevcut olmadığı, kaldı ki bu sektörde pratikte bir menajerin/ajansın bir sanatçıya sözleşme ile iş bulma garantisi vermesi veya bu yönde taahhütte bulunmasının pek sık rastlanan bir durum olmadığını, bir menajer veya oyuncu ajansının görevi oyuncuyu yapımcı firmalara karşı en iyi şekilde temsil etmek, oyuncunun yapımcılara karşı haklarını korumak, oyuncunun yapımcı firmalardan olan alacaklarını süresinde tahsil etmesini sağlamak, oyuncunun iş programını planlamak ve oyuncunun prezantasyonunu yapımcı firmalara karşı profesyonelce gerçekleştirmekten ibaret olduğunu ve bu sebepten dolayı davacı ajansın davalı sanatçıya iş bulamadığı iddiasının taraflar arasındaki sözleşmenin fesih için tek başına haklı bir sebep olarak kabul edilemeyeceğini, diğer yandan davalı sanatçının taraflar arasındaki sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiği kabul edilirse, davalı sanatçının ...

1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı davasında 30.000 TL cezai şart ödemeye mahkum edildiği de göz önünde bulundurulduğunda diğer bilirkişilerin raporlarında davacının davalı ...'tan talep edebileceğini belirttikleri 259.635 TL komisyon miktarında bir hakkaniyet indirimi uygulanıp uygulanmayacağının takdirinin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir. Raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla makememizce 3.kez bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve FSEK Uzmanı ..., İletişim Uzmanı Akademisyon ... ve Sektör bilirkişisi ...'den rapor alınmıştır.

Bilirkişi heyeti müşterek raporunda, söz konusu ihtilafın başlangıcının, davacı tarafın kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi sonucu ortaya çıktığını TBK 111'e göre borçlunun kusuru olmaksızın alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu alacaklının temerrüdünde olduğu gibi tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir." hükmü uyarınca davalı tarafından keşide edilen fesih ihbarının dönme beyanı olduğunu, davalı ayrıca menajerlik sözleşmesi ile kendisine birkaç bölüm oyunculuk edimi temin etme yahut dublaj işleri bulunması dışında is tevzii yapılmadığından, buralardan gelen bedellerin de davalıya ödenmesinde ihtilaf vuku bulduğundan yine anılan durumda iş ilişkisine devam edilebilmesi davalıdan beklenemeyeceğinden, şu durumda, işlem temelinin çökmesi dolayısıyla ve bundan böyle daha fazla maliyete katlanması kendisinden beklenemeyecek olan davalı için sözleşme ilişkisinin devamı çekilmez bir hal aldığını, münhasırlık unsuru taşıyan menajerlik sözleşmesinden davalının geçmişe dönük irade beyanı ile işlem temelinin çökmesi teorisi kapsamında dönme iradesi serdettiğinin, hatalı olarak fesih beyanı ifadesi kullanılmasının irade beyanının muhteviyatını değiştirmeyeceğinin kabulü, davalının dönem iradesini gerek eser sözleşmeleri için düzenlenen özel koşullardan gerekse akdin devamının kendisi için çekilmez bir hal almasından mütevellit yarışan sebeplerle kullanabileceği, davacının ...

46.Asliye Ceza Mahkemesinde kovuşturmasının devam etmesi, bu hususun davacı lehine alınmış ...

1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' nde ki dosyada yeni delil geliştirebilecek nitelikte olmasından dolayı yargılamanın yenilenmesi için hal doğduğu, bu sebeple dosyada mübrez ikinci raporun hüküm kurulmasına elverişli olmadığı, taraflar arasında akdedilen menajerlik sözleşmesinin ilk bilirkişi raporunda isabetle kaydedildiği üzere BK md. 19-20 ve MK.md.2 hükümlerine göre ağır şartlar ihtiva eden sözleşmelerden olduğu ve davacının tam ve gereği gibi edimini yerine getirmediği, davacının Bk. md. 19 hükmüne göre sözleşmenin lisanı muhalifinden çıkan sonuç uyarında 5 yıl boyunca tek yetkili olarak üzerine aldığı kariyer planlaması işini usulüne uygun surette yerine getiremediğinin dosyadaki delillerden anlaşıldığı, oyuncunun hali hazırda sözleşme akdedilmeden bir profesyonel olduğu ve sözleşmeden beklediği menfaatin meslek sahibi olma değil, kariyer gelişimi şeklinde hedeflediği, bu bakımdan davacının tazminat taleplerinin yerinde görülmediği kanaatine varılmıştır.

Sözleşmenin taraflara edimler yönünden taraflara 5 yıllık süreklilik arz eden edimler yüklediği bir taraf lehine münhasır yetki vermesi durumunda güven ilişkisinin zedeleneceği açıktır. Davalının kariyer planlaması için 5 sene boyunca ne kendi ne de bir başka üçüncü kişinin davacıdan bağımsız hareket edemeyeceği açık olduğundan, bu yetkinin alınmasının sözleşmede davacının özen yükümlülüğü bakımından genel özen yükümlülüğünün üstünde bir imtina ile hareket etme yükümlülüğü yüklediği, davalının davacıya çok güvenmiş olduğu görülecektir. Bu sözleşme ile bir taraf, tanınır hale gelmeyi hedeflemekte iken, sair bir üçüncü kişi ile aynı ve benzer nitelikte bir sözleşme yapmamayı da taahhüt etmektedir. Bu hususta karşı taraf, şayet davacı edimini tam ve gereği gibi yerine getirmez ise kariyer mahfına sebebiyet verecek neticeler ile karşılaşacaktır. Keza, karşı tarafı kariyeri konusunda münhasır yetkilendirmiştir.

BK. Md.

19.Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Demek suretiyle sözleşme yorumunda maddelerin lafzı ile sınırlı kalınmaması gereğini açıklamıştır. Bu halde davacı tarafından iddia olunduğu gibi, iş bulma yükümlülüğünün sözleşmede açıkça yazmadığı, dolayısıyla böyle bir yükümlülükleri olmadığı iddiası yerinde değildir.

Bu halde, böyle bir sözleşme olmasa idi, kendine ve amacına uygun bir kariyer planlaması yapabilecek iken, sözleşme ile hedeflediği amacın yerine gelmeyecek olduğu gidişattan anlaşılıyor ise davalıyı o sözleşme ile bağlı tutmamak, yasa koyucunun amaçladığı bir sonuçtur. Sözleşme kapsamında davacının sözleşme devam ederken yalnızca birkaç dizide birkaç bölüm oynadığı bazılarından ücretini alamadığını beyan ettiği görülmektedir. Sözleşme ilişkisi sırasında böyle devamlılığı olmayan roller için oyuncunun yapımcılara sevk edilmesi işinin, kariyer planlamasında münhasır yetkili bir ajansın edimini tam olarak yerine getirdiği anlamı taşımadığı açıktır. Konservatuar mezunu olduğu, ailesinde tanınmış oyuncuların davalının halihazırda profesyonel seviyede 10 yıla yakın süredir meslek icra ettiği, dolayısıyla davacı ile sözleşme akdetme amacının davacının iddia ettiği üzere "meslek kazanmak" değil, "daha tanınır hale gelmek" ve "iyi temsil edilmek", "parlak bir kariyer imkanı" bulmak olduğu açıktır. Davacının, sözleşme ile beklenen amacı yerine getirmiş olduğuna dair dosyada bir bilgi ve belgeye rastlanılmamış olduğu gibi, bu background’da bir oyuncu için dublaj seslendirme işleri yönlendirildiği, bunun dahi tek başına oyuncu ile ajansı arasında kariyer planlamasında esaslı vizyon farklılıklarını gösterdiği açıktır. Davacının fesih beyanını takiben kendi amacına daha uygun işler bulduğu ve başrol oynadığı dosya kapsamında da sabittir.

Davacının, davalı lehine prodüksiyon firmaları tarafından ödenen oyunculuk bedellerini süresi içinde davalıya ödeyip ödemediği aynca ihtilaflı olup, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan suç duyurusu kapsamında davacı şirket yetkilisinin sahte gider makbuzu tanzim etmekten ötürü Ceza Mahkemesinde yargılandığı ve cezaya hükmedilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ceza mahkemesinde yapılan maddi tespitte şirket yetkilisi tarafından dosyaya ibraz edilen 3 gider makbuzunda davalının imzasının olmadığının tespit edildiği ve mahkememizin bu maddi gerçekle bağlı olduğu, bu durumun güven ilişkisini sarsmış bir durum olduğu, davacının davalıdan menajer sözleşmesini de noter kanalı ile talep etmiş olmasına rağmen davacının sözleşme göndermemiş olduğu, dolayısıyla iki taraf arasında bir güven ilişkisinin kırılmış olabileceği, davalı açısından sözleşme ilişkisinin devamının çekilmez hale geldiğinin kabulü gerekir.

Davalı için güven ilişkisinin sarsılması, BK md. 20 hükümlerine göre genel işlem koşullarını havi bir sözleşme yapılması, sözleşme ilişkisinin devamını çekilmez bir hale getirmiştir. Şu durumda, İşlem Temelinin Çökmesi Teorisi dolayısıyla ve bundan böyle daha fazla maliyete katlanması kendisinden beklenemeyecek olan davalı için sözleşme ilişkisinin devamı çekilmez bir hal almıştır.

T.B.K'nın madde 138'e göre "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan hakların saklı tutarak ifa etmiş olursa...' hükmü uyarınca davalının aşın ifa güçlüğüne maruz bırakıldığını kabul etmek gerekir. Bu bakımdan dosyada yer alan ikinci bilirkişi raporunun menajerlik sözleşmesi için bir kelepçe tanımı verdikten sonra, unsurları bakımından menajerlik sözleşmesinin kelepçe niteliğinde olmadığına kaanat getirmesi dosya kapsamındaki deliller ve mevcut sözleşme değerlendirildiğinde isabetli görülmemiştir. Davalı hem sözleşme ilişkisi içerisindeyken ... ve ... dizilerindeki nispeten daha avantajlı işlerini kendi çabası ile bulduğu tanık delili ile sabit olup, bu halde menajerlik sözleşmesini bağıtlamış olmasından dolayı da doğrudan ve dolaylı tüm masraflara katlanmış olup hem de tek başına sözleşme akdetme imkanı verilmesi durumundaki temin edebileceği tüm alacaklarını tahsil etme yetisinden mahrum bırakılmıştır.

Toplanan deliller hüküm kurmaya elverişli ilk ve son bilirkişi heyeti raporları kapsamında taraflar arasındaki sözleşme de davalının güçsüz durumda oluşu, sözleşmenin davacı lehine tek taraflı hükümler içermesi ve davacının edimlerini yeteri kadar yerine getirmemesi nedeni ile davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada ödeme belgelerinindeki sahteciliğin alınan raporla ve kesinleşmiş hükümle tespit olunduğu, sözleşme feshinden sonra davalının rol aldığı, dizilerin gelen sözleşme örneklerinden sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra gerçekleştiği, Hanımın Çiftliği isimli dizide rol almasınında davalının kendi gayretleri sonucunda oluşu gözönüne alınarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Davanın REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 732,00 TL karar harcından peşin yatırılan 1.485,00 TL'nin mahsubu ile kalan 753.00 TL bakiye harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili yararına hesap olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından yapılan 1.970 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog