Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

2. Ceza Dairesi         2023/24748 E.  ,  2025/22269 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/244 E., 2023/283 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

I. Sanığın

Temyiz İsteğine ilişkin Olarak Yapılan İncelemede,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın 27.06.2022 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 02.02.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,

II. Sanık

Müdafiinin Temyiz İsteğine ilişkin Olarak Yapılan İncelemede,

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kasiyerin dikkatsiz olması nedeniyle sanığın yağın parasını ödemediğini fark etmediğine, sanığın zararı gidermek istediği ancak şikâyetçi zararın giderilmesini istemediği için zararı gideremediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gereğince değerlendirilmediğine, malın değerinin azlığının göz ardı edildiğine, ceza tayininde hataya düşülerek fazla ceza tayin edildiğine, kararın sanık lehine bozulmasına ve sanığın beraatine karar verilmesine '' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinin yanı sıra nitelikli hal olarak kabul edilen aynı Kanun’un 143. maddesinin de uygulanmasının talep edildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii huzurunda savunması alınmayarak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog