11. Hukuk Dairesi 2025/4397 E. , 2026/388 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 06.02.2012 tarih ve 2 sayılı ... Kurulu Kararı ile 09.02.2012 tarihinde ... Ticaret Sicili'ne tescil edilip, tüzel kişilik kazandığını, şirketin ... Kurulu Kararı ile ...'un şirketi temsil ve ilzama yetkili olmak üzere tayin edildiğini, ancak şirketin ... Valiliği Merkez Köyleri Hizmet Götürme Birliği'ne yaptıkları işlerden dolayı hak edişlerinin ... . Noterliğinden 12.12.2018 tarih ve ... yevmiyeli alacağın temliki işlemi ile yine ... . Noterliğinden 11.09.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı işlem ile yetkili ve temsilci olmayan ... tarafından temlik edildiğini, bu temliklerin geçersiz olduğunu, yetkili olmayan kişinin yetkilisi olmadığı açık ve net olan imza sirkülerine dayanarak sahte bir şekilde Temlik Sözleşmesi'ni noter tarafından düzenlemesinin yanlış ve hatalı olduğunu ileri sürerek ... . Noterliğinden 12.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı işlem alacağının devri hakkındaki işlemin ve yine ... . Noterliğinin 11.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı temlik işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı asilin yapılan temlik işleminden haberdar olduğunu, iptali istenen noter temlik işlemlerinin davacının noter huzurunda düzenlediği geniş kapsamlı vekâletine dayalı yürütüldüğünü, davacı şirket yetkilisinin iptalini istediği noter temlik işleminin neden yapıldığı noktasında bilgi vermeden müvekkili ile arasında olan ticareti ve buna dayalı cari ilişkiyi inkar ettiğini ve hakikate aykırı beyanda bulunduğunu, dava konusu talebin ahlaka ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, bahse konu temlik işlemlerinin davacı şirketin ... Merkez ... Köyü içme suyu ve kanalizasyon işine dair ihale kapsamında şirkete mal tedariki yapan firmaya alınan mal karşılığı verilmiş olan ödeme maksatlı temlik işlemi olduğunu, işlemin bizzat davacı şirket yetkilisinin talimatı ile yapıldığını, ...'ın iptali istenen noterde düzenlenen temlik evraklarını imzalayan kişi olduğunu ve aynı zamanda şirketle bağı olan ve Ticaret Sicil kaydına göre 24.02.2012 tarih ve 8013 sayılı Sicil Gazetesi kaydına göre şirketin tek başına ahzu kabza yetkili olacak şekilde ... şubesinin yetkili temsilcisi olduğunu, davacı şirket ile müvekkili arasında ticaret ve buna dayalı cari ilişki mevcut olduğundan davacı şirketin cari ilişkiye dayalı borcunu ödemekten kaçınmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, borçlu şirket müdürü ... tarafından verilen 23.02.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ... 3. Noterliğince verilen vekaletnamede ...'ın şirketin bazı işlemleri için ticari vekil olarak atandığı ve bu vekaletnamede verilen yetkiler arasında şirket nam ve hesabına ihale hak edişlerinin tamamını veya bir kısmını başkalarına devir ve temlik etmek hususunda yetki bulunduğu anlaşılmakla, ticari vekil sıfatıyla ve ilgili vekaletnameye dayanılarak yapılan dava konusu ... . Noterliği'nce gerçekleştirilen 12.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ve 11.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı temlik işlemlerinin şirketi sorumlu kılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket adına yetkilendirilmediği ileri sürülen kişi tarafından şirket alacağının temlik edilmesi işleminin iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.