11. Hukuk Dairesi 2025/3208 E. , 2026/395 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” esas unsurlu çok sayıda markasının bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/30775 sayılı marka başvurusuna konu işaretin müvekkilinin markaları ile iltibas tehlikesi oluşturacak düzeyde benzer olduğunu, anılan markaya karşı ileri sürdükleri itirazların reddine karar verildiğini, müvekkilinin yaygın bir biçimde pek çok markasında asli unsur olarak kullandığı açık olan “...” ibaresinin, eksiksiz şekilde davalı gerçek kişinin “...” ibareli marka başvurusunda da yer aldığını, bu durumun markaların birbirlerinin serisi şeklinde algılanmaları sonucu doğuracağını, “ga” harflerinden ibaret farklılığın yeterli ayırt edicilik sağlamadığını, müvekkili markalarının dünya çapında bilindiğini, “...” markasının bütünsel olarak oluşturduğu algıda, tüketicinin, “ga” harflerine değil, her iki markada da ortak olan “...” kelimesine yoğunlaşacağını, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve 2019/30775 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ..., ön inceleme duruşmasında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... ibareli marka kapsamında 28... . sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında da aynı, aynı tür ya da yüksek düzeyli benzer şekilde ifade edilmek suretiyle korunduğu, davalının markasının ... şeklinde tek bir kelimeden oluştuğu, anılan ibarenin dilimizde yaygın bilinen bir anlamının bulunmadığı, bununla birlikte yapılan araştırmalarda “becerikli” anlamıyla bölgesel olarak kullanılan bir kelime olduğu, ancak anılan ibarenin, günlük dilde kullanımı bulunmaması nedeniyle tüketici tarafından bütün olarak yabancı bir kelime markası ile eş değer görüleceği, bu nedenle kavramsal bir anlam yüklenmeye çalışılmayacağı, yedi harf ve “ga-...” şeklinde telaffuz edilecek üç heceden meydana geldiği, davacının markalarının tamamının “...” esas unsuru ve bu esas unsura ek olarak yazılmış “yeni nesil oyun grupları”, “...”, “...”, “tasarım merkezi”, “bizler de çocuktuk” gibi ek ve görece ayırt edici gücü zayıf ibareler ve muhtelif şekil unsurları ile oluşturulduğu, markalarda genel anlamda mavi ve gri tonların hakim olduğu, yalnızca bir markasının elips siyah bir fon içerisinde kırmızı renkle yazılmış şekilde oluşturulduğu, anılan markalardaki tek esas unsur olan “...” ibaresinin, anılan ibarenin de dilimizde bilinen bir anlamının mevcut olmadığı, “...” şeklinde iki heceli olarak telaffuz edileceği, markaların bütünsel anlamda birbirlerinden tamamen farklı izlenimler yarattıkları ve kurumsal olarak tüketiciye sundukları kimliklerinde somut bir biçimde farklılaştıkları, her iki kelimenin de birbirinden bağımsız iki yabancı marka algısı yarattıkları, ilgili tüketici kitlesinin dava konusu markayı gördüğünde, markayı unsurlarına ayırarak, zihnine daha önceki tarihli davacı markalarını getirme veya bu markalar ile ilişkilendirmek gibi bir izlenim edinmeyeceği, davacı markalarının ulusal/uluslararası tescillerinin tek başına tanınmışlığın ispatı için yeterli görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." esas ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira davacının "..." ibareli markasının davalının markasının içerisinde aynen bulunduğu, "..." ibaresinin orjinal bir ibare olması nedeniyle davalının başvurusunda öne çıktığı, "GA" hecesinin markaya yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, vurguyu değiştirmediği, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalı gerçek kişinin marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, dava konusu ... ibareli marka kapsamında bulunan 28... . sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında da aynı, aynı tür ya da yüksek düzeyli benzer şekilde ifade edilmek suretiyle korunduğu bu nedenle taraf markalarının benzer tüketici kitlesine hitap eden, benzer ihtiyaçları karşılayan, birbirleri ile rekabet içerisinde olan, birbirleri yerine ikame edilebilen, satış, sunum ve dağıtım kanallarının benzer olan mal ve hizmetler oldukları, SMK'nın 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluştuğunun ispatlanamadığı, başvurunun kötüniyetli yapıldığının da dosya kapsamına göre kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/1 hükmünün somut olaya uygulanabilme şartlarının bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kabulü ile, YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil edilen 2019/30775 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.