Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:

ANA DOSYADA;

DAVACILAR : 1-

2-

: 3-

DAVALI: 1-

BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... E SAYILI DOSYASINDA;

DAVALI: 1-
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

1.BEYANLAR:

Davacı vekilinin Akşehir . Asliye Hukuk mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı sürücünün ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Ankara ili istikametinden Eskişehir ili istikametine seyir halindeyken km. 50’ye geldiğinde (3.33 promil alkolün etkisiyle) orta şeritte önünde seyreden müteveffa sürücü ...’ in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol arka kısmına kendi aracının sağ ön kısımları ile çarpması neticesiyle, ... plakalı aracın çarpma noktasından 96 metre sonra sağ bariyerlere aracının arka kısmını çarpıp sağ şerit üzerinde durması, ... - ... Polatlı/ plakalı aracın çarpma noktasından 62 metre sonra orta refüj bariyerlerine çarpıp savrularak 237 metre sonra orta şerit üzerinde durması sonucu iki araçlı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, talepte bulunan ...'in müteveffanın eşi, diğer talepte bulunanlar müteveffanın çocukları olduunu, kazaya karışan ve kazada %100 kusurlu olan ... plaka sayılı araç , ... sigorta acente no ve ... poliçe numarası ile davalı ... Sigorta A.Ş.'de zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, KTK.nun 97.madde hükmü gereği, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ... sigorta şirketine 03.10.2023 tarihli talep dilekçesi 09.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup taraflarına yasal süre içerisinde bir dönüş yapılmadığını, Akşehir Arabuluculuk Bürosunun ... nolu dosyasında yapılan arabuluculuk toplantıları neticesinde anlaşma sağlanamadığını, TBK madde 53,54,55 ve ilgili diğer maddeler ile Yargıtay içtihatları da gözetilerek takdir edilecek cenaze ve defin giderleri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50,00 TL'nin tazmin edilmesini talep ettiklerini, vefat edenin eşi ve çocukları olan müvekkillerinin trafik kazası nedeniyle sarsıldığını ve derin elem, ızdırap ve manevi bir çöküş yaşadıklarını, aniden meydana gelen bu ölüm ve vefat edenin müvekkil ... eşi diğer müvekkillerin babası olması nedeni ile müvekkillerinin yeri doldurulamaz bir kayıp yaşadığını, davalı tarafların tazminat davasını etkisiz kılmak adına mal kaçırma ihtimaline karşılık davalı tarafaların maddi durumların da meydana gelebilecek eksilme nedeni ile müvekkili lehine hükmedilecek tazminatın davalılardan tahsilinin zor ve imkansız hale geleceğinden; yapılacak araştırma sonucunda davalı tarafların tespit edilecek taşınır, taşınmaz mallarına, banka hesaplarına, 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarına karar kesinleşinceye kadar ihtiyati haciz konulması taleplerinin bulunduğunu belirterek, öncelikle haklı davalarının kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmaması sebebi ile HMK madde 107 uyarınca yargılama sırasında destekten yoksun kalma tazminatının tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırılmak üzere şimdilik müvekkili ... için 50,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. Açısından sorumlu olduğu teminat limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber diğer davalı gerçek kişilerden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine HMK madde 107 uyarınca cenaze ve defin masrafları bakımından şimdilik 50,00-TL'nin davalı ...

Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalı gerçek kişilerden kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için 200.000,00-TL, müvekkil Ahmet için 150.000,00-TL, müvekkil Bahadır için 150.000,00-TL olmak üzere toplamda 500.000,00-TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı tarafların yapılacak araştırma neticesinde tespit edilecek taşınır taşınmaz mallarına, banka hesaplarına, 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarına karar kesinleşinceye kadar teminatsız ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin Akşehir . Asliye Hukuk mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Sigortalı araç sürücüsünün kusurunun irdelenmesi gerektiğini, davanın reddi talepleri esas olmakla; destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında esas alınacak unsurlar, Genel Şartlar'da açıkça belirlenmiş olup, yapılacak hesaplamada Genel Şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, davacının söz konusu olaydan dolayı Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerekeceğini, manevi tazminat talepleri, müvekkili şirket nezdindeki sigorta teminatı kapsamında olmadığını, müvekkil şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu beyanla; Davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ..., ... vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ... yönünden; Dava konusu olayda müteveffanın durulmaması gereken yerde aracını durdurması yada hızını durma noktasına getirmesi, aracının arka stop lambalarının yanmaması, emniyet kemerini takmaması, hem kendi hayatını hem de davalının hayatını tehlikeye atması birlikte düşünüldüğünde müteveffanında kusurlu olduğu görüldüğünü, tüm bu sebepler birlikte değerlendirildiğine; davacılar yönünden TBK 52 maddesine göre hesaplanacak tazminattan müteveffanın müterafik kusuru nedeniyle indirim sebebini oluşturacağı kuşkuya yer bırakmayacak şeklide açık olduğunu, tüm bunlar göz önüne alındığından haksız ve yersiz yere açılan davanın reddini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, Müvekkil ... yönünden; Meydana gelen kazadan müvekkili ...'un hiç bir kusurunun olmadığını, manevi tazminat istem talepleri kusur ile orantılı olduğunu, iş bu olayda müvekkili ...'da mağdur olduğunu, kusursuz olan müvekkilin maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğunu. kişi ancak kendi kusurundan dolayı sorumlu tututabilir ilkesi gereğince davalı müvekkili aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini beyanla; Müvekkilleri aleyhine haksız ve yersiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.GÖREVSİZLİK KARARI VE GEREKÇESİ:

Akşehir . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/03/2024 tarihli ... esas ve ... karar sayılı kararı ile "Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca sorumluluk sigortalarında zarar görenin doğrudan zarar verenin sigortasına başvurup zarar tazminini isteme hakkı bulunduğundan, iş bu davada davacı davaya konu kazada zararın tazmini için kazada kusurlu bulunan sürücünün mali mesuliyet sigortacısına başvurarak zararın tazminini istediğinden , bu durumda zarar gören ve sigorta arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikte bir uyuşmazlık olduğundan, zarar görenin zarar verenin sigortacısına doğrudan başvuru hakkı aralarında bir sözleşmeye değil Ticaret Kanunu hükümlerine dayandığından iş bu davanın ticari dava olduğu ve davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla açılmış olduğu anlaşılmış olup Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli 608 sayılı kararı gereğince, Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına giren ticari davalarda, Konya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin Konya ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeni ile Konya Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle mahkememize gönderilmişitr.

3.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Bilirkişi ... 11.08.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde-48-5 “alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır”, Madde-52/1-b “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar”, Madde 56/1-c “Önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek (Yakın takip)” kurallarını ihlal ederek, Karayolları Trafik Kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan (d) bendindeki (Arkadan çarpma) kurallarını ihlal ettiği; kazanın oluşumunda yüzde yüz (%100) kusurlu olduğuni, ... Plakalı Otomobil Sürücüsü (Müteveffa) ...'in kazanın oluşumunda kural ihlali ve kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.

Bilirkişi Tahir Gökçelik 05.09.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir;

Mahkememizce PMF 1931 Yaşam Tablosuna Göre Yapılan Hesaplamaya İtibar Edilmesi Halinde; Desteğin eşi davacı ...'in toplam destekten yoksun kalma zararının 1.241.264,65- TL, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme ve feragat edilen tutar toplamı olan 1.072.080,00-TL'nin mahsubu ile bakiye destekten yoksun kalma zararının (1.241.264,65-1.072.080,00)=169.184,65-TL cenaze/defin zararının ise 1.835,04-TL;

Mahkememizce TRH 2010 Yaşam Tablosuna Göre Yapılan hesaplamaya İtibar Edilmesi Halinde İse; Desteğin eşi davacı ...'in toplam destekten yoksun kalma zararının 1.467.109,48-TL, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme ve feragat edilen tutar toplamı olan 1.059.480,00-TL'nin mahsubu ile bakiye destekten yoksun kalma zararının (1.467.109,48- 1.059.480,00)=407.629,48-TL, cenaze/defin zararının ise 1.813,48-TL olduğu kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi ... 08.02.2025 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir;

Mahkememizce PMF 1931 Yaşam Tablosuna Göre Yapılan hesaplamaya İtibar Edilmesi Halinde; Desteğin eşi davacı ...'in toplam destekten yoksun kalma zararının 1.584.683,27-TL, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme ve feragat edilen tutar toplamı olan 1.078.800,00-TL'nin mahsubu ile bakiye destekten yoksun kalma zararının (1.584.683,27-1.078.800,00)=505.883,27-TL cenaze/defin zararının ise 1.846,55-TL;

Mahkememizce Trh 2010 Yaşam Tablosuna Göre Yapılan hesaplamaya İtibar Edilmesi Halinde İse; Desteğin eşi davacı ...'in toplam destekten yoksun kalma zararının 1.878.306,97- TL, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme ve feragat edilen tutar toplamı olan 1.064.880,00-TL'nin mahsubu ile bakiye destekten yoksun kalma zararının (1.878.306,97-1.064.880,00)=5 813.426,97-TL cenaze/defin zararının ise 1.822,72-TL olduğu kanaatine varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür. Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.

Borçlar Kanunu’nda sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı yetişkin bir insanın kardeşe destek olması düşünülemez .Bu nedenle itirazın reddi gerekmiştir (Konya BAM . HD, ... , 19/10/2023 T).

Davacılar vekilinin asıl dosya ve birleşen dosya yönünden maddi tazminat taleplerinden ayrı ayrı feragat ettiğinin görüldüğü, bu nedenle maddi tazminat alacakları yönünden ayrı ayrı davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi Tazminat Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Türk Borçlar Kanunu madde 56/2'ye göre, zarar görenin yanı sıra zarar görenin "yakınlarıda" manevi tazminat talebinde bulunabilecektir. Fakat kanun koyucu zarar görenin yakınlarının manevi tazminat talebinde bulunabilmesi için belirli şartların varlığını gerekli kılmıştır. Buna göre, yakınlar ancak zarar görenin ölmesi yahut ağır bedensel zarara uğraması hallerinde manevi tazminat talebinde bulunabilecektir (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 20. Bası, Ankara 2016, s.457-458).

Anlatılan somut olay ve diğer hususlar dikkate alındığında; müteveffanın emekli olduğu, asıl dosya davacılardan ...'in müteveffanın eşi, ... ve ... ise çocukları olduğu, birleşen dosya davacısının ise müteveffanın annesi olduğu, davacıların sıfatı gereği yapılan değerlendirmede müteveffanın "yakını" konumunda bulundukları, meydana gelen olay, müteveffanın yaşı, mesleği ve sosyal konumu, yaşanan enfilasyon ve paranın alım gücü, müteveffanın kusur durumu, davacıların yakınlık bağlarının dikkate alındığında yaşadıkları elem ve ıstırap seviyesinin yüksekliği ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında manevi tazminat yönünden taleplerin asıl ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı kabulüne karar vermek gerekmiştir Hem Ana Dosyada Hem Birleşen Mahkememizin ... Esas Sayılı Dosyasında Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.

Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.

Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle hem ana dosyada hem birleşen mahkememizin ... esas sayılı dosyasında arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: Asıl Dosya Yönünden Yapılan Yargılamada; Davanın KISMEN KABULÜ ile;

1.Davacı ...'in talep etmiş olduğu 50,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2.Davacıların talep etmiş olduğu 50,00 TL cenaze ve defin giderine ilişkin talebin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

3.Davacı ...'in talep etmiş olduğu 200.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 20/09/2023'den itibaren işleyecek işleyecek yasal faizi ile beraber davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Davacı ...'in talep etmiş olduğu 150.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 20/09/2023'den itibaren işleyecek işleyecek yasal faizi ile beraber davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı ...'in talep etmiş olduğu 150.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 20/09/2023'den itibaren işleyecek işleyecek yasal faizi ile beraber davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, A-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 34.155,00 TL karar ilam harcından davacıların ödediği peşin harç toplamı olan: 1.708,10 TL'nin masubu ile bakiye 32.446,90 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, B-Davacı taraflarca yatırılan peşin harç olan 1.708,10 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara eşit oranda verilmesine, C-Davacı taraflarca ödenen 427,60 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 427,51 TL 'sinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara eşit oranda verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, D-Davacı taraflarca yapılan 11.791,50 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 11.789,14 TL'sinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara eşit ornada verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, E-Davalı taraflarca masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

F-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 4.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına). G-Karardan sonra yapılacak masrafların % 99,98 oranında (kabul oranı) davalılar ... ve ...'a müştereken ve müteselsilen; % 0,02 oranında (ret oranı) davacılardan müştereken ve müteselsilen yüklenmesine, H-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Manevi tazminat yönünden; I-Davacı ... taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, İ-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak ...'e verilmesine, J-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, K-Maddi tazminat yönünden; Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara eşit oranda verilmesine, L-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen Mahkememizin ... E Sayılı Dosyası Yönünden Yapılan Yargılamada; Davanın KISMEN KABULÜ ile;

6.Davacı ...'in talep etmiş olduğu 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

7.Davacı ...'in talep etmiş olduğu 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 20/09/2023'den itibaren işleyecek işleyecek yasal faizi ile beraber davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, A-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 6.831,00 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç toplamı olan: 1.709,46 TL'nin masubu ile bakiye 5.121,54 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, B-Davacı tarafça yatırılan peşin harç olan 1.709,46 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, C-Davacı tarafça ödenen 615,40 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 614,79 TL 'sinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, D-Davacı tarafça yapılan 950,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 949,05 TL'sinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, E-Davalı taraflarca masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

F-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına). G-Karardan sonra yapılacak masrafların % 99,90 oranında (kabul oranı) davalılar ... ve ...'a müştereken ve müteselsilen; % 0,10 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine, H-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, I-Manevi tazminat yönünden;

Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...' müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, İ-Maddi tazminat yönünden; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak eşit oranda davalılara verilmesine, J-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025

Katip Hakim

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog