Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

11. Ceza Dairesi         2025/4580 E.  ,  2025/14643 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/748 E., 2025/268 K.
SUÇLAR: Dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER: Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Sanıklar ..., ..., ..., ...

hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;

Sanıkların üzerine atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sonuçsuz kaldığı tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253/21 ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıklara yüklenen "Dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 09.05.2016 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ..., ..., ..., ...

hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle işlenmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 134/1. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca cezanın bir kat arttırılacağı ve bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 66/3. maddesinde yer alan, “Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.” şeklindeki düzenleme gereğince anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin aynı Kanun'un 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 22... ay olacağı dikkate alınarak yapılan incelemede;

Dosya içeriğine göre, görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle işlendiği iddia olunan suç nedeniyle sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 134/1. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09/05/2016 tarihli ilk mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek; Mahkemece davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeyen hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog