T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
7. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, uzaktan interaktif fatura tahsilatı ve ön ödemeli sayaçlar için kontör yükleme sistemi işi ihalesini davacının kazandığını, ihalenin elektronik ortamda yapılması nedeniyle yetkililer ile yüz yüze görüşülerek bilgi alışverişinde bulunulamadığını, rakip ... firmasının itirazda bulunması üzerine davalı yetkilisi ile yapılan istişare toplantısı sonrasında yetkililerin mevcutta kullanılan vezne sistemlerine ait web servislerine ilişkin yetkilendirmelerin ihaleye teklif veren rakip ... firmasının yazılımı olduğunun ve web servisini rakip ... firmasından davacının alması gerektiğinin bildirildiğini, davacının da bu durumun Kamu İhale Kanunu'nun 5. ve 17/b.maddelerine açıkça aykırı olduğunu belirttiğini, teknik şartnamenin rakip ... firmasından başka bir isteklinin katılmasını engelleyecek biçimde hazırlandığını, bu nedenle davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede sözleşmede öngörülen edim süresinin uzatılmasını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmeye hazır olduğunu, işin davalı tarafından kabulü ve entegrasyon koşullarının 10 gün içerisinde sağlanılmasının gerektiğini, aksi taktirde sözleşmenin feshi ile davacının zararlarının tazmini yoluna gidileceğinin ihtar edildiğini, davalının yüklenicinin/davacının edimini kolaylaştırma yükümlülüğü için herhangi bir çözüm üretmeyerek temerrüde düştüğünü, davacı şirketin yetkililerinin ihaleye girmeden önce teknik şartnamenin değerlendirmesini yaptıklarında, teknik şartnamenin 4.2.3. maddesi ve 4.2.4. maddesinde yer alan koşulların ... yazdığını, mevcut yazılıma entegre eklentilerinin (Web Service veya Web API vb.) BUSKİ’de mevcut olduğunu ve kurum tarafından ihale üzerinde kalacak yükleniciye tedarik edileceğini düşündüklerini, aksini de düşünemeyeceklerini, davacının başka kurumlarla yaptığı benzer sözleşmelerde bu kurumların mevcut yazılımı (OVS (otomatik vezne sistemi), yönetim merkezi vb, davacı şirkete ücretsiz temin ettiklerini, teknik şartnameye göre davalının sorumluluğunun entegre yapılacak olan ve halen kullanılan yazılımlara ait OVS (otomatik vezne sistemi), yönetim merkezi vb.( web service ya da web api bağlantı adres bilgileri ile “web service ya da web api” içerisinde yer alan veri/data ve tablolara ait ayrıntılı, açıklayıcı (data/veri ismi, data/veri açıklaması, data/veri ismi ile sahadan gelen hangi verinin eşleşeceği, data/veri tablo teknik bilgileri v.b.) teknik özellik dokümantasyonunu yüklenici olan davacı şirkete sağlamak olduğunu, davalının, ihaleyi kazanan davacı şirketten teknik şartnamede mevcut yazılımlarına entegrasyonu istediğine göre, entegrasyonun yapılabilmesi için gerekli olan web service ya da web api vb. eklenti ve dokümanları vermesinin zorunlu olduğunu, entegrasyonlu yazılım ihalesine çıkan idarelerin bahsi geçen mevcut yazılıma ait entegrasyonun yapılabilmesi için gerekli web service ya da web api vb. eklenti ve dokümanları vermesinin zorunlu olduğunu, davacı şirketin ihaleye 596.717,00.- TL teklif sunduğunu, rakip ... firmasının ise 727.000,00.-TL fiyat ile 2. En düşük fiyat veren firma olduğunu, aralarındaki fiyat farkının 130.283,00.-TL olduğunu, bu değerin ihalenin %18-20 civarında bir orana denk geldiğini, bu haksız kazancın Türkiye piyasasında ciddi bir kazanç olduğunu, davalı kurumun bu kazancı gözardı ederek davalı şirketin edimini yerine getirmeyi imkansız hale getirdiğini, dava konusu sözleşmenin ifasının da imkansız hale geldiği için feshinin gerektiğini belirterek maddi ve manevi zarların tazmini ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak sözleşmenin davalı kusuruna dayanılarak haklı nedenlerle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarının yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, işin tamamlanma süresinin 90 gün olduğunu, dava konusu sözleşmenin esaslı unsuru olan data - veri tabanlarının tedarik edilmemesinden kaynaklı işin bitim tarihi gelmiş olmasına rağmen hali hazırda sözleşme konusu mal alımlarının ve kurulum hizmetinin gerçekleştirilememesinde davacının kendi ihmal ve kusurunun bulunduğunu, davacının teklif verirken idari ve teknik şartnameyi yeterince incelemediğini, kendi sorumluluğundaki işlerden davalıyı sorumlu tuttuğunu, rakip ... şirketinin Kamu İhale Kurumu'na şikayetinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 7155 sayılı kanunun 20.maddesi ile TTK'na eklenen 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu, davanın dava dilekçesinde belirtilen sözleşmenin feshi talebi olarak görülmesi halinde ise eda davası açılacak hallerde tespit davası açılamayacağı, davacının tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiği, alacak davası olarak devamının kabul edilmesi halinde ise arabuluculuğun dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin tensip tutanağı ile arabuluculuk şartının yerine getirildiğine karar vererek dava dilekçesini davalıya tebliğ ettiğini, sonradan davanın sözleşmenin feshi davası olmasına rağmen alacak davası olarak görülerek arabuluculuğa başvurulmaması gerekçesiyle reddedildiğini, mahkemece eksikliğin tamamlanması için bir haftalık süre verilmesinin gerektiğini, davanın 7 celse sonra usulden reddedilmesinin usul açısından hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin uyuşmazlığı daha önce dilekçede belirtilen sözleşmenin feshi olarak görerek bilirkişi raporu alındığını, bilirkişi raporunda da davalının kusuru nedeniyle sözleşmenin davacı lehine feshedilmesi gerektiğinin açıkça ortaya konulduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde, davacının istinaf başvurusunun süresinde olmadığını, web apileri ve eklentilerin davacıya verilmesi gerektiği yönünde hiçbir düzenlemenin şartname ve ihale dosyasında yer almadığını, davalıda söz konusu web apileri ve eklentilerinin hiçbir zaman bulunmadığını, teknik şartnamenin 4.3.maddesinde inceleme yapmak, teklifi hazırlamak ve taahhüde girmek için gerekli olabilecek tüm bilgileri temin etmenin isteklinin sorumluluğunda olduğunun belirtildiğini, davacı tarafından davalıdan hiçbir OVS teklifi bulunmadığını, buna ilişkin hiçbir delilin dava dosyasına sunulmadığını, iddiaların soyut olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını belirterek davacının istinaf başvurusunun süre yönünden reddine, olmaması halinde davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir. Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinin haklı nedenlerle feshine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili davalı ile uzaktan interaktif fatura tahsilatı ve ön ödemeli sayaçlar için kontör yükleme sistemi işine ilişkin sözleşme yaptığını, mevcut yazılıma entegre eklentilerinin davalıda mevcut olduğundan bu eklentilerin davalı tarafından ihale üzerinde kalacak yükleniciye tedarik edileceğini düşündüklerini, aksini de düşünemeyeceklerini, mevcut yazılıma entegre eklentilerinin dava dışı şirkete ait olduğunu, mevcut yazılımlarına entegrasyonun davalı yükümlülüğünde olmasına rağmen bu bu eklentilerin dava dışı ... firmasından davacının alması gerektiğinin bildirildiğini, sözleşmenin bu şekilde ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek sözleşmenin feshine karar verilmesini istemiş, davalı kurulum hizmetinin gerçekleştirilememesinde davacının kendi ihmal ve kusurunun bulunduğunu, davacının teklif verirken idari ve teknik şartnameyi yeterince incelemediğini, kendi sorumluluğundaki işlerden davalıyı sorumlu tuttuğunu savunmuş, mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki 7/6/2021 tarihli sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Sözleşmenin feshinin bazı koşullara bağlı tutulduğu istisnalar dışında, sözleşmenin feshi, mahkeme kararına gerek olmaksızın ileri sürülebilen, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran, karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı geri alınması mümkün bulunmayan bozucu yenilik doğuran tek taraflı irade beyanıdır. Eser sözleşmelerinde mahkeme kararına gerek olmaksızın tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeden dönme her zaman mümkündür. (Yargıtay 6.HD'nin 2021/5236 - 2022/374 s.k.)
Somut olayda davacının talebi sözleşmesinin feshine karar verilmesi istemine ilişkin olup dava dilekçesinde davacının eda davası niteliğinde bir istemi de bulunmamaktadır. Tek taraflı beyan ile sözleşmenin feshinin mümkün olması nedeniyle davacının sözleşmenin mahkemece feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle yerinde ise de gerekçede davanın sözleşmenin feshi talebi olarak görülmesi halinde davacının tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı, davanın alacak davası olarak kabul edilmesi halinde ise arabuluculuğun dava şartı olduğu açıklanarak çelişki oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup gerekçedeki çelişki nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2023 tarih ve 2021/573 - 2023/541 sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
a)Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın REDDİNE,
b)Alınması gerekli 179,90.-TL harcın, peşin yatırılan 1.451,59.-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.271,69.-TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
c)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
2.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 738,00.-TL istinaf giderinin ilk derece mahkemesince davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce yapılmasına,
5.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile 23/01/2024 tarihinde karar verildi. ...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...