9. Hukuk Dairesi 2025/9222 E. , 2026/80 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 8. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin müvekkili tarafından istifa etmek suretiyle feshedildiğini, ancak davalı tarafça Sosyal Güvenlik Kurumuna işten çıkış kodunun (48) olarak bildirildiğini, bu sebeple müvekkilinin iş bulamadığını ileri sürerek işten çıkış kodunun (03) olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını, müvekkili Şirket tarafından istifa ettiğine dair evrakları imzalamasının istendiğini ancak davacı tarafından imzadan imtina edildiğini, davacının resmî olarak istifa etmediği gibi o günden itibaren vardiyalarına gelmeyerek işe devam etmediğini, bu nedenle müvekkili Şirket tarafından devamsızlık nedeniyle davacının işten çıkışının gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin davacının devamsızlığı nedeniyle feshedildiği savunulmuş ise de dosyaya devamsızlık tutanaklarının sunulmadığı, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, beyanlarına başvurulan davacı tanık anlatımları ile iş sözleşmesinin davacı tarafından istifa etmek sureti ile feshedildiğinin kabul edildiği belirtilerek davanın kabulü ile işten çıkış kodunun (03) olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre davacının 30.10.2023 tarihinde, işverenle yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini feshettiği, işveren tarafından imzalatılmak istenen belgeleri imzalamaması nedeniyle işten ayrılışının kod (48) olarak bildirildiği, davacı tarafından istifa suretiyle iş sözleşmesi feshedildikten sonra davalı tarafından daha sonra devamsızlık tutanakları tutulmasının hukuken geçerliliği bulunmadığı gibi bozucu yenilik doğuran bir hak olan fesihle iş sözleşmesi sona erdiğinden tekrar iş sözleşmesinin feshinin de hukuken mümkün olmadığı, şu hâlde davacının işten ayrılış bildirgesinin (48) kodu ile bildirilmesinin hatalı olduğu, (03) kodu ile bildirilmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını,
2.Davacının istifa ettiğine dair resmî bir belge bulunmadığını,
3.Davacının devamsızlık yaptığının sabit olduğunu, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından devamsızlık nedeniyle sona erdirilmesinin yerinde olduğunu, buna göre işten çıkış kodunun (48) olarak bildirilmesinde hata bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.