Esas No
E. 2024/333
Karar No
K. 2026/207
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/333
KARAR NO: 2026/207
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/05/2024
KARAR TARİHİ: 26/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına ----- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkilinin, --- adresinde kiracı vasfıyla-----ismindeki ticari işletmenin sahibi olduğunu, davalının ise yine ---- adresindeki ---- - isimli işletmenin sahibi olduğunu, her iki işyerinin birbirlerine komşu olduklarını, 21.10.2023 tarihinde saat 05:30 sıralarında daval-----ait markette yangın çıktığını ve müvekkilinin işyerine de sıçradığını, itfaiyenin işbu yangına müdahale ettiğini ve bu olay hakkında ---- Büyükşehir Belediye Başkanlığı ----- Yakası İtfaiye Şube Müdürlüğü’nün düzenlediği 30.10.2023 tarih ve ----- sayılı itfaiye olay raporunun düzenlendiğini, işbu olayın 21.10.2023 tarihinde Cumartesi günü olması nedeniyle yangının söndürülmesi sonrasında işyerinin soğutmaya bırakıldığını, Pazartesi 23.10.2023 günü işyerine gelindiğinde ayrıca işyerinde işbu yangına bağlı olarak restoranın girişine göre sol taraftaki çatlak tesisat borusundan su sızdığını ve işyeri zemini ve zemindeki tüm eşyaların zarar gördüğünü, yine bunun için de -- ---Yakası İtfaiye Şube Müdürlüğü’nün 24.10.2023 tarih ve ------sayılı itfaiye raporunun düzenlendiğini, Müvekkilinin, gece mesailerini bitirip işyerini kapattıktan sonra sabaha doğru davalının işyerinin giriş kısmında başlayan ve gerek müvekkili gerekse de diğer işyerlerine sıçrayan yangında müvekkile atfı kabil bir kusurun olmadığını, bu durumun itfaiye olay raporları ile sabit olduğunu, Müvekkilinin işyerine sıçrayan yangın nedeniyle müvekkilinin aşağıda dökümü yapılan maddi zararlara yol açıldığını;

I. Yangın söndürme faaliyeti kapsamında itfaiye görevlilerince işyeri kapısında bulunan asma kilit ve kapı kırılmak suretiyle zarar gördüğünü,

II. Yangın öncesinde işyerinde bulunan ve gerek yangın, gerek yangının sebep olduğu is kokusu, gerekse de yangın söndürme için su dökme işlemi nedeniyle; 12 adet un 25 kg, 20 paket 500 gr sucuk, 15 paket 500 gr sosis, 22 paket jambon 200 gr, 8 kg kavurma, 15 paket 200 gr pastırma, 6 paket 500 gr döner, 20 paket süt 1 lt, 10 kg tuz, 10 kg şeker, 3 kg ananas konserve 5 paket, 1 teneke zeytin 8 kg, 2 kg mozerella 30 paket, 2,5 kg mısır 5 paket, 2,5 kg brokoli 1 paket, 2,5 kg ıspanak 1 paket, 3 koli sufle toplam 54 adet, patates 9 paket, elma dilim patates 4 paket, mozerella stick 5 paket, soğan halkası 3 paket, nugget 5 paket gıda ürünlerinin zarar gördüğünü ve kullanılmaz hale geldiğini, yine pizza kutusu 41 cm 2.000 adet, pizza kutusu 32 cm 1.500 adet, pizza kutusu 22 cm 2.545 adet, kağıt havlu, peçete, kürdan, pipet gibi kağıt ve plastik işyeri sarf malzemelerinin zarar gördüğünü,

III. Yangın elektrik tesisatı üzerinden devam edip işyerine sıçramış olması nedeniyle işyeri asma tavanı ve elektrik tesisatının tamamen yandığını ve tamamının değişmek zorunda kalındığını, elektrik tesisatındaki tüm kablo değişimi ile birlikte 30 led spot lamba salon, 2 adet tavan hoparlör, 2 aydınlatma sensörü, 3 adet tavan havalandırma, 8 adet ahşap aydınlatma led ampul değiştirildiğini, böylelikle elektrik tesisatının komple değiştirildiğini,

IV. Yangının sıçradığı yerler ve yine yangının sebep olduğu is kokusu ve yangın söndürme faaliyetleri nedeniyle işyeri zemin, duvar, boya/sıvasının zarar gördüğünü, bu nedenle bu alanlarda yeniden dekorasyon faaliyeti kapsamında zemin temizlenmiş, duvarların sıva ve boyasının yeniden yapılmak zorunda kalındığını,

V. Yangının elektrik tesisatı üzerinden yayılması nedeniyle müvekkilinin alarm sisteminin tamamen kullanılmaz hale geldiğini, VI.

Yangının elektrik tesisatı üzerinden yayılması nedeniyle müvekkilinin kamera sistemi (----- 6’li kamera sistemi) tamamen kullanılmaz hale geldiğini,

VII. Yangının elektrik tesisatı üzerinden yayılması nedeniyle müvekkilinin elektronik cihazları olan 1 adet ---- laptop bilgisayar, bir adet bilgisayar yazıcısı, ----- marka yazar kasa pos cihazı 2 adet, --- çaycı, ---- Kahve Makinası, ------ su arıtma cihazı, pizza fırınları, gibi elektrik ve elektronik demirbaşlarının ve eşyalarının tamamının zarar gördüğünü ve kullanılmaz hale geldiğini, VIII. Dükkanın komple temizliği, masa ve sandalyelerin temizliği gibi işlemleri harcama yapmak zorunda kaldığını ve giderlerinin olduğunu, IX. İşyerine ait havalandırma kanallarının isten ve yangın kalıntılarından arındırılması için temizliği gibi işlemleri harcama yapmak zorunda kaldığını ve giderleri olduğunu,

X. İşyerinde bulunan ticari defter ve kayıtları yanmış, ıslanmış ve kullanılmaz hale geldiğini, bunun için müvekkilinin -----.

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin -----sayılı dosyası ile zarar gören; E-arşiv ve irsaliye faturaları, tahsilat ve tediye makbuzları, Z raporları, firmalarla yapılan sözleşmeler ve banka ekstreleri, personel özlük dosyaları, 2022 ve 2023 yıllarına ait Defteri Kebir, Envanter ve yevmiye defterlerinin zayi olduğunu, bunun için müvekkilinin harcamak zorunda olduğu yargılama gideri, avukatlık ücreti ve işbu belgelerin yeniden tanzimi için giderlerinin olduğunu,

XI. Yangın nedeniyle müvekkilinin işyerinin 10 gün kapalı kaldığını ve işin durması nedeniyle ticari kayba uğradığını, müvekkilinin işyerinde nakit alışveriş dışında, Z raporlarında yer alan Kredi Kart, --, --, ------- gibi kartlardan yapılan alışveriş kayıtları ile Z raporunda yer almayan----- online alışverişlerden elde edilen aylık toplam gelirlerinin 33-35.000 TL arasında olduğunu, Müvekkilinin zararına karşı tarafın işyerinde başlayan yangının neden olduğunu, işbu zararların tahsili için müvekkili şirketin sigorta şirketi ----başvuru yaptığını, sigorta firmasının 13.03.2023 -13.03.2024 vade ve ------ poliçe kapsamında müvekkile eksik sigorta ve poliçe limitleri nedeniyle zararının yalnızca 225.826,12 TL ödeme yapılmış ise de müvekkilinin zararının bunlarla sınırlı olmadığını, yukarıda saydıkları ve bilirkişi marifetiyle tespit edilecek tüm zarar ve ziyanın taraflarına ödenmesi taleplerinin bulunduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirsiz alacak davasına konu edilen alacağın kesin olarak belirlenmesi ve bedel artırım dilekçesi ile artırmak ve eksik harcı ikmal etmek üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 21.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ------. vekilinin 22.07.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava kapsamındaki taleplerin, Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde ileri sürülebileceğinden görevsiz mahkemede ikame edilen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Dava dilekçesinde anılan yangın olayına dair izahatlar yapılırken yangın olayında doğrudan müvekkili şirketin sorumlu olduğunun iddia edildiğini, ancak davacının iddialarını destekler dosya kapsamında tek bir kayıt yahut delil bulunmadığını, davacının dosyaya ibraz etmiş olduğu raporda dahi yangının çıkış sebebinin açık bir şekilde tespit edilemediği belirtilmişken davacının anılan olay nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu olduğuna dair iddiasına değer verilemeyeceğini, müvekkili şirketin, davacının taleplerine konu yangın nedeniyle olayın sorumlusu değil, zarar göreni ve mağduru olduğunu, huzurdaki dava kapsamında müvekkili şirketin sorumluluğunun işletilebilmesi için yangın olayının müvekkili şirketin kusurundan veya ihmalinden kaynaklandığının duraksamaya yer verilmeksizin ortaya konulması gerektiğini, aksi halde sırf müvekkili şirkete ait bir işyerinin girişinde meydana gelen ve müvekkili şirketin de zarar gören ve mağdur olduğu kaza nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, Müvekkili şirketin ülke genelinde 10.000’den fazla mağaza ile perakende sektöründe hizmet veren kurumsal bir teşebbüs olduğunu, tüm mağazalarda gerekli tüm teknik önlemler alınarak faaliyetlerin sürdürüldüğünü, davacı taleplerine konu yangın olayının meydana geldiği mağazada da tüm önlemler alınarak ticari faaliyetlere devam olunduğunu, yangın olayının meydana geldiği müvekkili şirkete ait mağazanın giriş kısmında (itfaiye raporunda yangının başladığı yer olarak belirtilen bölüm), yangın olayını tetikleyecek veya yangına sebebiyet verecek herhangi bir tesisat, teknik aksak vs. bulunmadığını, dolayısıyla yangın olayından müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmayacağını, bu halde huzurdaki dava kapsamında değerlendirilmesi gereken önemli bir hususun ise mücbir sebep olduğunu, mücbir sebebin, önceden öngörülemeyen ve öngörülmesi de mümkün olmayan, istem dışı gelişen ani durumlar olduğunu, mücbir sebep nedeniyle tazminat sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, Kati surette davacı iddialarının ve müvekkili şirket sorumluluğunun kabulü manasına gelmemek kaydıyla, davacının zarar iddiasını sübuta erdirecek tek bir delil bulunmadığından huzurdaki davanın bu gerekçe ile de reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacının taleplerine konu yangın olayı nedeniyle davacının herhangi bir sigorta şirketinden tazminat veya poliçe bedeli tahsil edip etmediğinin huzurdaki dava kapsamında araştırılması gerektiğini, Bu aşamada müvekkili şirket adına hak kaybına sebebiyet vermemek adına, davacı tarafından tazminat talebiyle müvekkili şirket aleyhine ikame olunan davada, kusur ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Sayın Mahkemenin aleyhe hüküm kurması ihtimaline binaen, müvekkilinin ödemek zorunda kalacağı tazminat bakımından aşağıda belirtilen sigorta şirketlerine davanın ihbar edilmesi gerektiğini,----. (Poliçe No: ---- - Dosya No: ------)

Sigorta şirketlerinin dava konusu taleplere ilişkin olarak faiz başlangıç tarihi hususunda ihbar tarihini esas almakta olduklarından herhangi bir zararımızın doğmaması adına ihbarın duruşma günü beklenmeksizin ivedilikli gerçekleştirilmesinin önem arz ettiğini belirtmiş olup, davanın sigorta şirketlerine ihbarına, davanın öncelikle görev yönünden reddine, herhalde hukuki dayanaktan ve gerekçeden yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar Olunan----- vekilinin 05.08.2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin işbu davada taraf olmadığını, bu nedenle kendisi hakkında herhangi bir şekilde hüküm kurulmasının mümkün olmadığını,

Davacı vekilinin, 21.10.2023 tarihinde -----’de çıkan ---- çıkan yangının müvekkiline ait ----- isimli işyerine sıçraması nedeniyle meydana gelen zararının davalıdan tahsili amacıyla işbu davanın ikame edildiğinin anlaşıldığını, Müvekkili şirket tarafından, ----- numaralı Yangın Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile------ adına, Komşu Mali Mesuliyet (Yangın, İnfilak) teminatı ile %15 koasürans oranı doğrultusunda 1.500.000,00 EUR’a kadar azami sorumluluk hadleri ile sigortalandığını, söz konusu maddi teminat miktarının davalı müvekkili şirketi şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, Müvekkili şirket nezdindeki sigorta poliçelerinin Koasürans poliçe olup; poliçenin 1.sayfasında görüleceği üzere; -----%15,00 ----- %20,00 ----- %12,50----. %15,00 ----. %12,50 -----. %10,00 sorumluluklarının belirtildiğini,

Bu kapsamda, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, biran için, davalının dava konusu hasardan sorumlu olduğu kabul edilse dahi, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, poliçe vadesinde meydana gelen ve davalının sorumlu olacağı zararların %15’i oranında olduğunu, Dolayısıyla müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun doğabilmesi için öncelikle davalı sigortalının sorumluluğunun tespiti gerektiğini, davalı sigortalının herhangi bir kusurunun tespit edilmemesi durumunda müvekkili sigorta şirketinin de herhangi bir sorumluluğunun doğmayacağını, öncelikle davacının gerçek zarar miktarının tespit edilmesi gerektiğini, gerçek zararı ispat etmenin, zarara uğradığını iddia eden kişiye ait olduğunu, ancak dosya kapsamında uğranılan zararın, başvuran sigortalının iddia ve beyanlarından ibaret olup, iddialarını doğrulayan hiçbir delil veya emare bulunmadığını, gerçek zararın tespiti için öncelikle dosyanın tüm deliller toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile bilirkişi raporu alınması gerektiğini, Müvekkili şirketin işbu dava ile davacının zararından davalı sigortalının ihbarı üzerine haberdar olmuş olup, daha önce temerrüde düşmediğini, herhangi bir rücu durumunda müvekkili şirketin dava ihbar tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olacağını belirtmiş olup, müvekkili şirketin görülmekte olan davanın taraflarından olmadığından salt dava ihbar edildiğinden hakkında herhangi bir hüküm kurulmamasına, yargılama yapılırken beyanlarının dikkate alınmasına, yargılama ve karşı vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ----. vekilinin 29.07.2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle;

Davalı tarafın, aleyhlerine açılan işbu tazminat davası nedeniyle, müvekkili şirket nezdinde düzenlenen üçüncü şahıslara karşı sorumluluk teminatı içeren 3.Şahıs Mali Sorumluluk Poliçesi olması sebebi ile davayı ihbar ettiğini, Müvekkili şirket nezdinde ------ no.lu poliçe mevcut olup, teminatların poliçenin ön yüzünde yer aldığını, işbu davanın müvekkili şirkete ihbar edilmiş olup, ihbar edilen sıfatı ile davaya katılmakta olduklarından, haklarında hüküm kurulmamasını talep ettiklerini, Davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı şartlar ve limitle sınırlı olduğunu, poliçede her bir hasar için asgari 250 Eur’dan az olmamak üzere %10 muafiyet şartı getirildiğini, poliçenin işlerlik kazanabilmesi için öncelikle söz konusu hasarın poliçede tanımlı riziko adresi ve proje konusunda meydana gelmiş olması gerektiğini, poliçede tanımlı riziko adresinin ------olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere dava konusu talepler değerlendirilirken poliçe hükümleri ve muafiyet hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, poliçenin işlerlik kazanabilmesi için bundan başka, zararın oluş şeklinin incelenmesi ve kusurun kime ait olduğunun belirlenmesi ve bunun sonucunda zararın meydana gelmesinde sigortalıya terettüp edecek hukuki bir sorumluluğun tespit edilmesi gerektiğini, Davayı kabul anlamına gelmemek üzere, aleyhlerine faize hükmedilmesi halinde, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, müvekkili şirkete ihbar dilekçesi sebebiyle atfedilen hukuki sorumluluğu kabul etmediklerini, müvekkili şirketin TTK hükümleri gereği sigorta mukavelesi mucibince mesuliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun, ancak müvekkili şirketin de taraf olacağı dava neticesinde tespit edilebileceğini, bu aşamada ihbar dilekçesi sebebiyle doğabilecek sorumluluğu kabul etmediklerini belirtmiş olup, karar ittihazında açıklamalarının dikkate alınmasını talep etmiştir.

İhbar Olunan ------. vekilinin 25.07.2024 tarihli ihbara cevap dilekçesinde özetle; Davacının, 21.10.2023 tarihinde ----- çıkan yangının davacı tarafa ait işyerine sıçraması nedeniyle doğan zararının giderilmesi talebi ile sorumlulara karşı işbu davayı açtığının anlaşıldığını, Müvekkili şirket tarafından, ------ adına poliçede yazılı teminatlar ve limitleri ile sigortalandığını, Dava konusu taleplerin poliçe kapsamı dışında olduğunu, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta ile yangının, yıldırımın, infilakın veya yangın ve infilak sonucu meydana gelen duman, buhar ve hararetin sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararların, sigorta bedeline kadar temin olunduğunu, aksine sözleşme yoksa, yalnız sigorta ettirene ve kendisiyle birlikte oturan aile bireyle veya birlikte yaşadığı kişiler ve çalışanlarına ait şeylerin sigorta kapsamı içinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçede bu durumun aksi kararlaştırılmamış olup, dava konusu taleplerin teminat dışı olduğunu,

Davacı vekilinin sigortalısında meydana gelen maddi zarar talebi bakımından kabul anlamına gelmemek kaydıyla biran için müvekkili sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğunu düşünülse bile müvekkili şirket sigortalısının kusur oranında sorumlu olacağını, davalı sigortalının herhangi bir kusurunun tespit edilmemesi durumunda müvekkili sigorta şirketinin de herhangi bir sorumluluğunun doğmayacağını, iddia edilen olay sebebi ile sigortalı şirkete herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigorta hukukunun ana ilkelerinden birinin gerçek zararın ödenmesi ilkesi olduğunu, öncelikle davacının uğradığı gerçek zarar miktarının tespit edilmesi gerektiğini, gerçek zararı ispat etmenin zarara uğradığını iddia eden kişiye ait olduğunu, gerçek zararın tespiti için öncelikle dosyanın tüm deliller toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile bilirkişi raporu alınması gerektiğini, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket nezdindeki sigorta poliçesinin koasürans poliçe olup, ekli poliçe ile görüleceği üzere; Koasürans Yapısının; -----: %20 ----: %12,50 ---- : %12,50 ------ : %10 ----. : %23 -----%7 ------ : %15 olduğunu, bu kapsamda müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, poliçe vadesinde meydana gelen ve davalının sorumlu olacağı zararların %20’si oranında olduğunu, Huzurdaki başvurunun zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin işbu dava ile davacının zararından davalı sigortalının ihbarı üzerine haberdar olmuş olup, daha önce temerrüde düşmediğini, herhangi bir rücu durumunda müvekkili şirketin dava ihbar tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olacağını belirtmiş olup, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar Oluna----. vekilinin 24.07.2024 tarihli ihbara karşı cevap dilekçesinde özetle; Hasara konu işyerinin müvekkili şirket nezdinde ------ numaralı ----- Sigorta Poliçesi ile 30.09.2023-2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, Davacının 21.10.2023 05:30 saatlerinde sigortalı işyeri olan ----- meydana gelen yangının kendi işyerine sıçraması sonucu hasar oluşması nedeni ile zarar tazminine ilişkin dava ikame ettiğini, davacının müvekkili şirkete hasar başvurusu yaptığını ve şirketleri nezdinde ------ numaralı hasar dosyasının oluşturulduğunu, söz konusu hasar incelendiğinde sigortalının sorumluluğunun bulunmadığının izahtan vareste olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket ve sigortacısı hakkında hüküm kurulmamasını talep zorunluluğunun hasıl olduğunu belirtmiş olup, müvekkil hakkında hüküm kurulmamasına, davanın sigortalı açısından reddine, herhalde yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ------ vekilinin 06.09.2024 tarihli dilekçesinde özetle;

İhbar olunan sıfatıyla müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasına imkan olmadığını, Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak yöneltilmesinin mümkün olmadığını, yangın sonucu gerçekleşen zararın belirlenememesi ve kalem kalem belirtilen hasarlı ürünlerin tutarının hesaplanamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Davaya konu yangına sebebiyet verdiği iddia edilen ---- müvekkili şirket nezdinde ------ numaralı, Kapsamlı İşyeri Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, davacının işyerinde meydana gelen maddi zarar talebi bakımından kabul anlamına gelmemek kaydıyla biran için müvekkili sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğu düşünülse dahi, müvekkili şirketin poliçe şartları ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olacağını,Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket nezdinde sigorta poliçesi koasürans poliçe olup, şirketin sorumluluğunun aşağıda belirtilen oranlar nispetinde olduğunu, Koasürans Şirket Bilgileri: ----. %12,50 -----. %12,50 -----%20 ----- %15 ------. %10 -----%15 ------%15 olduğunu,

Bu kapsamda müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, poliçe vadesinde meydana gelen ve davalının sorumlu olacağı zararların %12,50’si oranında olduğunu, Dolayısıyla müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun doğabilmesi için öncelikle davalı sigortalının sorumluluğunun tespiti gerektiğini, davalı sigortalının herhangi bir kusurunun tespit edilmemesi durumunda müvekkili sigorta şirketinin de herhangi bir sorumluluğunun doğmayacağını, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigorta hukukunun ana ilkelerinden birinin gerçek zararın ödenmesi ilkesi olduğunu, öncelikle davacının uğradığı gerçek zarar miktarının tespit edilmesi gerektiği, bu hususun ispat yükünün davacıda olduğunu, gerçek zararın tespiti için tüm deliller toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, bu itibarla içerisinde yangın bilirkişisinin de bulunduğu bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdiini talep ettiklerini, Dava konusu alacağın TTK md. 1420 uyarınca zamanaşımına uğramış olup, zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiş olup, davanın reddi ile müvekkili şirketin ihbar olunan olması itibarıyla hakkında hüküm kurulmamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar Olunan ------vekilinin 15.09.2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Davacının, davalıya ait işyerinde meydana gelen yangın sebebi ile işyerinde maddi zarar meydana geldiğini iddia ederek uğradığı zararın tahsilini talep ettiğini, Müvekkili şirket nezdinde ise, ----. adına tanzim edilmiş ------numaralı 30.09.2023-2024 vadeli, Yangın Komşuluk Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunduğunu, Konu poliçenin, koasüranslı bir poliçe olup, müvekkili şirketin söz konusu poliçedeki payının ise %7 olduğunu, Koasürans Yapısının; ----: %20 ----- %12,50 -----: %12,50 ------: %10 ----- %7 ------. : %15 olduğunu, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek üzere, sigortalının hadisedeki sorumluluğunun ve kusur oranının tespiti ile bu doğrultuda değerlendirme yapılması, ayrıca hasarın poliçe teminatları doğrultusunda değerlendirilmesi ve poliçede belirtilen muafiyetlerin de uygulanması gerektiğini belirtmiş olup, müvekkili sigorta şirketinin dava konusu hadiseden sorumluluğunun olmadığını, müvekkili şirket ihbar olunan olduğundan hakkında hüküm tesis edilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar Olunan------vekilinin 20.09.2024 tarihli dilekçesinde özetle; Şartları bulunmadığı halde belirsiz alacak davası niteliğini haiz olan işbu davanın, hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, Yangının çıkış sebebinin belirsiz olup, sebebi belirsiz yangın nedeniyle sigortalı davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, su sızıntısı nedeniyle meydana gelen zararda da davalı sigortalının kusuru bulunmadığını, ayrıca su sızıntısının yangına bağlı olarak geliştiği iddiasının da ispata muhtaç olduğunu, davaya konu hasar ve zararların, poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul manasına gelmemek üzere, somut olayda davalı sigortalının kasta varan ağır kusuru mevcut ise, meydana gelen zararın TTK, poliçe özel ve genel şartları gereği teminat dışı olduğunu, müvekkilinin, şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek üzere poliçede yazılı teminat limiti ve muafiyetler çerçevesinde ve koasürans payı oranında sorumluluğu bulunduğunu, yanı sıra davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapılacak zarar hesabında poliçede yer alan eskime tenzili hükümleri gereği hesaplama yapılması gerektiğini, davacının zarara uğradığı iddia edilen ürünlerin ve yangın sırasında mahalde olduğunun ispata muhtaç olduğunu,

TTK 1448 md. ve sigorta genel şartları gereğince sigorta ettirenin zararın doğmasını önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayarak önlemleri almakla yükümlü olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, talep edilen hasar ve zarar miktarının fahiş olduğunu, davacı tarafından yalnızca dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talep edilebileceğini belirtmiş olup, haksız ve yersiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava ; 21/10/2023 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle davacının iş yerinde meydana gelen hasr bedeline ilişkin tazminat davasıdır.ahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi heyet raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.

Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya mali müşavir bilirkişi, inşaat mühendisi bilirkişi, gıda mühendisi bilirkişi, yangın uzmanı bilirkişi, elektrik mühendisi bilirkişi, sigorta uzmanı bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş 16/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;

A. Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden;

Raporumuzun 4.a bölümünde açıklandığı üzere, davacı şirketin 2022 ve 2023 yılı Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin zayi olduğuna ilişkin ------. sayılı dosyası ile karar verildiği, B. Davacının Alacak Talebi Yönünden: Raporumuzun 5-6-7-8-9 ve 10. bölümlerinde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; Elektrik Elektronik Mühendisliği Bakımından; Yapılan inceleme, ekspertiz raporu ve fotoğraf değerlendirmeleri sonucunda; yangın nedeniyle oluşan elektrik ve elektronik sistem hasarlarının gerçek ve belgelenebilir nitelikte olduğu, yapılan onarımların iş yerinin yeniden faaliyete geçmesi için zorunlu uygulamalar kapsamında gerçekleştirildiği, eksper tarafından belirlenen 132.450,54 TL tutarındaki hasar bedelinin olay tarihi itibarıyla piyasa koşullarına uygun ve kadri maruf olduğu, ayrıca uygulanan %15 TKKTY indiriminin teknik olarak makul kabul edilebileceği kanaatine varılmıştır. Sigorta Bilirkişisi Yönünden; Rapor içerisinde gerekçeleriyle birlikte arz ve izah edildiği üzere; • Taraf beyanları ile dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden; davacı tarafın taleplerini ihbar olunan sigorta şirketleri tarafından tanzim edilen sigorta poliçelerindeki Mali Sorumluluk Sigortası teminatlarına dayandırdığının anlaşıldığı, • Davacı tarafın 336.285,54 TL–225.826,12 TL = 110.459,42 TL bakiye hasar tazminatı alacağının olabileceği, koasürans sigortacısı/ihbar olunan sigorta şirketleri tarafından tanzim edilen sigorta poliçelerindeki mali mesuliyet teminatında dolaylı zararların teminat dışı olması nedeniyle ihbar olunan sigorta şirketlerinden toplam 110.459,42 42 TL hasar tazminatı talep edebileceği, 8.209,65 TL iş durması dolaylı zararının davalı ----- kusuru oranında talep edilebileceği, • İhbar olunan sigorta şirketleri tarafından davalı------ için tanzim edilen sigorta poliçelerinde koasürans uygulaması mevcut olduğundan toplam 110.459,42 42 TL’den her bir koasürans sigortacısı/ihbar olunan sigorta şirketinin toplam tazminat sorumluluğunun “İhbar Olunan Sigorta Şirketlerinin Tazminat Sorumluluklarının Miktarı” başlıklı tabloda gösterildiği şekilde olabileceği, bu tutarlara daha sonra ayrı ayrı davalı ------ kusur oranının uygulanmasının gerekeceği, • İşbu raporun önceki kısımlarında yangın uzmanı bilirkişi tarafından; “…yukarıda tüm detaylarıyla birlikte arz ve izah olunduğu üzere; 21.10.2023 günü saat 05:35 sıralarında------ 3,4,5,6 sayılı yerde meydana gelen alevli yangın olayında davalı --- kaynaklı olmadığı tespit edilmiş olduğundan dolayı ------ Şirketine herhangi bir kusur veya sorumluluk izafe edilememiştir…” şeklinde teknik tespitte bulunulduğunun görüldüğü, işbu teknik tespit doğrultusunda; davaya konu 21.10.2023 tarihli yangın olayının oluşumunda kusur veya sorumluluk izafe edilmeyen davalı ----- ile onun kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olan koasürans sigortacıları/ihbar olunan sigorta şirketlerinin de tazminat sorumluluğunun doğmayacağı, • Sayın Mahkemece, farklı bir kusur durumunun takdir edilmesi halinde, takdir edilecek kusur oranı ile yukarıda “İhbar Olunan Sigorta Şirketlerinin Tazminat Sorumluluklarının Miktarı” başlıklı tabloda yer alan tazminat sorumluluğu miktarlarının ayrı ayrı oranlanması sonucunda bulunulacak tutarlarda koasürans sigortacısı/ihbar olunan sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluklarının doğabileceği, aynı doğrultuda davalı ------ 8.209,65 TL bakiye iş durması dolaylı zararından kusuru oranında sorumlu olabileceği, sair hususların Yüce Mahkemenin takdirinde olduğu şeklinde sonuç bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın davacının ------ ilçesinde bulunan iş yerinde 21/10/2023 tarihinde meydana gelen yangın hadisesi sebebi ile meydana gelen zararının davalı olan şirketten tahsili için alacak davası olduğu, davacının iddiasının yangının davalı şirketin iş yerinden çıktığı ve bu sebeple davalının yangın sebebi ile oluşan zarardan sorumlu olacağı şeklinde olduğu, mahkememizce aldırılan ve içerisinde yangın uzmanı da bulunan 16/12/2026 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, bu doğrultuda davacının zararının meydana geldiğini iddia ettiği yangın hadisesinin davalı -----sayılı adreste kain------ girişi tabelasının bulunduğu noktada 21.11.2023 günü saat 05:35 civarında alevli bir yangın olarak başladığı, yangının ------ adı altında faaliyet gösteren işyerinin girişindeki elektriksiz (ışıksız) tabelanın arka kısmından başladığı, zira ----bitişik nizamdaki tüm işletmelerin elektrik tesisatının ----- dahilinden geçirilerek aynı hattaki diğer işletmelerin bahse konu tesisattan beslendiği, bahse konu tabelanın arka kısmında yangın bilirkişice yapılan detaylı incelemelerde ------ tabelası altındaki işletmenin havalandırma sistemine kumanda eden sistemin elektrik tesisat kablosunda oluşan kısa devre ve ark nedeniyle yangının başladığı, yanından geçen diğer kablo izolelerini tutuşturmasıyla birlikte yangını gerek--- dahiline gerekse diğer işletmelere taşıdığının anlaşıldığı, ------ tabelası altındaki işletmenin elektrik sayaç çıkışında elektrik tesisatını koruması gereken 300 mA eşik değerli Yangın Koruma Rölesinin bulunmadığı, nitekim teknik bilirkişice olay yerinde yapılan incelemede------ işleticisinin de daha önce de aynı hat üzerinde 2 defa daha yangın çıktığını beyan ettiği, ezcümle 21.10.2023 günü saat 05:35 sıralarında -----sayılı yerde meydana gelen alevli yangın olayının davalı ------ kaynaklı olmadığı, talep haksız fiile dair olmakla 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereği haksız fiilin unsuru olan kusur unsurunun somut olayda gerçekleşmediği, bu sebeple davalının sorumlu olmayacağı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :

1.Açılan davanın REDDİNE,

2.HARÇLAR

Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.YARGILAMA GİDERLERİ

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog