Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/3493 E.  ,  2026/417 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/171 Esas, 2025/422 Karar
HÜKÜM: Asıl ve birleşen davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/18 E., 2022/288 K.
BİRLEŞEN DAVA: Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/56 E.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2020/63931 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli 2009/549 74... /65969 sayılı "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkili markalarına benzediğini ve müvekkili markalarının devamı niteliğinde bulunduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkili markalarının tescilli olduğu ve uzun yıllardır kullanıldığı hizmetlerde tescil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresini gören ortalama tüketicilerin, davalının markasını, müvekkilinin seri markalarının bir devamı olarak algılayabileceği, müvekkili markalarında farklı olarak yer alan "..." ibaresinin, tasviri/tanımlayıcı bir ibare olması nedeniyle ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu hali ile müvekkili markalarındaki esas unsurun "..." ibaresi olduğunu, dava konusu başvurunun da bu ibare ile başladığını, başvuruda yer verilen diğer ibarelerin ayırt edicilik taşımadığını, müvekkilinin "..." markasını, evlilik sitesi kapsamındaki hizmetlerde aktif bir biçimde kullandığını ve bu markanın tanınmış bir marka haline geldiğini, davalının, müvekkili markaları ile benzer bir marka kullanmasının, müvekkili markasının tanınmışlığından haksız bir yarar elde etmesini sağlayacağını, müvekkili markalarının ayırt ediciliğine zarar vereceğini, davalının bu markayı tesadüfen seçtiğinin düşünülemeyeceğini ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2021-M-7070 sayılı kararının iptaline, 2020/63931 sayılı markanın tescilinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. 2.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, zira davalı başvurusundaki markada "..." ibaresinin asli, ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, davacı markalarındaki baskın ve vurgulayıcı unsurun da "..." ibaresinden oluştuğu, taraf markalarının kapsamlarındaki hizmetlerin de aynı olduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markadaki baskın "..." ibaresinin benzerliği nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü koşullarının oluştuğu, 6/5 hükmündeki koşulların oluştuğu kanıtlanmasa da bu durumun sonucu etkilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-7070 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2020/63931 sayılı markanın tescilinin iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, bu ibarenin bir renk adı olup ayırt ediciliğinin son derece düşük bulunması ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmaması, bunun dışında yazım şekli ya da tertip tarzı itibariyle dava konusu başvurunun, davacı markalarına yanaştırılmaması, davacı markalarının bir bütün olarak algılanması, ayırt edici niteliği zayıf olan ibareleri marka olarak seçen kişilerin, bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olmaları, böyle ibareleri içeren markalarda, ayırt ediciliği düşük olan ibarelerden ziyade farklı unsurlara yönelmek gerekmesi, davacı markalarının kullanım yoluyla ayırt ediciliğinin artırıldığının da dosya kapsamındaki delillerle ispat edilememesi birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı kanaatine varıldığı, taraf marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı, taraf markalarının, ortalama tüketicilerce ilişkilendirilmeyeceği ya da dava konusu başvurunun, davacı markalarının serisi olarak algılanmayacağı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya yükletilmesine,

22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog