T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; müvekkili banka ile davalı arasında 25.01.2016 tarihinde "Kredi Genel Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme uyarınca davalı adına kredi tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, davalı tarafın, anılan sözleşmeden kaynaklı ödemeleri yapmaması üzerine --------- Şubesi tarafından, borçluya tahsis edilen krediden kaynaklanan borcu için 15.09.2020 tarihinde --------. Noterliği --------- yevmiye numaralı hesap kat'ı ve yasal takibe geçileceğine ilişkin ihtarname gönderildiğini, borcun yine de ödenmemesi üzerine davalı hakkında -------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.-------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün---------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklı dava dışı şirket ve davalı borçlu aleyhine 4.736,58 TL asıl alacak, 195,89 TL işlemiş faiz, 9,80 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 4.942,27 TL bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 19.04.2023 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlunun 25.04.2023 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davacı alacaklıya itiraz dilekçesinin tebliğ edilmediği görüldü.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı ile dava dışı ---------- Şirketi arasında 25.01.2026 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının müteselsil kefil sıfatıyla işbu sözleşmeyi imzaladığını, kefalet şartlarının tamam olduğunu ayrıca her ne kadar eş rızası alınmamış ise de davalının dava dışı şirketin ortağı olduğundan eş rızasının aranmadığını, genel kredi sözleşmesinin tüm sayfalarının dava dosyasına sunulması dolayısı ile çek taahhüt kredisi kaynaklı borçlardan müteselsil kefillerin sorumluluğu incelendiğini, yapılan incelemede; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 21. Sayfasında yer alan 37. Çek Kredisi başlıklı maddesi ve genel kredi sözleşmesinin eki olan Kefalet Hükmü düzenlemesinde müteselsil kefillerin sorumluluğunun net bir şekilde tanımlanmadığını, bu bakımdan Yargıtay içtihatları çerçevesinde müteselsil kefilin tazmin edilen çek taahhüt risklerinden kaynaklı borcu ve sorumluluğu olmadığını, yapılan hesaplamalar neticesinde alacaklının takip tarihi itibari ile alacağının; şeklinde hesaplandığını belirtmiştir. İtirazlar üzerine alınan ek raporda bilirkişi kök raporda değişikliğe gitmemiştir.Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmelerinden doğan kredi alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, davalı gerçek kişi açısından sözleşme şartlarının mevcut olup olmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takiplere itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile dava dışı ----------- Şirketi arasında 25.01.2026 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının müteselsil kefil sıfatıyla işbu sözleşmeyi imzaladığı, davacının çek sorumluluk bedeline ilişkin takip başlattığı anlaşılmış olup kefil olan davalının gayrinakdi kredinin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunması gerekmekte olup bulunmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın reddine,
2.Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 4.942,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6.Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 17/02/2026