2. Ceza Dairesi 2025/9913 E. , 2025/20467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/690 Esas, 2011/888 Karar sayılı ilâmında, ikinci kez tekerrüre esas alınan Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/634 Esas, 2010/1019 Karar sayılı ilâmına konu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ilişkin olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı ve bu suçtan uyarlama yargılaması yapılarak 17.05.2018 tarihli ek karar ile sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, bu sebeple bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esas alınabilecek ilâmın bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın birinci kez mükerrirliğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında kurulan hükümden tekerrür uygulanmasına ilişkin olan kısmın çıkartılması ile yerine “Sanığın adlî sicil kaydında yer alan Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/690 Esas, 2011/888 Karar sayılı ilamındaki hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkûmiyet nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesi uyarınca birinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından, aynı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince hapis cezalarının mükerrirlere göre infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,” cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
11.12.2015 tarihli Teşhis ve Teslim tutanağına göre, sanıkların ellerinde poşetlerle görülüp şüphe üzerine durdurulduklarında, sanık ...'in sözlü beyanında ellerindeki poşetlerde bulunan ayakkabıların bir kısmını ..............Sokak üzerinde bulunan ............ adli binadan çaldıklarını belirtmesi üzerine kollukça yapılan araştırmada, zemin katta oturan ... isimli şahsın 1 çift ayakkabısı ile aynı binanın üçüncü katında oturan şikâyetçi ...'e ait bir çift ayakkabının çalındığının anlaşıldığının belirtilmesi ve UYAP üzerinden yapılan incelemede sanıkların ...'e yönelik eylemleri ile ilgili olarak açılan kamu davası sonucunda, sanıklar hakkında Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve 2021/244 Esas, 2021/482 Karar sayılı kararı ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 05.05.2025 tarihli ve 2022/9897 Esas, 2025/7981 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükümlerinin onanmasına ve düzeltilerek onanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların aynı binada farklı dairelerde oturan şikâyetçilere ait dairelerin önünden ayakkabı aldığının tespiti hâlinde, sanıkların, tüm apartman sakinlerinin kullanımında olan ve “ortak alan” tabir edilen daire kapısı önlerine girmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin tek bir konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturacağı, bu bakımdan şikâyetçi ve diğer hırsızlık eylemini gerçekleştirdiği ...'in aynı binada oturup oturmadıkları ve eşyaların nereden çalındığı tereddüde mahal bırakmayacak şekilde araştırılarak, şikâyetçi ve ...’nin aynı binada oturup eşyaların da ortak kullanım alanından alındığının tespiti hâlinde, ...'e yönelik eylemdeki konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi nedeniyle sanık hakkında mükerrer dava nedeniyle şikâyetçiye yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından 5271 sayılı CMK’nın 223/7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ile sanık ... Kara müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.