Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...

T.C.

BURSA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

13. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : ...

KARAR NO: ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 13/09/2022
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ: 28/10/2022 Davacı
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
İHBAR OLUNAN: 1 -...
VEKİLİ: Av. ...

...

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )
B.A.M. KARAR TARİHİ: 02/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/01/2024

Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; olay günü olan 27.01.2019 tarihinde, sürücü ... ... , sevk ve idaresindeki "... " plakalı aracı ile ... Mahallesi, ... Caddesi,... stikametinden gelerek ... caddesi kavşağında bulunan trafik lambalarının kırmızı yandığı esnada durmayarak, yoldan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarpmış olduğunu, yaya olan müvekkilinin kaza sebebiyle yaralanması sonucu tek taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 4.900,00-TL sürekli iş göremezlik ve 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 03.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yaptığını, KTK madde 97 uyarınca işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf ise taraflarına yapmış olduğu başvuruda ne davacıya ait maluliyet durumunu gösterir Sağlık Kurulu Raporu ne de hak sahibi ya da avukatının iban bilgilerini sunduğunu, davacı taraf eksik evrak ile başvuru yaptığını ve yapılan başvurunun geçerli bir başvuru olarak kabulünün mümkün olmadığını, kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 11.04.2018/2019 tarihlerini kapsayan Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınmasını talep ettiklerini, maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun olarak alınmasını talep ettiklerini, şirket geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini, başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, kusur raporu alınmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, maluliyet raporu alınmak üzere davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne sevkini, itirazlarının kabulü ile davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında tarafların 50.000 TL bedel ile uzlaştıkları açık olup davacının uzlaştığı kişiye dava açamayacağı gibi sigortacıya karşı da açamayacağından davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, uzlaşma işleminin usulüne uygun olup olmadığı hususu araştırılmadan davanın uzlaşma nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, uzlaşma tutanağından şüphelinin ödediği bedelin müvekkilinin hangi zararlarına karşılık olduğunun açıkça belirtilmediği gibi ödenen miktarın çok altında olduğunu, müvekkilinin uzlaşmanın mahiyeti ve sonuçların hakkında aydınlatılmadığından geçerli olmadığını, uzlaşma formunun matbu bir evrak olduğunu ve matbu olarak yazılı kısımda bu husus yazılı ise de bunun açıkça anlatılmaması nedeniyle geçerli bir ihtar sayılamayacağını beyanla istinaf isteminde bulunmuştur.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının soruşturma aşamasında dava dışı haksız fiil faili ile uzlaşmasından sonra sigorta şirketine karşı tazminat talep edip edemeyeceği hususudur.

Davacı tarafından açılan davanın yapılan yargılaması sonundan davacının ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında 50.000,00 TL karşılığında dava dışı sürücü ile uzlaşmış olduğu bu nedenle davacının davalı sigorta şirketine karşı tazminat davası açamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği ve karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Kazaya ilişkin soruşturma dosyası içerisinde bulunan ve davacı tarafından imzalanan "uzlaştırma raporu"nda, dava dışı sürücünün 50.000,00 TL ödemeyi kabul ederek uzlaşma teklifinde bulunması üzerine müştekinin 50.000,00 TL karşılığında uzlaşmayı kabul ettiğini imzası ile beyan etmiş ancak uzlaşma sırasında davacı maddi ve manevi tazminat taleplerinden tamamen feragat ettiği ve bu hususta bir daha dava açmayacağı hususunda açıkça beyanda bulunmadığı görülmüştür. Davacıya, aldığı bir miktar ödeme ile ödeme sonucu uzlaşmanın sonucu olarak bakiye zarar yönünden maddi ve manevi haklarından mahrum kalacağının açıkça anlatılmadan sadece imzalatılan uzlaşma teklif formunun davacı yönünden hak kaybına neden olacağı açıktır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (06/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun'un 24. Maddesiyle değişik ) 253. Maddesinin "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” şeklindeki 19. Fıkrasının 5. Cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" bölümü Anayasa Mahkemesinin 18/10/2023 tarihli resmi gazetede yayımlanan 26/07/2023 tarih ve E.2023/43, K.2023/141 sayılı kararı ile, "Anayasanın 13. Ve 36. Maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin anılan kararının "anayasaya aykırılık sorunu" kısmında yer alan 27. Ve devamı bentlerinde "Suç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesinin her durumda mümkün olmayacağı, özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesinin güçleşeceği açıktır. Başka bir ifadeyle taraflara uzlaşmanın sağlanmasının sonuçları hakkında bilgi verilmesi öngörülmüş ise de teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma görüşmeleri esnasında belirlenmesi mümkün olmayabilir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez. Bu bağlamda uzlaşma görüşmeleri esnasında sağlıklı şekilde belirlenmesi güç veya öngörülmesi mümkün olmayan zararlara ilişkin açılacak davalar yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın uzlaşmanın sağlanması durumunda tazminat davası açılamayacağını düzenleyen kuralla ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklenmiştir. Başka bir deyişle kuralda yargının iş yükünün azaltılması amacıyla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlama arasında makul bir denge kurulamamıştır. Bu itibarla kuralın orantılık alt ilkesi yönünden ölçülülük ilkesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır..." ifadelerine yer verilmiştir.

Buna göre, somut olayda davacı henüz zararın ve maluliyetin kapsamını bilmeden önce soruşturma aşamasında dava dışı sürücünün uzlaşma teklifini kabul etmiş ve 50.000,00 TL ödeme karşılığı sürücü ile uzlaştığını beyan etmiştir.

Davacı uzlaşma formunda ödeme karşılığında dava dışı sürücü ile uzlaşması durumda bakiye zararları yönünden tazminat davası açmaktan feragat ettiğini açıkça beyan etmediği gibi, uzlaşmacı tarafından formun ön kısmındaki matbu yazı dışında davacıya uzlaşması halinde tazminat davası açmayacağı hususu açıkça da ihtar edilmediğinden Anayasa Mahkemesinin iptal kararı da dikkate alındığında davacının henüz kendisi tarafından bilinmeyen tazminat miktarı ile ilgili uzlaşmasının hukuk mahkemesinde tazminat davası açmasına engel teşkil edecek bir husus olmadığı anlaşılarak davacının davalı sigortaya karşı dava hakkının var olduğu kabul edilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın uzlaşma nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.

HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2022 tarih ve ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,

3.Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

4.İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 02/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

...

...

Üye

...

...

Üye

...

...

Katip

...

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog