Esas No
E. 2024/183
Karar No
K. 2026/34
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/183 Esas
KARAR NO: 2026/34
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/09/2024
KARAR TARİHİ: 12/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, müvekkili şirketin 1971 yılında kurulduğunu, Türkiye ve dünya genelinde yüksek tanınmışlığa ve geniş bir müşteri kitlesine sahip olduğunu, 04.06.1992 yılından itibaren İTO’ya kayıtlı olarak ticari faaliyetlerini “... A.Ş” ticaret unvanı altında yürütmekte iken 27/08/2019 tarihinde ticaret unvanını ... A.Ş. olarak değiştirdiğini, “...” markasının TÜRKPATENT nezdinde... numara ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini ve tanınmış marka olarak korunduğunu, TÜRKPATENT özel korunan markalar veri tabanında yer aldığını, müvekkilinin 266 adet marka tescil ve başvurusu olduğunu, bunlar arasında 16. ve 38. sınıflarda yer alan medya sektörü ile ilgili emtiaları barındırır markaların da bulunduğunu, davalının müvekkilinin tescilli ve tanınmış markası olan “...” ibaresinin “... ŞİRKETİ” tarafından ticaret unvanının esas unsuru olacak şekilde kendi adına tescil edilmiş olduğunu tespit ettiklerini, davalının 23.01.2020 tarihinde, “... ŞİRKET” unvanlı ticaret unvanını sicile kaydettirerek müvekkilinin tescilli ve tanınmış markası ve aynı zamanda 1971 yılından bu yana tescilli olan ticaret unvanın esaslı unsuru olan “...” ibaresini, gerek ticaret unvanında gerekse de müvekkilinin markalarının tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlere yönelik ticari faaliyetlerinde izinsiz suretle kullandığını, ... markasının tanınmışlığından haksız suretle kendi lehine menfaat sağlamayı amaçladığını, bu durumun müvekkilinin ticaret unvanı ve markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalının ... şeklindeki ticaret unvanının asli unsuru salt bir şekilde, vekil eden şirketin tescilli ve tanınmış ... ibaresinden oluştuğunu, işbu durumun 6769 Sayılı SMK’nın 7/3 e bendi uyarınca vekil eden şirketin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalı şirketin ticaret unvanında esas unsur olarak bulunan “...” ibaresi sebebiyle davalının ticari faaliyetleri ile vekil eden şirketin ticari faaliyetleri arasında tüketici nezdinde bağlantı kurulması muhtemel olup, davalının söz konusu iltibas yaratmaya yönelik ticaret unvanı tescili nedeni ile tüketici nezdinde iltibas meydana gelerek vekil eden şirketin ticaret unvanına duyulan güvenin zedelendiğini, davalının kötü niyetli olduğunu beyan ederek 6769 sayılı SMK’nın 149. maddesi kapsamında davalının müvekkili adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli ve tanınmış markalarına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespiti ile durdurulmasına, tecavüzün sonuçlarının giderilmesine, tecavüz eylemlerinin devamını önlemek üzere uygun görülecek sair tedbirlerin alınmasına, müvekkilinin ticaret unvanının esaslı unsurunu, esaslı ve ayırt edici unsur olarak ticaret unvanında barındırmak ile birlikte “...” ibaresi ile müvekkilinin ticari işletmesi ve faaliyetleri ile ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde iltibas yaratarak müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz teşkil eden davalının fiil ve eylemlerinin tespitine, davalının ticaret unvanında “...” ibaresinin kullanmasının yasaklanmasına, davalının ticaret sicil müdürlüğü nezdinde tescilli ticaret unvanının silinmesine, masrafı davalıdan alınarak hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve hükmün kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu dosya içerisine ibraz etmiştir.

Mahkememizce alınan 02/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...davalının ticaret unvanında yer alan “...” şeklindeki marka kullanımının davacı tarafın tescilli tanınmış ..., “...”, ”....”, ”...“ ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. Dava; marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması, davalının "..." ibaresini ticaret unvanında kullanmasının yasaklanması istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı tarafın "..." ibareli ticaret unvanının, müvekkiline ait tanınmış ve tescilli "..." ibareli markası ile iltibas yarattığını belirterek marka hakkına tecavüzün tespiti ile davalının "..." ibaresini ticaret unvanında kullanmasının yasaklanması istemlerinde bulunmuştur.

Türk Patent ve Marka Kurumu’nun kayıtlarından davacının "..." markasının ... numara ile Tanınmış Marka statüsüne alındığı, davacı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde... numara ile 25.05.1999 başvuru tarihli ...Sınıflarda “...”, ... numara ile ... başvuru tarihli ...Sınıflarda ”...”,... numara ile .... sınıflarda ”...“ ibareli marka tescillerinin bulunduğu, ayrıca davacı adına ... ibareli pek çok başka marka tescili de bulunmakta olup yenilemelerinin zamanında yapıldığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamından davacı tarafından dosyaya sunulan deliller ile 30.01.2020 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, davalının ticari şirketinin “...” unvanı ile 23/01/2020 tarihinde kurulduğu, şirketin faaliyet alanının bilgi, iletişim ve medya olduğu, davacının ... ibareli markalarının davalının faaliyet alanlarında tescilli olduğu, davalının markasal kullanımı tespit edilememiş olsa da, ticaret unvanının markasal kullanımı yanında markanın sahip olduğu işlevlere zarar verme anlamında tehlike oluşturan kullanımlar da, markasal kullanım şeklini almamış olsa dahi, SMK'nın 29/1-a maddesi yollamasıyla aynı Kanun 7/3-e maddesi gereğince marka hakkına tecavüz teşkil edeceği, davacı tarafından kullanılan markanın esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, aynı ibarenin ticaret unvanlarında da yer aldığı, davalının ticaret unvanın asıl unsurunun da "..." ibaresi olduğu, bu anlamda davacıya ait markadaki ibarenin aynısının davalının ticaret unvanında kullanıldığı, unvandaki diğer unsurların ayırt edici nitelikte olmadığı, davalının ticaret unvanında kullanılan “...” ibaresinin davacının tescilli tanınmış “...”, ”...”, ”...“ ibareli markaları ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, markaların bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alındığında davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin davacı tarafın tescilli tanınmış ..., ”...”, ”...“ ibareli markaları ile iltibas yarattığı ve marka hakkına tecavüz davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalının ticaret unvanının esaslı unsurunu, esaslı ve ayırt edici unsur olarak ticaret unvanında barındırmak ile birlikte “...” ibaresi ile davacının ticari işletmesi ve faaliyetleri ile ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde iltibas yaratarak davacının ticaret unvanına tecavüz teşkil eden davalının -6102 Sayılı TTK’ nın 52. Maddesi çerçevesinde- ticaret unvanında “...” ibaresinin kullanmasının yasaklanmasına ve davalının ticaret sicil müdürlüğü nezdinde tescilli ticaret unvanının silinmesine karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kabulü ile davalının eylemlerinin davacının marka hakkına ve ticaret ünvanına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, men'ine, sonuçlarının giderilmesine, davalının ticaret unvanında “...” ibaresinin kullanmasının yasaklanmasına, davalının ticaret sicil müdürlüğü nezdinde tescilli ticaret unvanının silinmesine,

2.Masrafı davalıdan alınarak, hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve hükmün kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 732,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 304,40 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan: 11.170,00 TL bilirkişi + posta gideri ve 855,20 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 12.025,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

6.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair tarafların yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog