T.C.
İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmüş olan "Zayi Belgesi Verilmesi" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; Davacı şirkete ait ticari işletmenin merkezi Kağıthane/İstanbul adresinde bulunduğunu, TTK m.82/7 uyarınca ticari işletmenin bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olduğunu, işbu uyuşmazlığın görülmesinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, davanın hasımsız olduğunu, TTK m.82/7 kapsamında defterlerin zayi olduğunun tespit edilmesi ve zayi belgesi verilmesi sebebiyle işbu davanın açıldığını, davacı...'ın, olayların meydana geldiği tarihte 19 yaşında, üniversite öğrenimine devam eden ve ticari hayat tecrübesi bulunmayan bir birey olduğunu, uzun süredir tanıdığı ve aralarında güven ilişkisi bulunan ... isimli şahsın yönlendirmeleriyle kendi adına bir şirket kurulmasına ikna edildiğini, şirketin kuruluş işlemleri, ticaret sicili başvuruları, banka hesap açılışları, muhasebe süreçleri ve defter tutma faaliyetleri başından itibaren fiilen ...tarafından yürütüldüğünü ancak ticari defterlerin ve şirket evraklarının ... nezdinde bulunmasının, davacının bilinçli ve serbest iradesine dayalı bir zilyetlik devri niteliğinde olmadığını, söz konusu durumun; davacının yaşı, ticari tecrübesizliği ve şirket kuruluş süreçlerine ilişkin mevzuata hâkim olmaması nedeniyle, yalnızca şirket kuruluş ve muhasebe işlemlerinin tamamlanmasına kadar geçici muhafaza amacıyla ve iade edilmek üzere üçüncü kişi nezdinde bırakılması şeklinde gerçekleştiğini, davacı tarafından ticari defterlerin sürekli olarak üçüncü kişinin zilyetliğinde kalmasına yönelik açık, kesin ve süreklilik arz eden bir irade ortaya konulmadığını belirterek davanın kabulü ile, müvekkili ...adına kayıtlı ...Bilgisayar Yazılım Danışmanlık Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ne ait tüm ticari defterlerin (Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir, Envanter Defteri, Pay Defteri, Genel Kurul Karar ve Müzakere Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri), muhasebe kayıtlarının ve şirket faaliyet evraklarının, müvekkilin kusuru olmaksızın üçüncü kişi tarafından kasten alıkonulması nedeniyle zayi olduğunun tespitine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 82/7. uyarınca müvekkili lehine zayi belgesi verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin (hasımsız yargı işi olması hasebiyle) müvekkili üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun ... Soruşturma numaralı soruşturma dosyası istenilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
İşbu dava konusu uyuşmazlık; TTK’nun 82/7. maddesi uyarınca davacı...Limited Şirketi’ne ait tüm ticari defterlere (Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir, Envanter Defteri, Pay Defteri, Genel Kurul Karar ve Müzakere Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri), muhasebe kayıtlarına ve şirket faaliyet evraklarına yönelik zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
05.07.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa; tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren, otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Maddede düzenlenen (30) günlük süre hak düşürücü süredir. Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren zayi olma durumları sınırlı şekilde sayılmamış ise de; zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Başka bir ifadeyle, tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.
TTK'nun 18/2. maddesi "Her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir" hükmünü içermektedir. Tacir basiretli bir iş adamı olmanın gerektirdiği özeni göstererek defter ve belgelerini saklamalı ve zayi olmaması için üzerine düşen bütün yükümlülükleri özveri ile yerine getirmelidir. Dolayısıyla TTK'nun 82 ve 18. maddeleri kapsamında yapılan değerlendirmede; tacirin, basiretli bir iş adamı olmanın gerektirdiği tüm özeni göstererek defter ve belgelerini saklaması ve zayi olmaması için üzerine düşen bütün yükümlülükleri büyük bir dikkat ve özenle yerine getirmesi gerekmektedir.
Dava konusu somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafça, davacı şirketin kurucusu ve yetkilisi olan ...'ın yaşı itibariyle ticari tecrübesi olmaması sebebiyle davacı şirketin dava dışı ...'nın yönlendirmesi ile kurulduğu ve şirketin kuruluş işlemleri, ticaret sicili başvuruları, banka hesap açılışları, muhasebe süreçleri ve defter tutma faaliyetlerinin başından itibaren fiilen ... tarafından yürütüldüğü, yalnızca şirket kuruluş ve muhasebe işlemlerinin tamamlanmasına kadar geçici muhafaza amacıyla ve iade edilmek üzere ticari defter ve şirket evraklarının üçüncü kişi nezdinde bırakılması kararlaştırılmış ise de talebe konu tüm ticari defterlerin (Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir, Envanter Defteri, Pay Defteri, Genel Kurul Karar ve Müzakere Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri), muhasebe kayıtlarının ve şirket faaliyet evraklarının kasıtlı olarak dava dışı üçüncü kişi ...tarafından alıkonulduğu iddia edilmiş olup, somut olayda davacı şirketin kurucusu ve ortağının, şirket nezdinde hiç bir görevi, sorumluluğu veyahut yetkisi olmayan üçüncü bir kişiye şirkete ait tüm ticari defterlerin, faaliyet evraklarının ve muhasebe kayıtlarının geçici bile dahi olsa teslim edilmesinin hiç bir anlamda tedbirli ve basiretli bir tacir davranışı olmadığı, bu sebeple basiretli bir tacir gibi gerekli koruma tedbirini almamış olan davacının zayi belgesi alma şartlarını yerine getirmediği görüş ve kanaatine varılmıştır. Oluşan hal ve şartlar çerçevesinde,
TTK'nun 82/7 anlamında belirli bir mücbir sebebin gerçekleştiği de kabul edilemeyecek olup tacir olan davacının basiretli bir tacirin göstereceği özen ve itina ile defterlerini saklaması gerektiği, iddia edilen sebebin tacirin öngörebileceği ve aldığı tüm önlem ve koruma tedbirlerine rağmen gerçekleşebilecek nitelikte olması şartını da taşımadığı, basiretli bir tacir gibi gerekli koruma tedbirini almamış olan davacının zayi belgesi alma şartlarını sağlamadığı açık olup yasal koşulları oluşmamış olan davanın reddine ve tüm dosya kapsamına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3.Davanın ve kararın mahiyeti gereği yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)