8. Ceza Dairesi 2025/6395 E. , 2025/10369 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli karan ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 04.04.2022 tarihli ilâmı ile; "..sanık adına yazılan talimatın iade edilmesi üzerine yokluğunda karar verilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanmasının hukuka aykırı bulunduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma ilâmı üzerine Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2025 tarihli ve 2022/248 Esas, 2025/14 Karar sayılı karan ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın denetim süresinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/1., 109/3-f, 62., 53. maddeleri uyarınca l yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; yeterli delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde onbeş yaşından küçük ve rızası hukuken geçersiz mağdureyi gece saat 03:00 sıralarında Diyarbakır Bağlardaki evlerinin önünden, babasına ait araçla alarak mağdureyle birlikte Şırnak istikametine doğru yola çıktıkları, Uludere İlçesi, Habur II yol kontrol ve arama noktasında sanığın aracını durduran kolluk görevlilerince yapılan araştırma sonucu mağdurun sanık tarafından kaçırıldığının tespit edildiği şeklinde gerçekleştiğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34. ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hükmün açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2025 tarihli ve 2022/248 Esas, 2025/14 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca, Tebliğname 'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde karar verildi.