TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı tarafın ...
4.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/ ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi yaptığını ve ödeme emrinin 07.05.2025 tarihinde tebliğ olduğunu, takibin kambiyo takibi olduğundan 15.04.2025 tarih ve ... seri nolu 1.500,000,00 TL miktarlı çekle ilgili ancak menfi tespit davası yolunun mümkün olduğunu, alacaklı taraf ile Selda Karakoç arasında ticari ilişki olduğunu, alacaklı tarafın geçmişte yaşadığı mali sorunlardan dolayı bankalarla çalışamadığını ve ticari kayıtlarında mal varlığının daha iyi görünmesini sağlamak için müvekkilinden hatır çeki istediğini, müvekkilinin ise alacaklı tarafla iş ilişkisinin gelişmesi için tedavül amacı taşımayacak hatır çekleri verdiğini, tedavül amacı taşımayan hatır senetlerinin de baştan itibaren bedelsiz olup senedin düzenlenme iradesinde var olan mutlak muvazaa sebebiyle hükümsüz kabul edildiğinden hatır borçlusu müvekkillerinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.72 uyarınca menfi tespit davası açarak hükümsüzlüğün tespiti ve çeklerin iadesini talep edebileceğini, bedelsizlik iddiasının hukuki niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir menfi tespit davası olduğunu, taraflar arasındaki ticari kayıtların, ... mesajlarınmın ve tanık delillerinin de iddialarını doğrulayacağını, müvekkilinin iradesinin yanıltıldığını, davalı tarafın baştan itibaren amacının kredi yaratmak ve mali durumunu bankalara karşı iyi göstermek değil taraflar arasındaki hatır çeki anlaşmasına aykırı şekilde müvekkilinin ticari itibarından faydalanarak kullanmak olduğunun sonradan anlaşıldığını, müvekkilinin çek düzenleme konusunda iradesindeki yaratılan fesat durumunun dava konusu çeki baştan itibaren hükümsüz hale getirdiğini, esasen bu tür senetlerde temel alacağın yani senedin düzenlenmesinin dayanağı olan temel borç ilişkisinin mevcut olmadığını, dolayısıyla senedin baştan itibaren bedelsiz ve hükümsüz olduğunu, temel alacak niteliğindeki bu para alacağının ifa, takas, ibra, satılan malın hasarlı veya ayıplı çıkması nedeniyle iade edilmesi, satılan malın teslim edilmemiş olması ve senedin hatır senedi olduğu savı gibi değişik nedenlerle karşılıksız kalmış olabileceğini, bu durumda kambiyo senedinin bedelsiz kalmasından bahsedileceğini, o halde bedelsizlik kavramıyla ifade edilmek istenen hususun temel alacakla ilgili arızaların, kambiyo alacağı üzerinde, kambiyo borçlusuna ifaya karşı koyma imkânı veren etkisi olduğunu, soyutluk (mücerretlik) ilkesi gereği geçersiz olan senedin kendisi olmayıp temel borç ilişkisi olduğunu, temel alacağın doğmamış olması veya geçersiz olması, kambiyo senedini de baştan itibaren bedelsiz ve hükümsüz kılacağını, arabuluculuk safhasında anlaşılamadığından açıklanan sebeplerle; ...
4.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/ ... esas sayılı icra takibine konan 15.04.2025 tarih ve ... seri nolu 1.500.000,00 TL miktarlı çek nedeniyle davalı icra takibi alacaklısına 1.681.950.13 TL asıl ve ferileriyle borçlu olmadıklarının tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesine, davalı aleyhine haksız ve kötü niyetli takibi ve icra işlemleri için % 20'dan aşağı olmamak üzere tazminat tayinine ve müvekkiline ödenmesine, yargılama gider ve vekalet ücretlerinin de karşı taraftan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili ...'e yönelik açılan haksız ve kötü niyetli davanın reddi gerektiğini, davacının yöneltmiş olduğu menfi tespit davasında yer alan çekin davalı müvekkili ...'in alacaklısı bulunduğu ... 4.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/ ...
E. Sayılı icra dosyasına konu 15.04.2025 tarih ve ...
seri nolu 1.500.000,00 TL miktarlı, keşidecisi davacı borçlu ... olan çek olduğunu, davacı tarafın dava konusu ettiği çeke ilişkin çek bedeli kadar kadar müvekkiline borçlu olduğunu, aksi yöndeki davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, çekin hukuki niteliği gereği peşin ödeme aracı olup tek başına sebepten soyut, kayıtsız ve şartsız bir borç ikrarı olduğunu, davacı yanın dava konusu çeke ilişkin olarak imza inkarında bulunmadığını ve çeki düzenleyerek müvekkiline verdiğini ikrar ettiğini, davacının müvekkilinin elinde bulunan imzası ikrar edilmiş çeke ilişkin borçlu olmadığı yönündeki iddialarında ve eldeki davada haksız ve kötü niyetli olduğunu, ... içtihatlarında istisnasız kabul edildiği üzere çekin peşin ödeme aracı olup sebepten soyut, kayıtsız ve şartsız bir borç ikrarı niteliğinde olduğunu, bu haliyle kambiyo senetlerinin temeldeki asıl borç ilişkisinden tamamen bağımsız ve soyut olduğunu, bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkesin bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istediğini, kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliğinin temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsız olduğunu, bu mücerretlik ilkesi karşısında davacının çekin hatır çeki olduğu, tedavül amacı taşımadığı ve bedelsiz olduğu yönündeki iddiaların dinlenilmesinin hukuken olanaklı olmadığını, ayrıca ortada kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren ve geçerli unsurları taşıyan imzası ikrar edilen dava konusu çek karşısında davacının işbu soyut iddialarını "senede karşı senetle ispat kuralı" çerçevesinde ispatlaması gerektiğini, bu nedenle davacının ... yazışması ve tanık deliline dayanmasına muvafakatleri bulunmadığını, zira davacının dayanak olarak gösterdiği ... yazışmaları ve tanık senet vasfını haiz olmadığını, kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukukunun temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kurallarının uygulanacağını, kambiyo senedi olan çeke ilişkin ispat yükünün bedelsiz olduğunu iddia eden yani somut davada davacı tarafa ait olduğunu, kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden tarafın o vakıayı ispat etmeye mecbur olduğunu, ispat yüküne ilişkin bu genel kuralın menfi tespit davaları için de geçerli olduğunu, yani menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp bu genel kuralın uygulandığını, bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) tarafın o vakıayı ispat etmesi gerektiğin, senedin kayıtsız şartsız bir borç ikrarı olma hali karşısında bu ikrarın aksini aynı kuvvette bir belge ile davacı borçlunun ispatı gerektiğini, anılan sebeplerle davacının müvekkili aleyhine haksız yere açmış olduğu menfi tespit davasının reddine, haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili aleyhine dava ikame eden davacının %20’den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava;...
4.Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında, kambiyo senedinden kaynaklı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkememizce, ...
4.Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davalı vekili tarafından, 05/05/2025 tarihinde, davacı aleyhine, ... ... Bankası A.Ş.'ye ait 15.04.2025 keşide tarihli, ... seri numaralı, 1.500.000,00-TL bedelli çekin tahsili amacıyla, 1.487.350,00-TL asıl alacak, 40.138,08-TL işlemiş faiz, 150.000,00-TL çek tazminatı ve 4.462,05-TL komisyon olmak üzere toplam 1.681.950,13-TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibin kesinleştiği görülmüştür.
Dava, takip tarihinden sonra açılan ve takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Takip dayanağı çekte davacı keşideci borçlu, davalı alacaklı lehtar ciranta olarak yetkili hamil olup, çekin davalı tarafça bankaya ibrazı ile karşılıksız işlemi yapılarak banka sorumluluk bedelinin ödendiği, akabinde davaya konu çekin davalı tarafça takibe konu edildiği görülmüştür.
Davacı taraf, keşideci olarak yer aldığı davaya konu çekte imza inkarında bulunmayıp, özetle, davalının geçmişte yaşadığı mali sorunlardan dolayı bankalarla çalışamadığını ve ticari kayıtlarında mal varlığının daha iyi görünmesini sağlamak için kendisinden davaya konu hatır çekini aldığını, tedavül amacı taşımayan davaya konu çekin bedelsiz olduğunu belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Kambiyo senedi niteliğinde olan çek, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu yazılı delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Bu itibarla, dava konusu çekin hatır çeki olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması gerekmekte olup, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafça, dava konusu çekin hatır çeki olarak verildiğini, bedelsiz olduğununa dair yazılı bir delil sunulmadığı, ayrıca yemin delili kapsamında davacı tarafça, davaya konu çekin hatır çeki olarak verilmediğine, bedelsiz olmadığına dair yemini eda ettiği, sonuç olarak davacının iddialarını usulüne uygun yazılı delillerle de ispat edemediği anlaşılmakla,
Mahkememizce, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, ayrıca davaya konu icra takibi yönünden verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunmayıp yasal şartlar oluşmamakla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına da hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.Yasal şartlar oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3.Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 28.723,51-TL harçtan mahsubu ile bakiye 27.991,51-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5.6325 Sayılı Kanun 18/A-11,13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 253.473,02-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7.Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)