8. Ceza Dairesi 2025/6390 E. , 2025/10398 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 maddesine göre kanun yolu aşamasında davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenler sanık ... sanık müdafii ile katılan mağdur vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanık ... sanık müdafii ile katılan mağdur vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 24.06.2024 tarihli ilâmı ile; kurulan hükmün gerekçesiz olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2025 tarihli ve 2024/464 Esas, 2025/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/1., 109/3-f, 109/5., 43/1., 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Sanık ...
müdafiinin temyiz sebebi; delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, yeterli delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine ilişkindir. Katılan mağdur vekilinin temyiz sebebi; sanığın üzerine atılı suçtan dolayı üst hadden cezalandırılmasının gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın katılan mağdurun annesinin teyzesinin kocası olduğu, ilk kez katılan mağdurun 7-8 yaşlarında bulunduğu dönemde yalnız kaldıkları sırada katılan mağdura yönelik cinsel eylemde bulunduğu, bu olay sonrasında da zaman zaman yalnız kaldıklarında yine cinsel eylemlerde bulunduğu, sanığın bu eylemlerinin yaklaşık 4-5 yıl kadar devam ettiği ve bu şekilde sanığın katılan mağdura yönelik zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak;
Sanığın savunmaları, mağdur anlatımı, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, Adli Tıp Kurumu raporu, Yargıtay bozma ilâmları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın suç tarihinde onbeş yaşından küçük ve kendisini savunamayacak durumda bulunan katılan mağduru, gezdirmek bahanesiyle hile ile zincirleme şekilde alıkoyduğunun sabit olmasına göre sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 109/2., 109/3 (f) , 109/5., 43. maddelerinde düzenlenen cinsel amaçla ve mağdur çocuğa yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyeti yerine, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 109/1. maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de ; hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken birinci fıkrada yedi bent halinde sayılan hususlar ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler gösterilmek sureti ile ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, olayın oluşumu ve cereyan tarzına uygun düşmeyecek şekilde temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi neticesinde, 5237 sayılı TCK.nın 3. maddesinde yer alan "suç işleyen kişi hakkında fiilin ağırlığıyla orantılı cezaya hükmolunur" şeklindeki orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kurallarına aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 237/2.
maddesine göre kanun yolu aşamasında katılma talebinde bulunulamayacağı dikkate alındığında Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...
Sanık Müdafii ile Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ... sanık müdafii ile katılan mağdur vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2025 tarihli ve 2024/464 Esas, 2025/13 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde karar verildi.