Esas No
E. 2025/121
Karar No
K. 2026/217
Karar Tarihi

T.C.

ANTALYA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/121 Esas
KARAR NO: 2026/217 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/02/2025
KARAR TARİHİ: 12/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... çalışanı olan ve yurt çapında sektöründe öncü olarak ... ve ... hizmeti veren bir firma olduğunu, Davalı firmanın da ... hizmetlerini gerçekleştirmek üzere Antalya ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile görev yapmaya başladığını, Davalı firmanın ... hizmetlerini gerçekleştirmek üzere düzenlenmiş olan fatura ile resmi kurumlara ve özel şirketlere ödenmiş olup davalı firmaya yansıtılan dekontlar mevcut olup dava dosyası eki olarak sunulduğunu, davalının borcunun likit olduğunu, Davalı firmaya ödeme yapması için yazı gönderilmiş olmasına rağmen borcun ödenmediğini, davalı firmaya tebliğ edilen fatura ve dekontlara "T.T.K 1530. Madde uyarınca vadesinde ödenmeyen faturalar için vade farkı " ibaresi eklendiğini, faturalar e-fatura olarak düzenlendiğinden davalı borçlunun GİB sistemine Fatura ve dekontlara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olup, fatura ve dekontların kesinleşmiş olduğunu, Davalı firmaya ödeme yapması için yazı gönderilmiş olmasına rağmen borç ödenmediğinden dolayı Bunun üzerine davalı firma aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı ilamsız icra takibi ile toplamda ...- TL olmak üzere asıl alacak için icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, Borçlunun itirazı haksız olup borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, Borçlunun faize ilişkin itirazlarını da kabul etmediklerini, Takip tarihi itibariyle ticari işlerde (avans faizi) uygulanan faiz oranı *449,25'olduğunu, Bu nedenle borçlunun faize ilişkin itirazları da yerinde olmadığını, Borçlu ile alacaklı arasındaki iş ticari nitelikli iştir. Bu nedenle takipte ödenmeyen borç için 949,25 oranında faiz talep edilmesi hukuka uygun olduğunu beyan ederek; takibin Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun borca itirazının iptalini, takibin devamını, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın 9020'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.

Mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesinden .../... Esas sayılı dosyasının bir sureti, ilgili Vergi Dairelerinden 2024 yılına ilişkin olarak; davacının BS ve davalının BA formları celbedilmiş incelenmiştir.

Mahkememizce İstanbul Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak dosyanın mali müşavir bilirkişine tevdi edilerek “ibraz edilen defter ve belgeler incelenip HMK 222/2 ve devam maddeleri gereği açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı da tespit edilerek tarafların iddia ve savunmaları da irdelenmek suretiyle dayanak belgeler ile ticari defter ve belgelere göre davacının takip konusu faturalar nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği alacak miktarının ne olduğu yönünde” rapor tanziminin istenilmiş bilirkişi ... tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012- 6352 S.K./11. md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir.

Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s.

258.Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz ettiği,

Davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda, davacı firmanın cari hesap ekstresi ve defter kayıtlarına göre davalı firmadan ...-TL alacağı olduğu, davacı firma ... A.Ş.’ nin 2024 yılı e-defter olduğundan, beratlar usulüne uygun olarak yapıldığı, kayıtların tek düzen hesap sistemine uygun olarak tertiplenen bilgisayarlı muhasebe programı ile tutulduğu ve süresi içerisinde defterlere yazdırıldığı, berat verildikten sonra herhangi bir kayıt yapılmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava konusu işlemle sınırlı olarak yapılan incelemede, usul yönünden bir aykırılığın olmadığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu belirtilmiştir.

Ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu, böylece davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile; davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin aynen devamına, fazlaya dair istemin reddine, dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si kadar icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın KABULÜ ile ; -Davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin aynen devamına, -Fazlaya dair istemin reddine,

2.Dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si kadar icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç mahsup edilerek bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,

3.Davacı tarafından iş bu dava dosyasında yatırılan harç toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından iş bu dava dosyasında peşin yatırılan gider avansından kullanılan tebligat, yazışma ve bilirkişi ücretleri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ... TL arabuculuk giderinin, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

7.Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2026 Katip ... ¸ e-imzalıdır Hakim ... ¸ e-imzalıdır

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog