8. Ceza Dairesi 2024/26439 E. , 2025/10421 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2024/40 Esas, 2024/197 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuklar müdafiileri, katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: -Suça sürüklenen çocuk ... ve müdafilerinin yüzüne karşı usûlüne uygun tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 08.05.2024 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
-Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden suça sürüklenen çocuk ... müdafi ile katılanlar vekillerinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, suça sürüklenen çocuk ... müdafi ile katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, suça sürüklenen çocuk ... müdafi ile katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlamı İzmir 1.
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2014 tarihli ve 2011/132 Esas, 2014/232 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında;
1.Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2. maddesi 103/4, 103/6, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 8'er yıl 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmasına;
2.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 31/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca 3'er yıl 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, kararının suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.11.2023 tarihli ve 2021/4541 Esas, 2023/7375 Karar sayılı kararı ile ; Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden kurulan hükümlerin suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle onanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kurulan hükümlerin ise suça sürüklenen çocukların eylem tarihlerinde gerçekleştirdiği istismar fiili öncesi veya sonrasında hangi eylemlerde bulunmak suretiyle mağduru hürriyetinden yoksun kıldığına dair denetime elverişli somut gerekçeler gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 109/2. maddesiı uyarınca mahkûmiyet hükümleri kurulmasının hukuka aykırı bulunduğu'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada;
İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2024/40 Esas, 2024/197 Karar sayılı kararı ile;
1.Suça sürükenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 31/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2.Suça sürükenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Atılı suçun işlediğine ilişkin somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak bir delil bulunmadığına, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurun da kesin bir şekilde suça sürüklenen çocuğun kendisini hürriyetinden yoksun bıraktığına dair beyanda bulunmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun olayın 2004 yılında olduğunu beyan ettiği ve ısrarcı olduğu beyanının hiçe sayıldığını, olayın 2004 yılında olduğunun kabulü halinde suça sürüklenen çocuğun cezai ehliyeti olmadığından dosyanın düşürülmesi gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve resen göz önüne alınacak nedenlere ilişkindir.
2.Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Beraat eden suça sürüklenen çocuk lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk ... yönünden; suçun yasal unsurlarının oluştuğuna, suça iştirak ettiğine, ...'ın savcılık ifadesinde kendisinin bir takım eylemlerde bulunduğunu kabul ettiğine, mağdurun, zorla ve tehdit yoluyla orada olduğunu sonradan öğrendiğini söylemiş ise de bu beyanlarının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğine, suça sürüklenen çocuk ... yönünden ise; olayın zincirleme şekilde birden fazla kez gerçekleştiğine, suçun ağırlığı, katılanda bıraktığı psikolojik etki değerlendirildiğinde suçun alt hadden tayininin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
4.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocukların atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen cezada indirim yapılmasının ve asgari hadden uzaklaşılmadan kararı verilmesinin kamu vicdanına aykırı olduğuna ve resen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; katılan ...'in arkadaşı olan temyiz dışı ...'nın, .... ve ... ile birlikte elbise vereceği bahanesi ile katılan ...'i evine çağırdığı, bu duruma inanan katılanın ...'nın evine gittiği, eve gittiğinde aile büyüklerinden kimsenin evde olmadığı, kapıyı ...'nın açtığı, katılan ...'in içeri girdikten sonra dolap içerisine saklanmış ... ve ....'in bulundukları yerden çıkarak katılan ile cinsel ilişkiye girmek istedikleri, katılanın kabul etmediği, buna rağmen ... ile ...'nın anal ve vajinal yoldan vücuda organ sokmak suretiyle katılana karşı cinsel istismar eyleminde bulundukları, olay sırasında evde bulunan ...'in cinsel ilişkide bulunmadığı, o sırada eve gelen suça sürüklenen çocuk ...'ın içeri girdikten sonra diğer arkadaşlarının da önermeleri üzerine mağdurenin rızası dışında anal ve vajinal yoldan organ sokmak suretiyle zorla cinsel istismarda bulunduğu, daha sonra katılanın evden dışarı çıkarıldığı ve olayı kimseye anlatmayacağı yolunda tehditte bulunulduğu, katılanın da olayı kimseye anlatmadığı, aradan 1 yıl süre geçtikten sonra 2010 yılı Temmuz ayında bu kez suça sürüklenen çocuk ...'ın mağdurenin ..., ... ve ...'in cinsel istismarına uğradığını öğrenince katılan ...'e "başkalarıyla yaptın, benimle de yapacaksın, yoksa ailene anlatırım" tehdidi ile katılanı.... mevkindeki yıkık bir eve tehditle götürdüğü ve rızası dışında vajinal ve anüs yoluyla organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu böylece suça sürüklenen çocukların ayrı ayrı katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak;
1.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre katılan ...'in suçun işlendiği yere suça sürüklenen çocuk tarafından götürüldüğü ya da anılan mahalde cinsel istismar suçunun öncesinde ve sonrasında bir süre alıkonulduğuna dair delil bulunmadığı, dava dışı ...'nın ... ve ... ile birlikte elbise vereceği bahanesi ile katılanı evine çağırdığı, suça sürüklenen çocuğun sonradan eve geldiği, mevcut haliyle suça sürüklenen çocuğun cinsel istismar suçunu işlediği sırada ve eylemle sınırlı süreyle katılanın iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle katılanın hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, suça sürüklenen çocuğun cinsel istismar eylemi dışında hürriyetini kısıtlayan başkaca hareketlerde bulunmadığı anlaşılmakla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Suça Sürüklenen ... Müdafi ve Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, suça sürüklenen çocuğun, ... ve ... ile cinsel ilişkiye girdiğini öğrendiğini, aynı şeyi kendisi ile de yapmak zorunda olduğunu aksi halde ailesine tüm olanları anlatacağını katılana söylediği, katılana ve kardeşine zarar vereceğini söyleyip olayın gerçekleştiği yıkık eve götürdüğü, olay yerinde iken zorla katılana karşı cinsel eylemlerini gerçekleştirdiği, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, suç tarihinin doğru olarak belirlendiği, Adli Tıp Kurumu raporu ile suça sürüklenen çocuğun işlediği suçların hukuki anlam ve sonuçlarıni algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmıiş olduğunun belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen "cezada orantılılık ilkesi" nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının ve hükmolunan cezanın süresi göz önüne alındığında hapis cezasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafi ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk ... ve müdafilerinin yüzüne karşı usûlüne uygun tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 08.05.2024 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (1.) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2024/40 Esas, 2024/197 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Suça Sürüklenen ... Müdafi ve Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (2.) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2024/40 Esas, 2024/197 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ... müdafi ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, suça sürüklenen çocuk ... müdafi ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde karar verildi.