9. Ceza Dairesi 2025/8108 E. , 2026/253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, değişik zamanlarda katılan mağdureyi kaldığı otele götürerek organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu şeklindeki kabul ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
B. Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle, sübuta, sanığın mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğüne, eksik inceme ile karar verildiğine, fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Temyiz aşamasında on beş yaşından büyük bulunan mağdurenin 02.01.2026 tarihli dilekçesiyle sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88...
. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1.
maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili, sanık ile müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2026 tarihinde karar verildi.