Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/3529 E.  ,  2026/461 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2198 Esas, 2025/802 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/298 E., 2021/34 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2009 yılında ..

. Serbest Bölgesi'nde paslanmaz çelik ürünleri ticareti yaptığını ve serbest bölgedeki 1/8 numaralı esas deposunda faaliyetini sürdürmekte iken müşteri siparişleri doğrultusunda Çin, Tayvan ve Hindistan'dan 5 ayrı fatura/serbest bölge işlem formu (...) muhtevası mal satın alarak Türkiye'ye getirdiğini, Gümrük Kanunu uygulamaları gereği ... limanından dava dışı ... Liman İşletme Müdürlüğü tarafından gümrük ambarına geçici olarak boşaltılıp transit gümrük işlemleri yapılan malların, varış yeri olan ... Serbest Bölgeye aktarılmak üzere müvekkili şirket araçlarına yüklenmesine ve bölgeye aktarılmasına hukuka aykırı olarak engel olan işletici ... Liman İşletmesi'ne karşı muhtelif tarihlerde her bir ... muhtevası mal için ayrı ayrı olmak üzere; buradan teslim alınıp varış yerine beyan edilen sürede varışını temin amacıyla toplam 5 adet dava açıldığını, bu dosyalarda yapılan yargılamalar sürerken malların konteyner içinde kapalı tutulması sebebi ile bozulmasının önüne geçmek amacıyla müvekkili şirketin talebi üzerine mahkemece ...'nün görüşü de alınarak 25.01.2011 tarihli ara kararlarla malların 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun (Gümrük Kanunu) 87/2 ve 84/4-b maddeleri gereği transit rejimi hükümleri kapsamında varış yeri ... Serbest Bölgeye sevkine ve orada depoda dava sonuna kadar muhafaza altına alınmasına karar verildiğini, 02.03.2011 tarihinde müvekkili şirkete teslim edilen malların aynı gün müvekkili tarafından ... Serbest Bölgesine götürüldüğünü ve kendi deposu yerine, mahkeme kararına dayalı olarak özel olarak tutulan içine başka mal koyulmayan depo 1/E'de tedbiren muhafaza altına alındığını, malların mülkiyetinin devletin resmi kayıtlarına göre müvekkili şirkete ait olduğunu, ileriki süreçte İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilen davalarda 15.04.2013, 09.05.20 13... .03.2013 tarihlerinde davaların reddine karar verildiğini, bu kararların temyiz aşamasında onandığını ve karar düzeltme taleplerinin de reddedildiğini, davaların esasına ilişkin nihai kararların verilmesi ve duruşmada taraflara tefhimi ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 112. maddesi gereğince dava konusu mallar üzerinde muhafaza kararının kalktığını, her ne kadar nihai kararlar 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) döneminde verilmiş olsa da, gümrük transit rejimi hükümlerine göre 02.03.2011 tarihinde serbest bölgeye mahkemece aktarıldıktan sonra malların buradan geri gönderilemeyeceği veya üzerinde herhangi bir işlem yapılamayacağından tamamlanmış bir işlemin söz konusu olduğunu, dolayısı ile HMK'nın 448. maddesinde belirtilen kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereğince muhafazanın etkisinin sona erdiğini, bu nedenle dava sonuna kadar muhafazasına karar verilen malların depodan derhal tahliyesinin sağlanması gerektiğini, davalıların müvekkilinin malları ile ilgili hak ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığını, zira devam eden davalarda taraf olmadıklarını ve mevzuata göre de muhafaza altında tutma ve depoyu mühürleme görevleri olmadığını, yargılamalar devam ederken gerçekleştirilen muhafaza işleminin ardından deponun anahtarlarının davalı ... A.Ş. tarafından herhangi bir yazışma, mutabakat, tutanak ve müvekkili şirkete yapılmış bir bilgilendirme olmadığı halde meşru malik olan müvekkili şirket yerine diğer davalı ...'ne teslim edildiğini ve Gümrük Müdürlüğü'nce deponun kilidine sebepsizce ve herhangi bir yasal dayanak veya idari karar olmadan mühür vurulduğunu, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu malları başkalarının talebi üzerine veya re'sen karar verip serbest bölgeye koydurmadığını, Gümrük Kanunu'na tabi olan mallarda kanunun transit rejimi hükmünün uygulanmasına karar verdiğini, buna göre malların beyannamedeki varış yeri olan ... Serbest Bölgesi'ne giriş yaptığını, bundan sonra ise üzerinde hapis, rehin, haciz ve icra takibi veya başkaları adına tedbir bulunmadığı için tasarruf yetkisinin tamamen müvekkili şirkete intikal ettiğini, ne davalıların ne de başka bir kişinin veya kurumun mallar üzerinde tasarruf hak ve yetkisinin olmadığını, mahkeme kararlarının davalılar tarafından yanlış yorumlandığını, müvekkili şirketin tahliyesi 15.04.2013, 09.05.20 13... .05.2013 tarihlerinde muaccel hale gelen mallarının tahliyesi amacı ile depo anahtarlarının kendilerine verilmesi veya depo kapılarının tahliyeye elverişli hale getirilmesi konusundaki talebinin müteaddit defa davalılara ihtarname ve dilekçelerle bildirilmesine karşın davalıların müvekkilinin taleplerini dikkate almadığını, müvekkilinin 733.451,19 USD değerindeki malının tahliyesine engel olunduğunu, hukuka aykırı bu durumun hala devam ettiğini, müvekkilinin meşru maliki olduğu malından hala yararlanamadığını, davalıların müvekkilinin anayasal bir hak olarak korunan mülkiyet hakkını ihlal ettiklerini, geçen zaman içinde malların değerini yitirdiğini ve müvekkilinin malın değerinin yanında yaptığı masraflar ile kâr mahrumiyeti gibi büyük zararlara uğradığını ileri sürerek davalıların yasal düzenlemelere aykırı olarak işledikleri haksız fiilleri ile müvekkillerine ait yükün tesellümüne engel olmaları dolayısıyla müvekkillerinin uğradığı zararın giderilmesi amacıyla emtia bedelleri toplamı olan 733.451,19 USD'nin T.C. Merkez Bankası'nın 08.07.2016 tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplanan karşılığı olan 2.149.745,43789 TL ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yargılama sırasında hesaplanacak kâr mahrumiyetinin maddi tazminat olarak 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre her bir .../ gümrük beyannamesi muhtevası mal için ayrı ayrı verilen mahkeme kararlarının tarihlerinden itibaren bankalarca uygulanan bir yıllık faizi ile birlikte aynen, aynen tahsilinin mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden aynı tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davanın süresi içerisinde açılmadığını ve davacı tarafın iddialarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, Ticaret Mahkemesi'nin verdiği ihtiyati tedbir kararının etkisinin aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğini, tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise bu hususun ilgili yerlere bildirilmesi gerektiğini, ancak dosyalarda böyle bir işlem yapılmadığını, her dosya için ayrı ayrı müzekkere intikal etmesi durumunda muhafaza yükümlülüğünün sona ereceğini, nihai kararın kesinleşmesi halinde dahi muhafaza yükümlülüğüne ilişkin bir karar verilmeden eşyanın davacı firmaya teslim edilemeyeceğini, bu kararın tedbir kararı verilen her dosya için ayrı ayrı aranması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; yargı yolu itirazında bulunduklarını, davacı şirketin mallarının muhafaza edildiği deponun kapısının İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.01.2011 tarihli tedbir kararından sonra ... ile ...'nün idari tasarrufu neticesinde kilitlenip mühürlendiğini, davacı şirketin iddia ve taleplerini anılan gümrük idarelerine karşı ileri sürmesi gerektiğini, davacının taleplerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 72. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, mahkemece verilen ara kararlardan sonra eşyaların müvekkili şirkete ait depoya aktarılması ve burada muhafazası hususunda davacı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş bir kira sözleşmesi mevcut olduğunu, nitekim, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.01.2011 tarihli ara kararlarında, depo kirası vs. masrafların davacı firma tarafından karşılanacağının ifade edildiğini, eşyaların aktarıldığı depoyu kira sözleşmesiyle davacı firmaya tahsis eden müvekkili şirketin, ...'nce konulan resmî mührü sökme hak ve yetkisinin bulunmadığını, eşyaların, gümrük idaresinin şartlı iznine bağlı olarak yer değiştirdiğini ve ... Serbest Bölgesi'ne aktarıldığını, dava sonuçlandıktan sonra eşyaların statüsünü gümrük idaresinin tayin edeceğini, tedbirin kalktığına veya kaldırıldığına ilişkin olarak, mahkemece veya gümrük idaresince müvekkili şirkete eşyaların davacıya teslimi gerektiği yönünde bir bildirimde bulunulmadığını, davacının emtia bedelini veya kâr mahrumiyetini müvekkili şirketten talep edemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının talep ettiği asıl alacak, istenen faiz, uygulaması talep edilen faiz oranı ve döviz kurunun fahiş olduğunu savunarak davanın ...'ne, ...'ne, taşıyan firma acentesi olan ....'ne, taşıyan firma acentesi olan ... Gemi Acenteliği A.Ş.'ne ihbarını ve reddini istemiştir. 3.İhbar olunan ... vekili dilekçesinde; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.01.2011 tarihli kararları ile dava konusu 5 adet ... muhteviyatı eşyaların transit rejimi hükümleri çerçevesinde Gümrük Kanunu'nun 84/4-b maddesi çerçevesinde işlem yapılmak sureti ile dava sonuna kadar ... Serbest Bölgesindeki bir depoda depolanmasına karar verildiğini ve söz konusu eşyaların ...'ne gönderildiğini, davacı ile Müdürlükleri arasında herhangi bir ihtilaf kalmadığını ve davacının eşyaların kendisine teslimi ile ilgili olarak Müdürlüklerine 2013 yılından itibaren yaptığı bir yazılı başvurunun bulunmadığını beyan etmiştir. 4.İhbar olunan ... vekili dilekçesinde; davacı ile müvekkili idare arasında açılan davalar sırasında davacının eşyanın ... Serbest Bölgesi içerisinde bir depoda muhafaza edilmesini talep ettiğini ve mahkemece dava konusu emtianın ... Serbest Bölgesi'ndeki bir depoda muhafazasına karar verildiğini, eşyaların liman sahasından çıkartılması talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının esasen liman ardiye ücretlerinden kurtulma saikiyle hareket ettiğini, eşyaların mahkeme kararıyla liman sahasından çıkarılmış olması nedeniyle müvekkili idarenin teslim yükümlülüğünün de sona erdiğini, eşyaların müvekkili idarenin hakimiyet alanından çıktığını ve mühürlü bir depoda muhafaza altına alındığını, davacının taleplerinin yerinde olmadığını beyan etmiştir. 5.İhbar olunan ve müdahale talebinde bulunan ...'a izafeten acentesi sıfatı ile .... vekili dilekçesinde; davanın haksız açıldığını, davaya konu Hindistan'dan İzmir'e taşınmış olan mallara ilişkin taşıma konşimentosunun müvekkilinin acenteliğini yaptığı merkezi Danimarka'da bulunan yabancı taşıyan ... A/S'ye ait olduğunu, yabancı taşıyana ait konşimento tahtında taşınan ... numaralı konteynırın da yabancı taşıyana ait olup, 23.10.2009 tarihinde ... Limanı'na ulaştığını, yükün İzmir Limanı'na gelmesinden sonra davacı şirketin taşıyana ya da acentesine hiç uğramadan öncelikle dava konusu konteynırı boşaltmaya, navlun ile navlun teferruatı olan demuraj borcunu ödemeden konteyner muhteviyatı yükü teslim almaya, taşıyanın hakları ile taşıyanın alacaklarını bay-pas ederek borçtan kurtulmaya çalıştığını, bu nedenle davacının taşıyanın muvafakatini almadan yükünü teslim almak amacıyla İzmir Liman İşletmesi aleyhine açmış olduğu davanın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce reddedildiğini, davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatabın ancak taşıyan olabileceğini, davacının halen dahi taşıyana ya da acentesine elindeki konşimento ile başvurarak yük teslim belgesi de almadığını, yükün hala gümrüklü sahada alıcısına teslim edilmemiş durumda olduğunu, taşıyandan yük teslim belgesi getirmeksizin yük tesliminden imtina eden davalıların davada haklı olduğunu beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/323 E. sayılı dosyasında davacı ... Metal San. Ürn. Tic. Ltd. Şti. ile ... arasındaki devam eden davada 25.01.2011 tarihinde alınan karar ile, İzmir Liman İşletmesi'ne ait geçici depolama yerinde bulunan bir kısım eşyaların Gümrük Kanunu'nun 87/2 hükmü çerçevesinde ...'nün 30.11.2010 tarihli ... no.lu yazıları uyarınca ... Liman İşletme Müdürlüğü'ne ait geçici depolama yerine boşaltılarak ... Serbest Bölgesinde depolanmak üzere transit rejimi hükümlerine göre varış gümrük idaresi olan ...'ne sevk edilerek Gümrük Kanunu'nun 84/4-B maddesi çerçevesinde işlem yapılmak suretiyle dava sonuna kadar ... Serbest Bölgesindeki bir depoda depolanmasına ve muhafazasına karar verildiği, bu karar sonrası davacı şirket ile davalı ... A.Ş. arasında "Modüler Kapalı Alan Sözleşmesi" imzalandığı, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/878 E. sayılı dosyasında davacının ... Metal San. Tic. Ltd. Şti., davalının ..., fer'i müdahillerin taşıyan ...'a izafeten acentası sıfatı ile ...., ... Gemi Acenteliği A.Ş., birleşen dosyada davacının ... Metal San. Tic. Ltd. Şti., davalının ... olduğu, davacının mallarının kendisine teslim edilmemesinden doğan maddi ve manevi zararın tazmini için açılan davada davacının dava konusu olan emtiayı 01.07.2009 tarihinde teslim aldığı, bu malların kendisine teslimine ilişkin talebi konusuz kaldığından davacının dava konusu tüm malları teslim almakla maddi tazminat ve zarardan doğan diğer talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat taleplerinin de şartları gerçekleşmediğinden reddine, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/683 E., 2009/562 K. sayılı dosyasında verilen karar kesinleşmiş bulunduğundan birleşen dosya yönünden de yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/9792 E., 2018/3430 K. sayılı ilamı ile onandığı ve karar düzeltme talebinin reddinden sonra kararın 25.06.2020 tarihinde kesinleştiği, Danıştay 10. Daire Başkanlığı'nın 2011/9380 sayılı dosyasında itiraz edenin ... San. Ürn. Tic. Ltd. Şti., davalının Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı olduğu, Başbakanlık Denizcilik Müşteşarlığı Deniz Ticaret Genel Müdürlüğü'nün, deniz yolu ile ithal edilen malların teslimi konulu deniz yolu ile ithal edilen ve geçici depo veya antrepolara teslim edilen yüklerin alıcılarına tesliminde uyulacak hususları belirten 17.05.2011 gün ve 14765 sayılı genel yazının hukuka aykırılık olduğu, antrepodadaki uygulamalara ilişkin düzenleme yapma yetkisinin Gümrük Bakanlığı'na ait olduğu, davalı idarenin bu konuda düzenleme yapma yetkisinin bulunmadığı, eşyanın bulunduğu gümrüklü sahada yetkili idarenin gümrük müsteşarlığı olduğu ileri sürülerek işlemin iptali için açılan davada hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edildiği, Danıştay İdari Dava Daire Kurulu'nun 2016/2991 E., 2018/5551 K. sayılı ilamı ile davada verilen kararın bozulmasına oy çokluğu ile karar verildiği, davacının zarara uğradığını iddia ettiği emtianın Asliye Ticaret Mahkemesinin ara kararı uyarınca dava sonuçlanıncaya dek ... Serbest Bölgesindeki bir depoda depolanmasına ve muhafazasına karar verilerek davalı ... A.Ş.'nin 1/E sayılı deposuna konulduğu, kapısı mühürlenerek anahtarının diğer davalı ...'ne verildiği, verilen tedbir kararı sonrası depo mühürlendiğinden mühürlü deponun kapısının açılması için mahkemeden alınacak bir kararın infazının sağlanması gerektiği, davalıların bu tür bir müzekkereyi görmeden depoyu açmamalarının hukuki sorumluluklarını doğurmayacağı, davacı haksız tedbir kararından zarar gördüğünü iddia ediyor ise bunu ancak tedbir kararını aldıran kişiye karşı yöneltebileceği, davalıların bu konuda sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dışı mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararına istinaden muhafaza altına alınarak mühürlü depoya konan malların kime, ne zaman, nasıl teslim edileceği yönünde yeni bir kararın sunulmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararına istinaden muhafaza altına alınarak mühürlü depoya konan malların iade edilmemesinden dolayı eşyaların bedeli ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog