10. Hukuk Dairesi 2025/15289 E. , 2025/16142 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2001 yılından itibaren ... Apartmanında kapıcı ve tamirat işleriyle görevli olarak çalıştığını, müvekkiline bu çalışmasının karşılığında apartmanın 39 no.lu 1 oda 1 salon kapıcı dairesinde kira, elektrik ve su gideri ödemeden kalacağının vaat edildiğini, ancak bunun gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin hiçbir ücret almadan çalıştığı apartmanda dört yıldır su faturası ödediğini ve çalışmış olduğu 9 yıl boyunca da sigortasının yapılmadığını ve primlerinin ödenmediğini, en son yönetici değişikliği neticesinde yönetim tarafından hiçbir haklı sebep gösterilmeden ve önceden bildirimde bulunulmadan işine son verildiğini ve Mayıs ayına kadar 9 yıldır çalıştığı ve kaldığı Apartmanın kapıcı dairesinden çıkmasının istendiğini, bunun üzerine müvekkilinin 08.04.2011 tarihinde ÇSG Bakanlığı ve SGK’ya şikayet dilekçesi verdiğini beyanla davacının 10.05.2001 - 01.03.2011 tarihleri arasındaki çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı apartman vekili cevap dilekçesinde; apartman kat maliklerinin genel gelir seviyesinin kapıcı istihdam edecek düzeyde olmadığını ve apartman genel kurullarında kapıcı istihdam edilmemesi yönünde görüş olduğundan kapıcı istihdam edilmediğini ve kapıcı dairesinin uzun süre boş tutulduğunu, davacının ailesi ile apartmanın kapıcı dairesini yerleştirilmesinin sosyal sorumluluk anlayışı içerisinde ve iyilik yapmak amacıyla hareket edilmesinden kaynaklandığını, karşılığında kendilerinden hiçbir şekilde bir karşılık beklenmediğini, apartman merdiven boşluklarının davacının eşi tarafından temizlenmesinin kendisinden istenmediğini ancak kendisinin bu iyiliğin altında kalmamak için kendiliğinden bu temizleme işini üstlendiğini, davacı ve ailesinin apartmanda on yıllık geçmişleri olmadığını, davacının ailesini geçindirmek için sigortasız ve geçici şekilde çeşitli işlerde çalıştığını ancak kat maliklerine hizmet akdinin unsuru olabilecek hiçbir edimde bulunmadığını, davacının eşinin on beş günde bir merdiven işini kendiliğinden üstlenmesinin ve bunun süreklilik kazanmış olmasının bir hizmet akdi olarak değerlendirilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının işyeri tarafından verilmiş işe giriş bildirgesi olmadığını, kayıtlarda davalı işyerinin tescil kaydına rastlanmadığını, davacı ...’ın ...’nde davalı işyerinde 10.05.2001- 01.03.2011 tarihleri arasında çalışmasına rastlanılmadığını, bu tür davaların kamu düzenine ilişkin davalar olduğunu ve resmi ve yazılı kayıt ve belgeler ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2016 tarihli kararı ile 1...6 numaralı davacı ...’ın "8809/12 Sokak No:15/39 ... Apt. ... Sitesi Evka-5 ..." adresinde bulunan davalı Kurumda tescilsiz ... Apt. Yönetim Kuruluna ait kapıcılık işi işyerinde 25.06.2002-01.03.2011 tarihleri arasında part time olarak ayda 15 gün üzerinden hizmet akdine istinaden asgari ücretle 1473 gün çalıştığı, 1473 günlük çalışmasının davalı Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2017 tarihli kararıyla; Karşıyaka 1. İş Mahkemesinin 21.12.2016 tarih, 2011/217 Esas ve 2016/522 Karar sayılı kararına yönelik davalı SGK Başkanlığı vekili ile davalı ... Apartman Yönetimi vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2017 tarihli Kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "...Somut olayda dosya kapsamından davacının davalı işyerinde çalışması sabit olmakla birlikte kısmi zamanlı çalışma süresi bakımından hizmet olgusu açıklığa kavuşturulmadan hüküm kurulmuştur.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular ışığında davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde Mahkemece öncelikle davacıya tam olarak talebi açıklattırılmalı, davacının tam gün süreyle çalıştığı iddiası karşısında, çalışırken kimden emir ve talimat aldığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu, gün içinde hangi işlerle uğraştığı, davacının her gün düzenli şekilde çöp toplama, apartman iç ve dış bölgelerinin temizliğini yapma ve şekli, apartman sakinleri için alışveriş yapma, market ihtiyaçlarının alımı gibi işlerini karşılama, apartmanda temizlik yapma gibi hizmetleri yerine getirip getirmediği hususlarında beyanı alınarak ve eksik hususlar davacıya açıklattırılarak dava konusu somutlaştırılmalı, davacı ve davalı tarafların gösterdiği tanık beyanları ile yetinilmeyip, apartmanda uzun süre ikamet edenler arasından davacının hizmetlerini bilebilecek durumdaki kat maliki olmayan sakinlerinden de kanaat edinmeye elverişli sayıda tanık dinlenilmeli, keza civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu yada yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan, mahalle muhtarı veya azaları tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurularak, uzun yılları kapsayan bu bilgilerinin doğruluğu konusunda tanıklar özenle dinlenilmeli ve bu yöndeki beyanları buna göre irdelenmeli, gerekirse, bu hususlar dinlenen bu tanıklara ayrıntılı şekilde açıklattırılmalı, buna göre davacının kısmi zamanlı çalışma durumunun günlük çalışma saatine göre (4857 sayılı İş Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) haftalık ve aylık çalışma süresinin kaç gün olduğu açıkça belirlenmeli, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2022 tarihli Kararı ile 1...6 SS numaralı davacı ...’ın "8809/12 Sokak No:15/39 ... Apt. ... Sitesi Evka-5 ..." adresinde bulunan davalı Kurumda tescilsiz ... Apt. Yönetim Kuruluna ait kapıcılık işi işyerinde 25.06.2002 - 01.03.2011 tarihleri arasında part time olarak ayda 15 gün üzerinden hizmet akdine istinaden asgari ücretle 1473 gün çalıştığı, 1473 günlük çalışmasının davalı Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "...eldeki davada, her ne kadar önceki bozma ilamına uyulmuş ise de; bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmakla; davacının ifa etmiş olduğu kapıcılık hizmetinin haftada kaç gün, günlük kaç saatte yapıldığı belirlenmek suretiyle; günlük 7,5 saat esasına göre, çalışmanın hangi tarihler arası, haftada kaç güne tekabül ettiği (4857 sayılı İş Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) belirlenmeksizin; Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2023 tarihli kararı ile esasen kapıcılık işlerinin eşi ...
tarafından yerine getirildiği, davacının yaptığı işin ise eşe yardım mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, davacının dava konusu talebinin yerinde olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2023 tarihli Kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "... dinlenilen kamu tanıklardan, davacının çalışması hakkında beyanda bulunan tanıkların aynı zamanda davalı apartmanda kat malikleri olduklarının belirtilmesi karşısında beyanlarının hükme esas alınması da hatalı olup, bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesince, daha önceki Daire'nin bozma ilamlarında belirtildiği üzere, davacının çalışması hakkında tespit olunacak tarafsız tanık beyanlarına göre 10... daireli apartmanda davacının yaptığı işler ve dönemleri, çöp atılması, apartman temizliği ve bahçe bakımı şeklinde geçen çalışmalarını ne şekilde yerine getirdiği, bu hizmetler için dönem dönem kaç saat mesai harcadığı tek tek belirlenmeli, davacının aile hayatı ile iş hayatının iç içe geçtiği gözetilerek günlük çalışma saatleri doğru olarak tespit edilmeli, çalışma süreleri günlük 7.5 saat üzerinden (4857 sayılı İş Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) hesaplanarak haftalık ve aylık olarak hesaplanmalıdır. Bozma gerekleri yerine getirilmeksizin Mahkemece eksik araştırma ve incelemeyle verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1...6 ss numaralı davacı ... 'in 8809/12 Sokak No:15/39, ... Apt. ... Sitesi ... 5 .../... adresinde bulunan davalı Kurumda tescilsiz ... Apt. Yönetim Kuruluna ait kapıcılık işi işyerinde 01.05.2001 - 01.03.2011 tarihleri arasında parttime olarak ayda 17 gün üzerinden hizmet akdine istinaden asgari ücretle 2006 gün çalıştığı, 2006 günlük çalışmasının davalı Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Kurumun davada feri müdahil sıfatıyla yer alması gerektiğini, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, verilen kararın hatalı olduğunu, Kurum kayıtlarının aksinin yazılı delillerle ispatının gerektiğini, davacının davasını ispatlayamadığını, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını beyan etmektedir.
2.Davalı apartman vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hatalı olduğunu, Mahkemece davacının eşinin, kızının ve kamu tanıklarının beyanlarını dikkate alınarak karar verildiği ifade edilmişse de bu tanık beyanlarını değerlendirmede de hataya düşüldüğünü, bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, gerekçenin yetersiz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da hesaplamanın mevcut duruma göre yapılmadığı, varsayımlara göre çalışma süresinin hesaplandığını, bu yönüyle raporun maddi gerçeklikten uzak ve soyut nitelikte olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 10.05.2001 - 01.03.2011 tarihleri arasında davalı yanında geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
2.Somut uyuşmazlıkta, bozmaya uyulmuş ise de Mahkemece bozmada belirtilen hususlar aşılmak suretiyle hüküm kurulmuştur.
Mahkemenin 21.12.20 16... .03.2022 tarihli öncekİ Kararları ile davacının 25.06.2002 - 01.03.2011 tarihleri arasında part time olarak ayda 15 gün üzerinden çalıştığının tespit edilmesine karşın davacı tarafın anılan kararlara karşı temyiz isteminde bulunmadığı, buna göre davacının davalı nezdinde 21.12.20 16... .03.2022 tarihli kararlarda belirtilen sürelerin dışında çalışma iddiasının subüt bulmadığının davacı tarafça da kabul edildiği anlaşılmakla Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacının davalı işverenlik nezdinde sigorta başlangıç tarihinin 10.05.2001 tarihi olarak belirlenmesi hatalı olduğu gibi davalıların önceki mahkeme kararlarına karşı temyiz başvurusu üzerine davacının davalı işverenlik nezdinde ayda 15 günden daha az çalışmasının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından tanık dinlenmek üzere mahkeme kararları bozulmuş olup, davacının kısmi çalışma sürelerinin de önceki bozma kararlarının amacını aşacak şekilde daha fazla belirlenmek suretiyle hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir VI. KARAR Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.