Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

10. Hukuk Dairesi         2021/12742 E.  ,  2025/16156 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/381 E., 2021/552 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/491 E., 2020/360 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı borçlunun 1479 sayılı Kanuna göre 01.09.1981 tarihinde tescilinin yapıldığını, 31.03.1989 tarihinde terkinin yapıldığını, 27.08.1981 tarihindeki 1479 sayılı Kanun'un 2229 sayılı Kanunla değişik 79. maddesine ve aynı Kanun'un 4. maddesine istinaden geriye doğru 10 yıllık 3600 gün borçlanmasının olduğunu ve 31.03.1989 tarihindeki yaşlılık aylığı talebine istinaden 01.04.1989 tarihi itibari ile 12. basamaktan 4/b Bağ-Kur'dan kısmi yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak borçlunun yurt dışında Almanya'da 22.09.1972- 31.10.19 84... .01.1992 - 19.11.1993 tarihleri arasında çalışmaya başladığını, mülga 1479 sayılı Kanunu tadil eden 2229 sayılı Kanun'un 24... . maddelerine göre Türkiye ile Sosyal Güvenlik Sözleşmesi mevcut yabancı ülkelerde çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce sigortalılıklarının sona erdiğini, davalıya 01.04.1989 tarihi itibari ile bağlanan kismi yaşlılık aylığının iptal edildiğini, yersiz ödemelerin ödenmesi için davalıya borcun bildirildiğini ancak davalının ödemediğini, ... İcra Müdürlüğünün 2016/67128 Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine haksız itirazda bulunduğunu ve icra takibinin durdurulduğunu, davalının hem SSK'dan hem de Bağ-Kur'dan yaşlılık aylığı almasının mümkün olmadığını, bir kimsenin aynı zaman dilimi içinde hem Türkiye'de hem de Almanya'da sigortalı olamayacağını belirterek ... İcra Müdürlüğünün 2016/67128 Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, adresinin ... olması nedeniyle yetkili icra dairesinin ... İcra Dairesi olduğunu, kendisinin Kurumdan alacaklı olduğunu, bu nedenle mahsup işlemi yapılması gerektiğini, alacak likit olmadığından ve mahsup işlemi yapılması gerektiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, temerrüt gerçekleşmediğinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından, icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmadığı, dolayısıyla ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Davacı Kurum tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2016/67128 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından borca ve icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulduğu, itiraz üzerine icra dairesinin takibi durdurduğu, takibin durmasına ilişkin kararın davacı tarafa tebliğ edilmediği, bu nedenle davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığının kabul edilmesi gerektiği, davalının takip tarihindeki adresinin .../... sınırları içerisinde olduğu, dolayısıyla icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine yönelik ileri sürülen itirazın haklı olduğu, dolasıyla usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verdiği karardan usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır. Bu itibarla davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davalının dosyasının ...'da bulunduğunu, alacaklı olan Kurumun işlemlerinin yapıldığı yerin ... olduğunu, ... Mahkemelerinin yetkili olmadığı düşünülse bile Mahkemece HMK'nın 115. maddesine göre taraflarına süre verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog