Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Hukuk Dairesi         2023/5739 E.  ,  2025/7258 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2017/5 E., 2021/5 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Hazine ve ...'ın davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli olarak; davacı Hazine ve davalı ... vekili tarafından duruşma istemi olmaksızın temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin tebligat masrafları için istem yapılmasına rağmen yerine gelmediğinden duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçelerinin ise kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, 344 parsel sayılı 133.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.

Davacı ...., taşınmaza uygulanan tapu kaydının miktar fazlasının .... adına tescili istemiyle; davacı ..., satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ayrı ayrı dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm, Yargıtay'ca bozulmuş olup bozma ilamında özetle "Mahkemece davalı tarafın tutunduğu ve tespite esas alınan tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu, tapu kaydının sınırlarının sabit olmadığı bu sebeple kayıt miktarı ile geçerli olduğu, davacı ...'ın ise davasında kayıt ve belgeye dayanmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli olmadığı; mahkemece davalı tarafın tutunduğu aynı zamanda tespite esas alınan tapu kaydının tesissinden itibaren tedavülleri ile birlikte getirtilmediği gibi tapu kaydının sınırlarının sabit sınırlı olup olmadığının da tereddütsüz olarak belirlenmediği, yine kayıt miktar fazlasının hangi gerekçe ile Hazine adına tesciline karar verildiğinin de hüküm yerinde açıklanmadığı; davacı ...'ın taşınmazı tapu kayıt maliklerinden İbrahim evlatları ...., ... ve kardeşlerinden satın aldığını öne sürerek dava açtığı ve dinlenen yerel bilirkişi ve tanığın da davacının 40 yılı aşkın zilyetliğini haber verdikleri halde bu hususun da mahkemece yeterince araştırılmadığına işaret edilerek taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak dayanılan tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile birlikte uygulanması; tapu kaydının sınırlarının sabit olup olmadığının tartışılması; değişebilir sınırlı olduğu anlaşıldığı taktirde tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğunun düşünülmesi; miktar fazlası üzerinde tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi; tapu kaydının taşınmazı kapsadığının anlaşılması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13/B maddesinde öngörülen şartların davacı ... lehine oluşup oluşmadığının duraksamasız olarak belirlenmesi..." gereklerine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Kadastro tespit tarihinin 1976 olduğu, dayanak tapu kaydında geçen ........ Efendinin .... yılında vefat ettiğinin, davacı ...’ın tespit tarihinden öncesinde kayıt maliklerinden davalı 344 nolu taşınmazı harici satım ile aldığını ve tespit tarihine kadar 10 yıldan fazla olmak kaydıyla zilyetliğinde bulundurduğundan kadastro Kanunu'nun 13/B-b bendinde belirtilen koşulların oluştuğu; dosya arasında ... Kaymakamlığı’nın 15.05.1956 tarihli men’i müdahale kararının bulunduğu ve mütecavizin müdahale ve tecavüzünün def’i ile gayrimenkulün mahallen ...’a teslimine şeklinde karar verildiği görülmekle, bu kararın ...’ın zilyetliği yönünde güçlü delil olabileceği; kadastro Kanunu 14. maddedeki şartların davacı ... lehine gerçekleştiği" gerekçesiyle; davacı Hazine ve davacı ...'ın davalarının kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu Şanlıurfa ili ... ilçesi .... köyünde kain 344 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 17.11.2021 tarihli ek rapordaki krokinin (A) harfi ile gösterilen 100.000,00 metrekarelik alanın tamamının 1296 pay olarak kabul edilerek davacı ... mirasçıları adına hükümde gösterilen paylarla tesciline; 344 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 17.11.2021 tarihli ek rapordaki krokinin (B) harfi ile gösterilen 29.626,07 metrekarelik alanın ise .... köyü son parsel numarası verilerek davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili, davacı .... vekili, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.İlk Derece Mahkemesinin "kadastro tespitine dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamakla birlikte; davacı ... lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b bendinde belirtilen koşulların oluştuğu"na ilişkin gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar ... ve ... vekili ve.... vekilinin hükme yönelen tüm; davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı ... vekilinin yukarıda (1) no.lu bent dışında kalan temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince taşınmazın 17.11.2021 tarihli ek rapordaki krokide (A) harfi ile gösterilen 100.000,00 metrekarelik alanın tamamının ... mirasçıları adına tesciline dair hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif, uygulama, bilirkişi beyanları, teknik bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında, taşınmazın tespitine esas alınan Mart 335 tarihli ve 60 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu ve davacı ... lehine, 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b maddesi koşullarının oluştuğu sabittir. 3402 sayılı 20/C maddesi uyarınca "kayıt ve belgelerde belirtilen sınrlar, değişebilir ve genişlemeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunur." hükmü gereğince iş bu tespite esas Mart 335 tarihli ve 60 sıra numaralı tapu kaydının; iki hududunda okunan isimsiz "dere" sınırları nedeniyle gayrisabit sınırlı olduğunun kabulü zorunlu olup, tapu kaydı miktarı ile (48.000 metrekare) geçerlidir.

Bununla birlikte, tapu kayıt miktar fazlalarının, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde yazılı koşulların gerçekleşmesi halinde edinilmeleri mümkün bulunmakta ise de taşınmazın kadastro tespit tarihi 1976 olup, 15.11.2021 tarihli harita mühendisi bilirkişi raporu dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz üzerinde 19 53... tarihli hava fotoğraflarında herhangi bir kullanım ve dahi imar-ihya bulunmadığının belirlenmesi karşısında, kayıt miktar fazlası üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının davacı ... lehine oluşmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazda komşu 332 parsel sayılı taşınmazdan başlanmak suretiyle doğuya doğru belirlenecek kayıt miktarı (48.000 metrekare) kadar yerin ... mirasçıları adına; bakiye kısmın ise davacı .... adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekili ve.... vekilinin hükme yönelen tüm; davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davacı .... vekilinin hükme yönelen diğer temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulüne ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog